BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 23. dönem

23. dönem

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23. dönem açılışını gururla izledik. Geçici başkan Şükrü Elekdağ’ın kısa ve veciz açış konuşmasını dikkatle dinledik. Bugün, politik bünyemizdeki bazı özelliklerden bahsetmek istiyorum.



Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23. dönem açılışını gururla izledik. Geçici başkan Şükrü Elekdağ’ın kısa ve veciz açış konuşmasını dikkatle dinledik. Bugün, politik bünyemizdeki bazı özelliklerden bahsetmek istiyorum. Demokrasi, cumhuriyet, laiklik, anayasa, hukuk devleti... Bu kavramları ve kelimeleri bizim kadar gündelik hayatta tekrarlayıp duran hiç bir ülke yoktur. Hele AB, ABD, Japonya gibi tam gelişmiş, güneşte yerlerini almış demokrasilerde çok az duyabilirsiniz. Acaba Türkiye’de bu kavramlar eksik ve hatalı mı uygulanıyor? İyi anlaşılmıyor mu, bir ârıza mı var? Tehlike şudur: Tevekkül derecesinde sabrı ile tarihe geçmiş milletimiz, tekrarlana tekrarlana, başına kakıla kakıla, nefret duyar hâle gelebilir. Dünyayı hayran bırakan bir efendilik, ağırbaşlılık, sükûnet ve yaşama sevinci ile seçim mitinglerini, ve daha önce Türk bayrağı ile millî rengimize boyadığımız şehirlerimizde birlik beraberlik, barış düzen mitingleri yaptık. Halkımız yüzde 84 ile sandıklara koştu. Dünya demokrasi tarihinin en vukuatsız seçimlerinden biri gerçekleşti. Temmuz güneşi altında yazlıklardan sandıklara doğru bu akışı kim tasavvur edebilmişti? Ama bir daha Yaz aylarında seçime gitmeyelim. Parmak boyamaktan kesinlikle vaz geçelim. 1 milyondan fazla oy, çoğu mührün iz bırakmasından kaynaklanarak iptal edildi ki bu, büyük bir kusurdur. Mutlaka çaresi bulunmalı idi. Bundan sonraki seçimlerde propaganda geleneğimizin de çağdaşlaşacağını umuyorum. Şehir şehir, meydan meydan dolaşıp halkı toplıyarak, yağmur, kar, sıcak güneş demeden saatlarce nutuk çekmek, bilhassa genel başkanları çok zorlıyan, Batı’da tamamen modası geçmiş bir propaganda şeklidir. Propaganda artık televizyonlarda konuşarak yapılıyor. Liderler karşı karşıya da gelebiliyor. Tabiatiyle düzgün seçim, geniş ölçüde düzgün seçim yasası ile mümkündür. Bizim bu konudaki yasamız ise, milletvekili yeminindeki Türkçe derecesinde berbattır. Barajın yüzde 5’e indirilmesi, eşit sayıda seçmenin eşit sayıda milletvekili çıkarması, sağlanması gereken iki başlıca kusurdur ki, bunca sene niçin bu haksızlığa katlandığımız şaşırtıcıdır. 2007 sonbaharında, iç politika sorunlarını çözmüş, dışarıya daha çok dönebilen, cihanşümul politikaya katılmak yeteneğini gösteren bir Türkiye istiyoruz. Bu hususta Sayın Başbakanımız hemen seçim gecesi milletin huzurunda söz verdi. Müsterîhiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT