BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bekleme lâfını sevmiyorum

Bekleme lâfını sevmiyorum

Şu ‘Bekleme odası’ lâfını hiç sevmiyorum. Kaburgaları çıkmış, tedirgin, bitişik dizlerin üzerine iki elini koymuş halsiz insan resimleri aklıma gelir hep, bekleme odası deyince.



Şu ‘Bekleme odası’ lâfını hiç sevmiyorum. Kaburgaları çıkmış, tedirgin, bitişik dizlerin üzerine iki elini koymuş halsiz insan resimleri aklıma gelir hep, bekleme odası deyince. Veyahutta, rakibin sinir sistemini bozmak için düşünülmüş kasvetli mekan. AB ile ilişkilerimizde o şekilde aşağılanmamız söz konusu bile değil. Ayrıca bizim öyle dört sene beklemeye takatimiz de yok, sabrımız da. Bizim geldiğimiz yer, ‘kondisyon odası’ gibi bir yer. Üzerimizdeki uyuşukluğu atacağımız ve safralardan kurtulacağımız bu yere, ‘terleme odası’ demek belki daha doğru olur. Beynimizle, düşüncemizle, hukukumuzla, ekonomimizle 4 sene çalışacağız. Her türlü yarışa, rekabete hazır olarak çıkacağız. Biz kimsenin lütfen kabûl ettiği, ihsan görmüş bir ülke olmayacağız. Biz sadece üzerimizdeki atâleti atacağız ve gerçek gücümüzü göstereceğiz. AB’LİYİZ AB adaylığımız hoş bir olay. Burnumuza Avrupa kokusu gelmeye başladı... Avrupa’dan esen rüzgarın kokusu Yunanistan’da başka kokularla karışıyor ve değişiyor. Şimdiye kadar Yunan vetosundan dolayı 2,5 milyar dolarlık AB kredisini alamadık. Senelerdir Yunanistan ile uğraştık. Onların olduğu gibi bizim de çok yanlışımız oldu. Her ikimizin de yanlışı, doğrulardan fazla. Bizler Akdeniz insanıyız. BİZ ÇÖZEMEYİZ Biz Türkler, düğünlerde belimizdeki tabancayı çekip havaya ateş ediyoruz. Yunanlı da eğlence yerlerinde tabak kırıyor. Bizde kaza kurşununa kurban giden insanların, onlarda da kırılan tabakların sayısını bilmeye kimsenin takâti yetmez. Bu tırı-vırı işleri hiç bir hafıza kaydedemez. Yunanistan ve biz Akdeniz komşusuyuz. Akdeniz insanının zarar-fayda mevhumu pek gelişmemiştir. Bizler daha çok hisleriyle hareket eden milletleriz. Biz bize kalırsak hiç bir meseleyi çözmemiz mümkün değil. Zaten şimdiye kadar çözüme kavuşturduğumuz bir örnek de yok!.. Kuzeyden birilerinin bu olaya hakemlik etmesi gerekiyor. KIBRIS’A ÇÖZÜM Kıbrıs, Akdeniz’in ortasında çok şirin bir tatil adası. Hepsi o!.. Maden yok, petrol çıkmıyor, su sıkıntısı had safhada. Adada turizmden başka yapılacak bir şey yok. Turizm ise hem büyük sermaye ister, hem yetişmiş insan. Kıbrıs’daki insanlar elele verip bu sektörü harekete geçirebilir. Bugüne kadar, ‘Kıbrıs’ın stratejik boyutları var. Masaya yumruğumuzu vurup, işi bitirelim” demek ne Türk’e, ne Rum’a bir şey kazandırmadı, kazandırmaz da. Türk özel sektörüne Kıbrıs’da çok önemli bir görev düşüyor: 3-5 holdingimiz mutlaka adaya turizm yatırımı yapmalı. Koç ve Net Holding’in birer yatırımı var ama yeterli değil. Oyunu kuralına göre oynayalım ve Kıbrıs’da pazarlık gücümüzü arttıralım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95293
    % 1.11
  • 5.7359
    % -1.68
  • 6.4768
    % -1.03
  • 7.3053
    % -0.21
  • 255.004
    % 0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT