BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kutsal Yolculuk

Kutsal Yolculuk

Bu toprakların gündüzü de hoş ama gecesi bir başka hoş. Gök asla kararmıyor, caddelerde ışık selleri akıyor.



Hayat gece başlıyor Bu toprakların gündüzü de hoş ama gecesi bir başka hoş. Gök asla kararmıyor, caddelerde ışık selleri akıyor. Çarşılar özellikle yatsıdan sonra canlanıyor, seyyarlar kaldırımları parselliyor. Bu hummalı ticaret Arabistan ekonomisine çok şey katıyor. Ahali petrol paralarından direkt pay alamıyor ama, ticaretten iyi kazanıyorlar. Kaldıki bu ülkede esnaf “vergi” diye bir kelime bilmiyor. Kazandıkları yanlarına kâr kalıyor. Eh ala sata, ala sata kalınlaşıyor, kralın sağlığına duacı oluyorlar. Efendim ülke Amerika’nın eyaleti olmuş, boşveer, işler tıkırında ya. Arablar yıllardır ticaret yapmış ve zahmetsiz para kazanmışlar. Ancak krizlerin ardından rüyalar bitmiş. Artık birşeyler üretmenin gereğine inanıyorlar. Nitekim yerinden zor kalkan karpuzlar yetiştirmişler ve ilk kez buğdayları kendilerine yetmiş, hatta ihraç etmişler. Ama üstünde “Made in Saudia” yazılı bir mal ararsanız çok dolaşırsınız. Medine şehir gibi şehir. Bulvarların iki yanını devasa binalar süslüyor. Yollar birbirini nadiren kesiyor. Otomobiller tünellerden geçip süratle süzülüyorlar. Yürümekten hoşlanıyorsanız birşey diyemem ama vaktiniz kıymetliyse düşünmeden elinizi kaldırın. Benzinin ucuzluğundan olacak taksi ücretleri keseye dokunmuyor. Şoförler 5 riyale “he” diyorlar. NE ARARSAN VAR Fakir ülkelerin insanları yanlarında getirdikleri malları pazarlıyor, kutsal yolun masraflarını karşılamaya çalışıyorlar. Ortaasya’dan gelen Türkler Rus malı fotoğraf makinelerini ve dürbünleri paraya çeviriyor, zenciler takke, tesbih, akik taşı ve misvak satarak günü kurtarıyorlar. Yerli fukaralar kuş yemi ve mişmişle (aslında kayısı demek oluyor ama pişmiş yumurta yerine kullanılıyor) yevmiyeyi doğrultuyorlar. Arabası olan herkes taksiciliğe soyunuyor. Bu zinde ticaret herkesin dikkatini çekiyor, mesela ülkesindeki müslümanların ümüğünü sıkan Kızıl Çin takke ve tesbih piyasasında başa oynuyor. Koreli putperestler ezan okuyan saatler ve kıble gösteren seccadelerle malı götürüyor. Hacılar ışıklı mağazaların büyüsüne kapılıp şuursuzca harcıyorlar. Lüks mağazalarda markalar konuşuyor. Tesbih bile aksesuardan sayılıyor, özel amalajlarında kol düğmesi, çakmak ve dolma kalemle birlikte pazarlanıyor. Doğu Türkistanlılar ülke ticaretinde iyice bir yer tutuyorlar. Bunlar Türkçe konuşuyor ve Türklere yakınlık gösteriyorlar. Gelgelelim bu piyasada Türkiye hakkettiği yeri alamıyor. Tekstil ve gıda gibi iddialı olduğumuz dallarda bile esamemiz okunmuyor. Bazı dükkanlarda ne alırsanız tek fiyat. Mesela “Riyaleyn... Riyaleyn!” diye haykıranlar “ne alırsanız iki riyal” demek istiyorlar. Bakın dükkân dedik de aklıma geldi. Burada kiralar yıllık konuşuluyor. Şöyle içinde dönebileceğiniz kadar bir tezgahın kirası 20 bin dolar. Esnaf aylar evvelden hac ve umreye hazırlanıyor, diğer zamanlar mı? Kepenk bile açmıyor. İNCİ BİRİNCİ Medine’ye dünyanın dört bir yanından kıymetli taş yağıyor. Zümrütler yalnız sizin için bakıyorlar yeşil yeşil, yakutlar yanıyorlar allı morlu. Safirler, mercanlar, akikler. Bakın akik deyip geçmeyin. Üç tanesi bir riyale olanı da var, bir tanesi üçbin riyale olanı da. Hacı adaylarımızın iltifat ettiği kalemlerden biri de inci. Basra körfezi ve Kızıldeniz istiridye kaynıyor. Özellikle Dubai’den bu pazara çuval çuval mal geliyor. Belki şaşıracaksınız ama fiyatları el yakmıyor. İncinin sahte olup olmadığını aleve tutup anlıyorlar. Plastikler kavrulup soyuluyor. Ama hakikisi taş gibi kalıyor. Eh inciden inciye de fark var. İri taneli incinin gramı 8 riyal, ama çocuk sevindirecek kadar olanların dizisi selase riyal. Yani üç şişe meşrubat parasına. Mescid-i Nebi ve Kabe-i şerif tasvirleri her zaman talep görüyor. Mescid-i Aksa posterleri kapışılıyor. Yine Mısırlı hafızların doldurduğu Kur’an-ı kerim kasetleri iyi satıyor. Ama Medine pazarının en iyi iş yapan esnafları ıtriyatçılar. Hind menşeli otlar ve kökler insanı şaşırtıyor. Buhurlar, kınalar, sürmeler, miskler, amberler ve şişeler dolusu esans. Kristal kavanozlarda sarıdan kızıla, karadan beyaza renk renk yağlar. Koku çarşıları sarıyor, insanın içi açılıyor. Bakın sadece bu koku işi var ya bir yazı dizisi. Size şu kadarını söyleyeyim kutusu bir riyale de mal var, gramı 50 riyale de... Medine’nin ıtriyatçıları öyle büyük ki süpermarketler yanında mahalle bakkalı kalıyor. Züccaciye mağazaları dolup dolup taşıyor. Hacı adayları buralara çoğu kez basit bir termos ya da birkaç çay kaşığı almak için giriyor, ancak zemzem kaplarının, billurların cazibesine kapılıyorlar. Altın yaldızlı semaverler, kristal kakmalı çaydanlıklar, çeşit çeşit fincanlar... Doğrusu şu ki, bu mallar sadece hanımların değil erkeklerin bile dikkatini çekiyor. Devam edecek
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94831
    % -0.62
  • 5.776
    % -0.25
  • 6.5746
    % -0.08
  • 7.3372
    % -0.24
  • 262.412
    % -1.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT