BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Gündemdekiler

Gündemdekiler

Helsinki, TBMM’de tartışıldı. Muhalefet ılımlı ve olumlu davrandı. Bu bir “şans”tır.



Helsinki, TBMM’de tartışıldı. Muhalefet ılımlı ve olumlu davrandı. Bu bir “şans”tır. Dahası, muhalefet de demokrasi ve insan hakları istiyoruz dedi. Ne güzel, iktidarın önünü açan, ona tramplen olan böyle bir yaklaşım nerede bulunabilir? Bakın etrafınıza... Ortadoğu’da çok partili rejim bile yok. Bu ülkelerde partiler (daha ziyade otokratik tek parti ve milli şef rejimleridir) başkanın PR (Halkla İlişkiler) şirketi gibi çalışırlar. Olmayan sivil topluma kollarını uzatıp, onları pençesi altında tutan bürokratik ahtapot gibidirler. En demokratik sayılan İsrail’de bile güvenlik uğruna silahlı kuvvetlerin ağırlığı siyasi hayatı etkiler. İşte, bu kuşakta Türkiye’de millî irade özgürleşme talebindedir. Ve bu iradenin üzerinde onu ipotekleyecek bir odak yoktur. Olmamalıdır. Bu makama kendini koymak isteyen mesihler de 2000’e az kaldı diye ortalara dökülmemelidir. * * * Kıbrıs hakkında temkinli olmalıyız. Ama, evhamlı olmamalıyız. Kıbrıs’ta taraflar ikili bir yönetime alışmak mecburiyetinde. Güney’in istediği tarzda, her şeyi yok sayıp -tarihi, katliamları, 1974’ü ve sonrasını- “haydi birleşelim” demekle olmuyor. Bosna’da olabilir mi? Kosova’da olabildi mi? Dünya bunu, bu çerçevede görmeli. Ama, bu ilelebet “yalıtılmışlık” demek değil. Öncelikle “faydacı” bir metotla, teknik ve ayrıntı farzedilecek konularda işbirliğine gidilir. Sivil toplum kuruluşları, halktan halka münasebetleri başlatır. Ve ileride öyle bir noktaya gelinir ki, her iki taraf da kendi arzusu ve iradesi ile yan yana yaşamaktan, bir arada yaşamaya geçmek ister. O “ana” kadar Kıbrıs’ın “soğumaya” ihtiyacı var. * * * Deprem yetmiştir. Artık yardımcı oluyoruz diye “işkence” hâline geldi, bu açıklamalar. Şimdi geriye doğru bakıp, hayıflanıyoruz. İstanbul’a göç bu kadar kolay olmasaydı. Gecekondulaşma teşvik edilmeseydi. Kaçak yapılaşmaya göz yumulmasaydı. İstanbul’da doğa ile uyumlu iki katlı evler olsaydı. Bu ideal görüntü ise, devlet Anadolu’da bu İstanbullar’ı kurabilseydi. Dünün hatalarını bugün biz ödüyoruz. Bu mübarek günlerde muhasebe yapmak, geleceğin inşasında titizliği sağlar. * * * “Özel mahkumlar” Farklı mahkumlar. Mafyalar. AB sürecinde şu kompleksimizi yenelim. Siyaset-ekonomi-mafya ilişkileri mutlaka kurutulmalı. Asıl buradaki gayretimiz önemli. Devlet devlet gibi devlet ise dişini onlara geçiriversin. Onların eline geçmesin. AB’ye mafya eksport edecek halimiz yok.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT