BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mevlâna aydınlatıyor

Mevlâna aydınlatıyor

“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Kelam-ı kibar sanıyordum. Meğer Mevlâna’nınmış. Konyalılar iddia değil ispat ediyorlar Mevlâna’nın dizeleri olduğunu.



“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Kelam-ı kibar sanıyordum. Meğer Mevlâna’nınmış. Konyalılar iddia değil ispat ediyorlar Mevlâna’nın dizeleri olduğunu. Konya’ya girerken bulvar üzerindeki bütün yollar Mevlâna Celaleddin’i Rumi’nin deyişleriyle bezenmiş. İşte birkaçı: - Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur. - Her köle azat edilince sevinir. İlahi, ben ise sana kul olduğum için seviniyorum. - Ümitsiz tarafına gitme, ne ümitler var; karanlık yere gitme ne güneşler var. - Hayatı sen aldıktan sonra, ölmek şeker gibi tatlı şeydir. Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır. Bir başkası da şöyle: - Allah için ağlayan göz ne mübarek gözdür. Allah için yanan kalp ne mübarek kalptir. SIKI KONTROL Konya Büyükşehir Belediye Bakanı Sayın Mustafa Özkafa bir ay önceden bir Ankara ziyareti sırasında davet etmişti “726. Hazreti Mevlâna Haftası Etkinlikleri”ne. Doğrusu bugüne kadar bu haftaya hiç iştirak etmemiştim. Koşarak gittim; “Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz” diyen Mevlâna’ya. Saadettin Tantan dediğini yaptırıyor. 235 kilometrelik yolda 3 defa radara yakalandık. Yanımızda milletvekilleri olunca sadece kayda girdi ve geçtik. Bu cezalarla adeta para sağıyor hazine. Konya’ya girerken yine değişim ve gelişim sizi etkiliyor. Canlı ve heyecanlı bir kent. Cıvıl cıvıl insanlar. Yüzleri gülüyor. Deprem sonrası 1200 aile göçmüş İstanbul ve çevresinden. Çünkü fay hattının geçmediği birkaç ilimizden biri Konya. İlgi dolayısıyla kiralar ve ev fiyatları İstanbul’da düşerken, Konya’da artmış. Konyalı’nın tek sorunu hava kirliliği, bu mevsimde. Siyasiler “doğalgaz geldi gelecek” diyormuş ama, kente bir türlü “merhaba” diyemiyormuş. Doğalgaz ve sivil havaalanı Konyalı’nın müjdesi olacak. Doğrusu mütevaziliğine diyecek yok. Ne yol istiyor, ne hastane, ne de iş. YABANCI MEVLEVİLER Mevlâna etkinlikleri 33 yılda bir Ramazan’a denk geliyor. Daha şevk ve aşk getiriyormuş Konya’ya. Özellikle Almanya ve İngiltere’den yabancı turistlerin olması da dikkat çekiyor. Bir şey daha söyleyeyim izlediğimiz sem’a gösterilerinde yabancı hanım mevleviler de vardı. Hem de birkaç tane. Londra’da ve Frankfurt’ta mevlevilerin özel dergahları varmış. Öyle bizdekiler gibi spor salonunda falan gerçekleştirmiyorlarmış. Anlattılar da küçük dilimi yuttum. Yunanlılar “Hacı Bekir Lokumu”muzu, “Hacivat-Karagöz”ümüzü elimizden aldılar, bizden daha fazla alâka topluyor Yunanistan’da. İnşallah batılılar Mevlâna’mızı, Mesnevi’mizi böyle yapmazlar da sahip çıkabilir, üslenebiliriz. Çünkü turizmciler daha fazla konuk bekliyor bu mevsimde Konya’ya. Tanıtımda sorun yaşandığını anlattılar. Gerçi Mevlâna etkinliklerini Büyükşehir Belediyesi, İl Kültür Müdürlüğü ve Üniversite (Selçuklu) ayrı ayrı etkinlikle kutluyormuş ama ilgililer kafi görmüyor. “Daha fazla, daha geniş kesimlere” diyor. Kültür Bakanlığı’nın sem’a ekibi müthiş. 7 bölümü heyecanla, duygulanarak izledik... Tasavvuf konserinde devlet sanatçısı Ahmet Özhan’ın programı vardı. Yeni çalışmalarını sundu bu güzide sanatçı. Hicazkar ilahisi herkesi mestetti. “Şehri Ramazan” bestesi ayakta alkışlandı. Mevlâna etkinlikleri sadece bununla kalmıyor. Cuma gününe kadar konferans, panel, fotoğraf ve Türk Süsleme Sanatları sergisi, şiir matineleri, sohbetleri, dia ve film gösterileriyle daha da görkemleşiyor. KANDİL VE İFTAR KÜLTÜRÜ Bu yıl ilk defa Mevlâna’nın, büyük müderris, hak dostu, hükümdarlara bile ders veren alim insan Şems-i Tebrizi ile tanıştığı yerde (ki o da Alaattin Tepesi’ne yakın, bulvar üzerinde) sürekli kandil yakılıyor. Bütün Konya Camileri de ışıl ışıl. Cemaatin önemli bir bölümü de talebe ve gençler. Hocaları Doçent Dr. Ahmet Gürtaş dostumuzun da bir kalp krizi sonrası vefat ettiğini Hacı Üveyis Camii’ne girerken bu delikanlılardan öğrendim. Mekanı cennet olsun, bu eski DİB Yardımcısı ülkücü kardeşimin. İki iftar yaptık Konya’da. Başkan Mustafa Özkafa, Köşk Konya Mutfağı’na götürdü. Bu eski Konya Konağı’nda Mevlüt ve Murat Ustalar, Konya mutfağının örneklerini sundular. İlla olması gerekenlermiş bunlar. Kikirdekli Yoğurt Çorbası, Düğün Pilavı, Ekşili Yaprak Sarması, Su Böreği, Kavurmalı Ekmek Sarması, ardından tatlılar, Hoşmerim ve Saçarası. Sayın Özkafa harita mühendisi, ama yemekte uzman, sofrada mahir. Mahalli yönetimde olduğu gibi. Konyalılar sofrada bir eksiklik görürlerse bunu “görgüsüzlük” olarak önemsiyorlar. Yemeğin devamında Bamya Çorbası, Sözkesen Pilavı ve Hoşaf gelirmiş. Neredeyse 20 çeşidi buluyor. Bunların önemli bir bölümünü de Avukat dostumuz Abdullah Akçay ve muhterem eşleri, hikaye yazarı Perihan Akçay’ın iftar sofrasında bulduk. Bamya, hazmı kolaylaştırdığı için devamında bir mahsur olmuyormuş. Allah kabul buyursun. MESNEVİNİN IŞIĞI Genel Sekreter Yardımcısı Salih Sedat Ersöz ve Büyükşehir’in Kültür Müdürü Tahir Erbil Konya’ya gönül vermiş insanlar. Hizmetten hizmete koşan Konyalılar. Konya, Vali açısından da şanslı. Sayın Ahmet Kayhan da başarılı yöneticilerimizden. Çok seviliyor. Dört televizyon yayında.. Kon TV, Sun TV, Özkaymaklar’ın yeni satın aldığı K TV ve Selçuk Üniversitesi’nin ÜNİ TV. Radyo sayısı pek fazla. Gazeteleri ise büyük boy ve dikkat çeken Merhaba, Konya Postası, Yeni Meram, Yeni Konya, Anadolu Manşet ve Yeni Gazete’den oluşuyor. Konya’da trafik akıyor. Mevlâna’nın aydınlığı mı nedir hep yeşil. Kırmızı kart yok. Yani durmak yok, Konya sanayicileri gibi. Çalışanlara ,üretenlere, tefekkür edenlere hep yeşil yanıyor. Demek Horasan’ın Belh şehrinden hicret eden Mevlâna Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mecalis-i Seb’a, Fihi Ma Fih ve Mektubat isimli eserleriyle Konya’nın manevi mimarı, aydınlatanı. Bittabi Türkiye’yi ve dünyayı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT