BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gözlüksüz olmak kolay

Gözlüksüz olmak kolay

Opr. Dr. Figen Tarkan lazerle göz tedavisi konusundaki son yenilikleri anlattı.



Opr.Dr. Figen Tarkan Kimdir? Op. Dr. Figen Tarkan 1956 yılında Ankara’da doğdu. İlkokulu Polatlı’da Orta ve Liseyi İstanbul’da Çamlıca Kız Lisesi’nde okudu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni ise 1974’te girip 1980’de bitirdi. İhtisasını Dışkapı Sosyal Sigortalar Hastanesi’nde Göz Bölümü’nde yaptı. 1984’te tamamladı. İstanbul’da Samatya Sigorta Hastahanesi’nde bir yıl ihtisas çalışması yapıp Ankara’ya nakletmişti. Kastamonu’nun Tosya kazasında ikibuçuk yıl mecburi hizmet yaptı. Oradan Ankara’ya SSK Hastanesi’ne 1986’da döndü. Hastanenin Göz Bölümü’nde Başasistan oldu. Halen çalışmalarını orada sürdürüyor. Gözün lazer ile tedavisi konusunda uzmanlaşan Dr. Figen Tarkan ile bu günlerde üzerinde çok durulan lazer ile tedavi ve sebep olduğu tehlikeler hakkında bir sohbet yaptık. ¥ Kışlalı- Gözün neresini lazer ile tedavi sizin alanınıza giriyor? Tarkan- Gözün arka sekment cerrahi denilen gözün retina tabakasıyla ilgili ve gözün içini dolduran vitrus dediğimiz kısımla ilgili mikro cerrahi. ¥ Kışlalı- Lazerin göz tedavisine girişi dünyada ne zaman oldu? Türkiye’de ne zaman? Tarkan- Lazer’in tıbba girmesi 1800’lü yıllara gider. Türkiye’de kullanılmaya başlaması ise 1960’lı yıllardır. Son 15-20 yıldır daha yaygın kullanım gerçekleşti. Son 5-6 yıldır ise neredeyse bütün hastanelerde kullanılıyor. Ben öğrenciyken sadece Ankara Tıp Fakültesi’nde, Göz Bankası’nda lazer tedavisi vardı. ¥ Kışlalı- Lazeri göz alanında hangi hastalıklara uyguluyorsunuz? Tarkan- İki türlü kullanılır. Biri ‘Yakıcı lazer’, diğeri ‘Kesici lazer’. Bu daha çok katarakt ameliyatlarından sonra oluşan kalıntıları tedavi etmek için kullanılan alan. Göz tansiyonu, yani glokom hastalığında kullanılıyor. Yakıcı için ise en yaygın olarak diyabet retinopati dediğimiz konuda şeker hastalarına uygulanıyor. Gözün retina tabakası bozulmuş oluyor. Orada kullanıyoruz. Bir de hipertansiyon dolayısıyla aynı tabaka bozulabiliyor. Orada da kullanılıyor. En çok bu iki hastalıkta kullanılıyor. Başka kullanım alanları da var tabii. ¥æ Kışlalı- Birkaç örnek verseniz? Tarkan- Örneğin retina kan damarlarını veya retinanın yapısını bozan rahatsızlıklarda da kullanılır. Son zamanlarda sık gördüğümüz dekolman dediğimiz retina yırtıklarında kullanılıyor. Başlangıç safhasıyla yırtığın kapatılmasında kullanılıyor. KÖR KALMA TEHLİKESİ ¥ Kışlalı- Retina yırtığı neye sebep oluyor? Tarkan- Retina tabakası kendisini besleyen alttaki kan tabakasından ayrılıyor. Beslenemediğinden retina giderek hayatiyetini kaybediyor. Tedavi edilmezse körlük ile neticeleniyor. Bildiğiniz gibi retina gözün görme fonksiyonunu sağlayan sinir tabakası. ¥ Kışlalı- Miyoplukla ilgili de lazer uygulanmıyor mu? Tarkan- Evet ama o ayrı bir tür lazer tedavisi. Orada retina tabakası değil gözün öndeki saydam tabakası, kornea tabakası tedavi ediliyor. Hipermetropi değil ana miyopinin düzelmesi için kullanılıyor lazer. ¥ Kışlalı- Hipertansiyon ve diyabette kullanılan lazerin miyopidekinden farkı nedir? Tarkan- Hipertansiyon ve diyabet bütün vücutta olduğu gibi gözde de kan damarlarının yapısını bozan hastalıklar. Damar yapısının bozukluğu retina tabakasının, sinir tabakasının beslenmesini engelliyor. Lazer ile bu bozukluk olan bölgeler yakılıyor. Bu tabii çok ideal bir tedavi yöntemi değil. İdeal olan o bölgenin eski sağlıklı haline dönüştürülmesidir. Maalesef bu mümkün olmuyor. Ancak o bölgenin yakılıp devre dışı bırakılması böylece orada daha anormal yapılanmaların olması engelleniyor. ¥ Kışlalı- Tedavi edilmezse ne olur? Başka tür tedavi var mı bu bozukluklar için? Tarkan- Tedavi etmezseniz göz içinde şiddetli kanamalar olur. Görme fonksiyonunu bozacak durumlar ortaya çıkar. Tedavi bu bozulmuş kısmın devre dışı bırakılmasıyla ilgili. Dediğim gibi tedavi ideal durum oluşturmuyor ama ne yapalım ki dünyada bundan başka tedavi yok. ¥ Kışlalı- Türkiye’nin her tarafında bu tedavi uygulanıyor mu? Tarkan- Her tarafında değil ama büyük şehirlerde var. Uygulanıyor. HER YERDEN TALEP VAR ¥ Kışlalı- Size nerelerden hasta geliyor? Tarkan- Başta Güneydoğu olmak üzere çok yerden geliyor. Türkiye’nin her yerinden geliyor. Bu biraz da sigorta hastanelerinde lazer tedavisinin çok yaygın olmamasından ileri geliyor. Büyükşehir fakültelerinde lazer var ama SSK hastalarını bölgelerindeki fakültelere değil de Ankara SSK Hastahanesi’ne yolluyorlar. ¥ Kışlalı- Günde ortalama lazer bölümünüze kaç hasta geliyor? Hepsine ameliyat yapılıyor mu? Tarkan- 60-70 hasta ortalama gelir. Ameliyat endikasyonu koyduğumuz hastalar farklı. Bunlardan belki 8-10 tanesi ameliyatlık çıkabilir. Ama 60-70’in 40’ı lazer tedavisi gerektiren hastalardır. Göziçi yıkama, vitrektomi dediğimiz müdahaleler de var. Onlar tamamen cerrahi müdahaleye giriyor. Tabii lazerli müdahale de cerrahi müdahale sayılır ama o ameliyathanede gözü açarak yaptığımız müdahale değildir. Işınla müdahaledir. ¥ Kışlalı- Son günlerde basında lazerli tedavinin tehlikesinden söz eden haberlere sık rastlar olduk. Bu nereden ileri geliyor? Tarkan- Gözle ilgili olarak tehlikesi uygun yapılmamasından kaynaklanabilir. Uygulama tekniği kötü olursa tehlike vardır. Bazan her insanın dokusu aynı reaksiyonu vermediğinden dolayı sorun çıkabilir. ¥ Kışlalı- Olumsuz neticelerle ilgili bir oran var mıdır? Kaçta kaç körlükle neticelenir? Tarkan- Çok yüksek değildir bu oran. Yüzde onu geçmez. Bu tam istenen sonucun alınmamasıyla ilgili orandır. Yoksa kör olmak çok daha uzak ihtimaldir. Bu oran belki yüzde yarım yahut bir olabilir. ¥ Kışlalı- Lazer tehlikesinden bahsedilince ne anlamak lazım? Tarkan- Tedavinin öncelikle etkin olmaması anlaşılmalı. Görme derecesinin düşmesi anlaşılmalı. Göz tansiyonunun yükselmesi olabilir. Nadir durumlardır bunlar. Bu tehlikeleri göze almayarak tedaviyi reddetmek yanlış bir yaklaşım olur. ¥ Kışlalı- Lazer ile tedavi yapan doktorlar arasında ustalık da rol oynar mı? Tarkan- Hiç şüphesiz. Her işte olduğu gibi tabii bunda da olur. ¥ Kışlalı- Hastanenizde kaç uzman var bu konuda? Tarkan- İki klinik çalışıyoruz. Lazer bölümünde altı kişiyiz. Diğer klnikte de sanıyorum 3 ya da 4 kişiler. Sanıyorum 18 senelik hekim olarak, Türkiye’de bu alanda en yoğun çalışmanın yapıldığı yerin bizim hastane olduğunu söyleyebilirim. Daha yoğun çalışmanın yapıldığı yeri görmedim. ¥ Kışlalı- Miyop düzeltme konusu galiba bazı endişeler oluşturuyor? Tarkan- Olabilir. Miyop düzeltmelerinde kullanılan lazerin türü biraz daha farklı. Orada gözün kornea tabakasının eğriliği düzeltiliyor. Bombelik lazer ile azaltılınca miyop derecesi azalmış olur. Piyasada bu çok başarılı, hiçbir komplikasyonu olmayan bir tedavi gibi lanse edilir. Bu doğru değildir. Operasyonda birçok komplikasyon olabilir. Yüzde yüz değildir. Yüzde yüz başarı söz konusu değildir. ¥ Kışlalı- Ne olması ihtimalleri var? Tarkan- En kötüsü korneayı düzelteyim derken göz nakline sebep olabilir. Korneada kalıcı bulanıklıklar oluşabilir. Göz numarası sıfıra inmeyebilir. Bu basit bir komplikasyondur. Miyopken hipermetrop olma riski vardır. Ama gözlükten kurtulmak isteyen insan o kadar çok ki bu ihtimalleri göze alırlar. Onun için talep çoktur. Hastane ya da muayenehaneye gelen gözlüklü insanların hemen hemen hepsi bu ameliyatı sorarlar. Eğer siz çok parlak sonuç vadederseniz gayet iyi paralar ödemeye de hazırlardır. ¥ Kışlalı- Bu operasyonlara ne kadar ödenir? Tarkan- Hastanede yapılırsa, Sigorta hastanesinde bir şey ödenmez. Özel muayenehanede ise 1000 dolardan başlayıp 5000 dolara kadar talep edenler vardır. Çünkü insanlar bunu ödemeye çoktan hazırdırlar. Kolay bir yöntem, hem doktor hem de hasta için. Hemen birkaç dakikada işiniz hallolur. Şansınız yaver gittiyse gözlüksüz evinize gidersiniz. Ama çok gördüğüm kötü vakalar da vardır. Tedavide seçici olmak gerek. Her isteyene uygulanmamalı. İyi incelenmeli. 5 YILDIR YAPILIYOR ¥ Kışlalı- Neticeler genelde iyi mi? Tarkan- Bir cerrahi yöntem uygularken en az bir on sene yapılan müdahalelerin izlenmesi lazım. Ondan sonra rahat davranılabilir. Bizde henüz o kadar uzun süreli sonuçlar yok. Bizde biraz rahat yapılıyor bu iş. Türkiye’de başlayalı 5 yıl kadar oldu. Daha on yıllık sonuç yok. Göz nakline giden vakalar, kornea değişmesi gerektiren vakalar görüyoruz. ¥ Kışlalı- Yurt dşında bu konudaki uygulama ne zaman başladı? Tarkan- Bizden biraz daha önce ama on sene falan olmadığını sanıyorum. Hastaya oluşabilecek riskleri anlatmanız lazım. Bunu yaptığınız zaman birçok hastanın vazgeçtiğini görüyorsunuz. Müdahaleden düzensiz astigmat falan da doğabiliyor. Bu da hastanın gözlükle bile düzgün görememesi demek. Anlatılması lazım. Göz nakli gerekebilir. ¥ Kışlalı- Lazerle katarakt ameliyatı oluyor mu? Tarkan- Hayır. Lazerle katarakt ameliyatı diye lanse ettikleri hadise fako dediğimiz bir yöntem. Ticari gayeyle lazer olarak takdim ediliyor. Normal katarakt ameliyatında biraz daha büyük kesi açılıyor. Oraya dikiş konuyor. Normalde yapılan bu ama fako yöntemi dikişsiz oluyor. Ufak bir kesiden girilir. İyileşmesi daha kolaydır. Daha ideal yöntem. Yeni uygulanan bir yöntem. 5-6 yıldır. Bunu lazer yöntemi diye sunanlar var. Lazer sadece normal katarakt yönteminden sonra kalan kalıntı varsa o zaman kullanılır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT