BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupalı Fener’e Adriano şart

Avrupalı Fener’e Adriano şart

Beşiktaş maçını F.Bahçe’nin eski Muhasebe Müdürü Mustafa Onbaşılı’nın Gümüşlük’teki evinde izledik. Onbaşılı, F.Bahçe’de 5 ayrı başkanla çalışmış, 75 yaşında ve sözüne itibar edilen bir genel kurul üyesi. Türk futbolu ve F.Bahçe üstüne öyle hatıralar anlattı ki, her birini ağzım açık dinledim.



Beşiktaş maçını F.Bahçe’nin eski Muhasebe Müdürü Mustafa Onbaşılı’nın Gümüşlük’teki evinde izledik. Onbaşılı, F.Bahçe’de 5 ayrı başkanla çalışmış, 75 yaşında ve sözüne itibar edilen bir genel kurul üyesi. Türk futbolu ve F.Bahçe üstüne öyle hatıralar anlattı ki, her birini ağzım açık dinledim. Mesela, İbrahim Üzülmez’in Kezman’la girdiği o nahoş pozisyonu gösterip “Fanatizm nedir, biz bilmezdik” diyen Mustafa Bey, “Geçmişte olsa, böyle bir olaya ne Baba Hakkı müsaade ederdi, ne de F.Bahçe’de her hangi bir futbolcu ve yönetici! Hemen ikaz ederlerdi, kendi oyuncuları, ne yapıyorsun sen diye! Şimdi anlamıyorum, futbol biraz duyguların ötesine geçti. Sevgi ve saygının ölçüsü kayboldu. Galiba geçmişten bugüne en büyük eksiklik bu.” Daha neler anlattı neler. “Artık Türk takımları, içerde birbirleriyle olan rekabetlerindeki başarılarıyla yetinmemeli. Mesela Süper Kupa iyi güzel ama yetmez!.. F.Bahçe için hedef artık Avrupa olmalı! Beşiktaş için de, G.Saray için de bu böyle olmalı! Geçmişte bir takım, Avrupa’dan bir takımla yarışacağı zaman, Avrupa’ya gidemeyen takımdan destek alırdı. Şimdi bu dayanışma da kalktı.” Emektar spor adamı Onbaşılı’ya soruyorum. - Süper Kupa’yı müzesine götüren F.Bahçe’nin eksiği ne? “Orta sahada Adriano gibi güçlü bir beynin olmaması. Geçen sene grupta averaj takımı olan Dinamo Kiev’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne gidemediğimizde veya UEFA Kupası’ndan elenirken F.Bahçe’de en çok eleştirilen isim kimdi bir hatırlayın!” Cevabımızı beklemeden devam ediyor, tecrübeli spor adamı. “Bal yapmıyor denilen Alex değil miydi? Peki, sambacı geçen sezondan daha mı güçlü şimdi, hayır!.. O halde Adriano şart! Süper Lig için değilse bile Şampiyonlar Ligi veya UEFA için şart. Bu dönemde ülke futbolunda F.Bahçe’ye duyulan güven, sempati ve uluslar arası başarı beklentisi daha bir arttı. Bu, F.Bahçe için büyük bir fırsat. Taraflı tarafsız herkes G.Saray’ın kazandığı UEFA Kupası veya Süper Kupa gibi önemli bir kupayı F.Bahçe’den bekliyor, bu sezon. Kanaatim o ki, Şampiyonlar Ligi değilse de UEFA şampiyonluğu bir Adriano takviyesi ile yüzde yüze yakın olur.” - Buna gerçekten inanıyor musunuz? “Bakın ben 50 yıldır, F.Bahçe’nin içindeyim... Eh, hasbelkader geçmişte önemli görevlerde de bulunduk. Hem bizim kulübün hem de rakiplerimizin halini iyi bilirim. Bugün F.Bahçe kurumlaşma adına rakiplerimize oranla çok önemli atılımlar yaptı. Yönetimdeki istikrar, teknik kadrodaki istikrar, profesyonel kulüp yönetimi, Saraçoğlu Stadı, doğru tesisleşme, sportif ürünlerin pazarlanması, medyatik yapılanma, finans yönetimindeki başarı, Süper Lig ve kazanılan son Süper Kupa şampiyonluğu performansı F.Bahçe’yi daha bir büyüterek, Türkiye’deki bütün kulüplerin önüne geçirdi. Bunun aksine kim ne söyleyebilir?” - Madem bu büyük değişim söz konusu, o zaman neden Adriano gibi bir isme kurtarıcı olarak sarılıyorsunuz? “Bir gerçek var ki, Avrupa arenası başka bir dünya. Avrupa’daki o dev maçları, ne değişti dediğimiz değerler oynayacak ne de Saraçoğlu tribünleri... O iddialı sürecin başrol oyuncuları kim olacak biliyor musunuz? Tek başına teknik kadro. Yani, Zico ve yönetimindeki oyuncular topluluğu. İşte bu noktada görülmesi gereken gerçek şu, başarı bir bütündür. Son model bir Mercedes düşünün... Gaz pedalı çalışmaz ise sürat yapabilir mi, hedeflenen yere zamanında varabilir mi. Adriano da öyle bir unsur.” - Son iki maçta yeni F.Bahçe’yi nasıl gördünüz? “Roberto Carlos ve Kâzım yeni F.Bahçe’nin en önemli silahları. Özellikle Carlos henüz herkesin beklediği futbolu sergileyememiş olsa da en önemli kazanç... Takıma kendini kabul ettirmiş, sevgi ve saygı görüyor. F.Bahçe Ortega’da yaşadığı bunalımı yaşamıyor, Bu çok önemli, Ancak, F.Bahçe takımı topu ayağa aldığında henüz rahat oynayamıyor. Orta saha direnci zayıf. Orta sahada daha güvenli paslar yapamıyor. Daha hızlı hücumlara çıkamıyor. Daha etkili şutlar atamıyor. Ölü topları bile eskisi gibi kullanamıyor. Alex kaptanlık bandını taşıyor ama Beşiktaş derbisi gibi önemli maçlar için hâlâ iyi bir orkestra şefi değil. Bu noktada kanaatimce F.Bahçe’yi bu açmazdan kurtaracak yegane isim Adriano. Yönetimin de böyle düşündüğünü biliyorum.” - Peki, bu futbolcu F.Bahçe’ye gelir mi? “Roberto Carlos’un bu yönde gayreti olduğunu biliyorum. Adriano gelirse Fatih Tekke, Gökhan Ünal veya bir başka golcüye de ihtiyaç kalmaz. Deivid ve Kezman gol krallığı için yarışırlar. Tecrübelerim bana böyle söylüyor.” ------- >>> Son darbe Güley’den Zaman gergefi, bizim ekibin üstüne fena işliyor. Ferhan Dinçer ağabeyimizi kaybedeli, bilmem kaç yıl oldu? Sahi, kardeşim kadar yakın bildiğim Mustafa Pamukoğlu’nu kaybedeli kaç yıl oldu? Ölüm, yeni bir doğum gibi görünse de ürkütücü. Ah kıymetli dost Veysel Serçe!.. O korkunç beyin kanamasından bugüne kaç yıl geçti aradan, bilmiyorum. Ama ayaklarım gitmiyor Veysel ustayı ziyarete... İstiyorum ki o, hep eskisi gibi neşeli ve dinç olarak yaşasın hafızamda. Ve ekibe son darbe Erden Güley’den geliyor. Ortak dost Tahsin Kırkuşu, “Haberin var mı, Erden kalp krizi geçirdi” diyor. Şaşıkınlığım büyük. Gecenin bir saatinde aramaya cesaret edemediğim Erden Ağabeyi öğle sıcağında korkarak arıyorum. Karşıma Mine yenge çıkıyor. Kelimeler boğazında düğümleniyor, konuşamıyor, Erden Ağabeyi veriyor telefona... O an rahatlıyorum. “Şükür” diyor Erden Ağabey, eskisi gibi hayat dolu ses tonuyla “Şükür yaşıyoruz! Dostlara selam, yaşamaya devam!” -------- >>> Merak ediyorum Merak ediyorum; yeni kabinede Spor Bakanı kim olacak? Yeni Bakan, Futbol Federasyonu Başkanı ile kavgalı mı olacak, barışık mı? Merak ediyorum; Beşiktaş yönetiminde yılan hikayesine dönen kaos haberleri yeni sezonda yerini mutluluk hikayelerine bırakacak mı? Merak ediyorum; içine kurt düşmüş arı kovanı gibi kaynayan Trabzonspor yeni sezonda kavgayı bırakıp, iktidarı ve muhalefetiyle tek vücut olmayı başarabilecek mi? Merak ediyorum; 4 takımın etrafında dolaşan şampiyonluk tacı bu sezon yeni bir takımın başına konacak mı?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT