BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tavır, sorunu ve çözümü hatırlatıyor

Tavır, sorunu ve çözümü hatırlatıyor

Başkentte Balgat, bir mütevazı semt olmaktan çıkıyor, tamı tamına bir “aristokrat muhit” olmaya doğru hızla gelişiyor.



Başkentte Balgat, bir mütevazı semt olmaktan çıkıyor, tamı tamına bir “aristokrat muhit” olmaya doğru hızla gelişiyor. Yatırımlar da buna oranla artıyor. Fiyatlara gelince az kaldı küçük dilimi yutacaktım. Bunda Dışişleri, Ulaştırma ve Turizm Bakanlıklarının, bazı partilerin (FP, ANAP, MHP, HADEP), bazı televizyon (KANAL 7, Flahs TV) ve radyo kanallarının, bazı liderlerin buraya yerleşmesi önemli rol oynadı. Hazine Müsteşarlığı’nın tam karşısında ise bugün yarın açılmayı bekleyen bir üniversite kampüsü gibi fiziki mekan ve donanıma sahip (bürokrasinin küçülmesine inat) Sayıştay’ın da nasibi var. Bir yandan kamu kuruluşları, öte yandan sendikalar, sivil toplum kuruluşları da bu çerçevede merkezlerini Balgat’a taşıdı. Böyle olunca trafiği de arttı, yoğunluğu da, önemi de. Başbakan Bülent Ecevit’in sızdırılmasından dolayı büyük üzüntü duyduğunu açıkladığı “koalisyon protokol çalışması” da burada gerçekleşti. Başbakan Yardımcısı ve Ecevit’in önemli kolu Sayın Hüsamettin Özkan ile, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Balgat’taki görüşmesi parlamentomuzun ikinci büyük partisinin eğitim departmanlarının birinde yapıldı. Düne kadar, MHP’yi göklere çıkaran, kendilerinin de, Milliyetçi Hareketçilerin de şaşırdığı “mahut medya”nın yayınları bu görüşmeden sonra tavır değişikliğine girdi. MHP iktidar uğruna, ilkelerinden taviz vermeye yanaşmıyor, tekliflere mukabil öneriler getiriyordu demokrasi adına, uzlaşma gereği. Devletçilik anlayışında iki parti arasında önemli bir fark yoktu, ancak MHP’nin; seçmenlerinin beklentilerine cevap vermesi de kaçınılmazdı. Nasıl DSP, pazar günü gerçekleştirilecek CHP kurultayını bile dikkate alarak, partisinden buraya transferlere karşı “sol” yanını iyice göstermesi, boş kadrolara atamaları tamamlaması normal ise, MHP’nin programını hayata geçirmeye imkan araması da o kadar normaldi. DSP, Milli Eğitim’de Metin Bostancıoğlu hiçbir boş yer bırakmadı. Tayinleri tamamladı. Bunun ardından da yönetmeliği değiştirerek, devreye soktu. Şimdi MEB’de atama için çok ağır şartlar geliştirildi. Hangi hükümet gelirse gelsin, artık bu hiyerarşiyi, bu uygulamayı bozması zor. Çünkü mevzuatın yenisi, DSP atamalarının bozulamaması üzerine hazırlandı ve uygulamaya geçildi. MEB önemine binaen böyleydi de, öteki bakanlıklarda durum değişik miydi sanki? Değil, çerçeve DSP sürekli iktidarda olacakmış gibi yahut hükümetten düşse bile bürokraside iktidarını sürdürecekmiş gibi yapılandırıldı. MHP bunun farkında. Sorunun çözümlenmesi için de hükümet protokolünde “8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim” ile “başörtüsü sorunu”na da çözüm önerileri getirdi. DSP, protokolün basına sızmasından ziyade, MHP’nin çözüm önerilerinden mutlu değil. ANAP da bunu farketti. Mesut Yılmaz’ın “Ecevit hükümet kurmanın zorluklarını gördü, pazartesi görevi bırakabilir” açıklamasını buna yoranlar da hiç az değil. Başbakan ise dün hiç de sürpriz olmayan soğukkanlı açıklamasında hükümeti bırakmaya niyetinin olmadığının ipuçlarını verdi: Olası koalisyon ortaklarına teklifleri pazartesi günü götüreceğim. Umutsuzluk havası oluşturmaktan kaçınıyorum. MHP şu ana kadar umutsuzluk havası vermemeye özen gösterdi. Söylentilerle zihinler bulandırılmamalı. Mayıs’ın ikisinde milletvekilleri yemin etti. Bir gün sonra Ecevit hükümeti kurma görevi aldı. Aradan iki hafta geçmiş; hiçbir somut gelişme yok. Yani 45 günlük süre işlemeye başlamış. İşte buna DSP’liler itiraz ediyor. Hükümet kurulamazsa, Cumhurbaşkanının meclisi erken seçime götürme yetkisi, TBMM Başkanı’nın seçiminden sonra başlar!? Şimdi başkentte TOBB Başkanı Fuat Miras’ın “Mahşerin dört atlısı” adına “Bugün seçim olsa DSP % 50 ile iktidara gelir” açıklamasının yankıları tartışılıyor. DSP gerçekten bu süreyi olası bir erken seçim için mi kullanmayı düşünüyor, yoksa % 78’e karşı % 22’nin hükümet olma zorluğundaki sorunları mı? DSP’yi ancak tepkiler hızlandıracak gibi. MHP, FP, ANAP ve DYP’yi ise DSP’nin tavrı. ŞİİR OKUMAYI SAKIN UNUTMAYIN Vedat Güneş’in “Gözlerim Orman Yangını” var elimde bu ara. Güncel Yayıncılık’ın (Bişkek Cad. 27/A Emek Ankara-Telefon 0 312 215 25 65) şiire ve şaire olan dostluğunu kutlarım. Ah bir de sevgili Güneş, çok ithaf etmeseydi çalışmalarını, dizelerini. Duygular, satırlar arasında kalsa da yeter: “İnsanı sevgiye kavuşturan alnımın bayramları/Yeşertir hiç yaşanmamış hayalleri/O an bilgiler kapı eşiklerinde serbest kalır/Çatı aralıklarından inen bilgeliklerle.” Bir başka alıntı “Geceyi uyandırın/Şehrin sokaklarında şair/Bir eski alışkanlığın peşinde”. Bir başka yerde “Zindan sığarsa parmaklarıma/Göz hasadına yetişecektir gönlümün baharı/Yüreğimin kuşları salıverir kanatlarını/Kirpiklerinin gölgesi düşer/Gecemin duvarlarına” derken ne kadar özlemişiz onca sorunlar içinde duygusallığı, romantizmi meğer. Vedat Güneş lütfen bu yüke dayan. BİR DİKKAT ÇEKME Ankara’daki yaya bölgelerinde araçlardan geçilmiyor. Özellikle Kızılay’daki bu keşmekeş Başkent’i “çağdaş” olmaktan uzaklaştırıyor. Birileri nezaketini, sokaklar nezahatini kaybediyor. İnsanlar araçların arasından geçemiyor. Büyükşehir ve Çankaya Belediyeleri’ne hatırlatayım dedim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT