BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Silsile-i aliyye”den Alâeddîn-i Attâr

“Silsile-i aliyye”den Alâeddîn-i Attâr

Alâeddîn-i Attâr son hastalığında, hocalarından bahsedip şöyle buyurdular: “Dostlar ve azîzler hep gitti. Bazıları da arkalarından gitmek üzeredir. Elbette o âlem, bu âlemden üstündür...”



Alâeddîn-i Attâr, Buhârâ’da yetişen en büyük velîlerdendir. “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve velîlerin on altıncısıdır. 1400 (H.802) senesinde Buhârâ’nın Cağanyân nâhiyesinde vefât etti. Alâeddîn-i Attâr’ın babası, Buhârâ’nın zengin eşrâfından idi. Vefât edince, oğullarına çok fazla mal kaldı. Fakat Alâeddîn hiç mîrâs kabûl etmeyip, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddîn-i Buhârî’ye talebe olmayı tercih etti. Velîlerin baş tâcı oldu... Şah-ı Nakşibend hazretlerinin vefatından sonra Alâeddîn-i Attâr hazretleri, zamânında kâmil velîlerin baş tâcı oldu. Halktan olsun, ilim ehlinden olsun irşâd işinde pekçok kimseye doğru yolu göstermede kaynak durumuna geldi. Halkı Hakk’a götüren delillerin en önde gideni idi. Üstünlüğünden yer gök onun aşkını anlatmaya başladı. Yaşadığı asırda İslâmiyeti bütün güzelliği ile kâinâta gösterdi... Alâeddîn-i Attâr hazretleri vefâtına yakın talebelerine buyurdu ki: “Birbirinize sığının! Her işte yolunuz, dînî ölçülere bağlılık olsun! Ölçüleri yerine getirmek azminden dönmeyiniz! Sohbet mühim sünnettir. Bu sünnete riâyet edin, umûmî ve husûsi şekilde ona devâm ediniz! Eğer bu yolda sebât ve istikâmet gösterirseniz, bir ânda büyük derecelere kavuşursunuz. Hâlinizin dâimâ yükselişte olması lâzımdır...” “Toprak da güzeldir...” Alâeddîn-i Attâr hazretleri, 1400 (H.802) senesinde, bel ağrısıyla başlayan bir hastalığa yakalandı. 2 receb perşembe günü yatağa yattı. Bu son hastalıklarında, Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin rûhâniyeti ile hayli sohbet etti. Buyurdu ki: “Dostlar ve azîzler hep gitti. Bazıları da arkalarından gitmek üzeredir. Elbette o âlem, bu âlemden üstündür...” Bundan sonra bir ara bahçedeki yeşilliğe gözleri takıldı. Yakınlarından biri; “Ne güzel yeşillik” deyince; “Toprak da güzeldir. Bu âleme hiç meylimiz olmamıştır. Dostların gelip bizi bulamayınca, gönülleri kırık dönmelerinden başka kederimiz yoktur” buyurdu. Receb ayının yirmisine rastlayan çarşamba gecesi, son nefesinde “Lâ İlâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyerek vefât etti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT