BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Su savaşları ve su nakliyesi

Su savaşları ve su nakliyesi

Dünyadaki basın yayın vasıtaları, son on senedir ve artan bir tempoda, Su Savaşlarını işlediler. Halen de devam ediyorlar. Onların derdi, su zengini ülkelere yapacakları saldırıları haklı göstermekti. Yani sömürgeciliktir. Şimdi su kıtlığının başka bir yanı gündeme geldi ki, o da küresel ısınma.



Dünyadaki basın yayın vasıtaları, son on senedir ve artan bir tempoda, Su Savaşlarını işlediler. Halen de devam ediyorlar. Onların derdi, su zengini ülkelere yapacakları saldırıları haklı göstermekti. Yani sömürgeciliktir. Şimdi su kıtlığının başka bir yanı gündeme geldi ki, o da küresel ısınma. Şimdi büyük bir köy haline gelen Dünyamızda, çevreyi olumsuz etkileyecek her davranışın; bütün insanlığa zarar vermesi konuyu küreselleştirmektedir. Ozon tabakası inceliyor dendi kimse aldırmadı. Delindi, ardından delik çok büyüyor dendi, tıs yok. Sanayileşmiş bütün ülkeler, dünyanın gözüne baka baka, sera gazlarını atmosfere salmaya devam ediyorlar. Nasıl olsa dünya yüzünün dörtte üçü su. Denizden arıtırız demek buna çözüm değildir. Buna bel bağlayanlar denizin şapı ile yanacaklar. Dünyanın yaradılışında gören gözler için çok büyük hikmetler vardır. Yerin 5.000 metre derinliklerinde pek su bulunmaz. Mağmanın sıcaklığı onu yer yüzüne doğru iter. Havada ise 5.000 metreden yükseklerde pek su buharı bulunmaz. O da aşağı doğru iner, itilir. Yani su imkanları Yaratan tarafından, yeryüzündeki canlı varlıkların hizmetine ihsan edilmiş, verilmiştir. Bu kadar kayırmalı olmamıza rağmen, basit bazı başka ihtiyaçlar için, dünyayı biz çöle çeviriyoruz. Gerçekten Su Savaşları kapıdadır. Suyun petrolden daha pahalı bir madde haline gelmesi de pek yakındır. Türkiye bir su zengini değildir. Ama fakiri de değildir. Anadolu coğrafyasında adı büyükler arasında geçen 10 adetten fazla nehrimiz var. Bu nehirlerin birbirlerine yakın dirsek noktalarından hepsinin entegre hale getirilmesi birbirine bağlanması hiç zor ve pahalı değildir Böyle bir nehirler entegrasyonuna acilen ihtiyaç vardır. Ayrıca bütün nehirlerin kirletilmesi kesinlikle önlenmelidir. Yerleşim yerlerindeki atık sular ile sanayinin kullandığı sular, arıtmalarla yeniden kullanma suyu haline getirilmelidir. Şimdi Kızılırmak’tan ve Büyük Melen’den su getirme projelerine, çevreci denilen yeşiller karşı çıkıyor.. Neymiş havzalar arası su transferi doğal çevreyi bozarmış. Bu gün devlete ait olanlar dahil, su kullanan mezbaha ve boyahanelerin kaçının arıtması var ve faal acaba? Yasak savmak için arıtma kuranlara acıyorum. Böyle yerlerin faaliyeti derhal durdurulmalıdır. Dünyada birçok devletin petrol nakliyesi tanker filoları var. Türkiye’nin acilen su tanker filoları kurmasına ihtiyaç vardır. Önce yurt içi ihtiyaçları karşılamalıyız. Nüfusumuzun % 90’ı sahillerde veya sahile 100 km içerde oturmaktadır. Bir kıtlık halinde bu tankerlerle imdada yetişilir. Bu günden tezi yok 200-500 bin tonluk su tankerlerini, devlet ve özel sektör kızaklara koymalıdır. İlk kaynaklarını da devletin en üst kademesi yapmalıdır. Tanker yapacaklara geniş kredi imkanı verilmeli. Bu gün petrolü olan ülkeler nasıl zengin ise, Türkiye suyunu iyi kullanırsa su zengini ülkelerin başını çekecektir. Fırat nehri Türkiye’yi terk ettiği noktada 1.000 metre genişliğe ulaşmaktadır.. Karkamış’daki demir yolu köprüsünden bu geçişi seyredenler bana % 100 hak verecektir.. Yeni hükumetten en önemli beklentim, su tankerleri inşasını başlatmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT