BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Benim için ne yaptın?”

“Benim için ne yaptın?”

Bu zât buyuruyor ki; (Her iş ve ibâdette, Önce hâlis bir niyet olmalıdır elbette.



Bu zât buyuruyor ki; (Her iş ve ibâdette, Önce hâlis bir niyet olmalıdır elbette. “İhlâs” şu demektir ki, her amelin, her işin, Yapılmış olmasıdır, sadece Allah için. Zîra hâlis niyete, birazcık bir dünyalık, Menfaat karışırsa, on para etmez artık.) Sohbetine devamla buyurdu; (Ey insanlar, Size, “Sevmek” hakkında, diyeceğim şeyler var. “Sevmek” demek, “İtaat etmektir” sevdiğine, Yâni “Peki” demektir, onun her bir emrine. Sevmenin alâmeti, “Söz dinlemektir” elbet, Eğer dinlemiyorsa, yalandır o muhabbet. Allahü teâlâyı kim seviyorsa eğer, Onun emirlerini, severek îfa eder. Yâni farzları yapıp, kaçınır her günahtan, Haramlar karşısında, hayâ eder Allah’tan. Yine Resûlullah’ı severse biri şayet, Onun emirlerini, severek yapar elbet. Yâni her sünnetine, sarılır seve seve, Gönlü hiç râzı olmaz, bir mekruh işlemeğe. Her kim de hocasını seviyorsa eğer ki, Onun her bir sözüne, uyar o elbette ki.) Bir gün de buyurdu ki; (Bilcümle ibadetler, İçinde en üstünü şudur ki ey mü’minler, Allahü tealanın dostlarını sevmektir, Düşmanlarını ise, sevmeyip buğzetmektir. Allah’a muhabbetin, nişanı da esasen, İşte bu “Hubb-i fillah, buğd-i fillah”tır zaten. Bu da kendiliğinden, hâsıl olur insanda, İnsan “deli” gibidir, bu işte esasında. Yâni o, ne yaparsa, yapar hep Allah için, Yalnız o sevgi vardır, kalbinde o kişinin. Nitekim Hak teâlâ, sordu Mûsâ Nebî’ye; (Sadece benim için ne amel yaptın?) diye. Dedi ki; (Yâ İlâhî, namaz, oruç, hac, zekât, Bunları senin için îfa ettim ben bizzat.) Buyurdu ki; (Namazın, îmanına delildir, Oruç, seni ateşten koruyan bir perdedir. Zekât, sana gölgedir, kıyamet sıcağında, Zikir de sana nûrdur, mahşer karanlığında. Bunların faidesi, hepsi de sana mahsus, Sadece benim için, ne işledin bâ husus?) Mûsâ aleyhisselâm, dedi ki; (Yâ İlâhî, O amel her ne ise, beyan et bana dahî.) Buyurdu ki; (Sevdin mi, sevdiklerimi sen de? Yine düşman oldun mu, sevmediklerime de?) Böylece anladı ki, Allah için olan iş, Sadece “Hubb-i fillah”, ve “Buğd-i fillâh” imiş.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT