BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsim koymak değil uygulamak

İsim koymak değil uygulamak

Kalıplaşmış kafaları hariç tutarsak, herkesin artık idrak ettiği bir gerçek var kamu ekonomisinde: Mali disiplin. Türkiye’yi 2001 senesinde “hak ile yeksan eden” çöküşün derinlerinde, kamu maliyesinin kevgire dönmüş, disiplinsiz ve perişan durumu yatıyordu.



Kalıplaşmış kafaları hariç tutarsak, herkesin artık idrak ettiği bir gerçek var kamu ekonomisinde: Mali disiplin. Türkiye’yi 2001 senesinde “hak ile yeksan eden” çöküşün derinlerinde, kamu maliyesinin kevgire dönmüş, disiplinsiz ve perişan durumu yatıyordu.(sahi, şimdi “vatan elden gidiyor” diye ortalığı velveleye veren ulusalcılar, 2001’de vatan “neredeyse” elden gidecekken ne yapıyorlardı acaba? Benimki de merak işte...) Türkiye’nin, öylesine büyük bir iktisadi çöküşten bugünkü sağlıklı ve ışıltılı ekonomik performansa hızla gelebilmesindeki en temel faktör de yine mali disiplin oldu. Devletin, ekonomik işleyişin içinden elini çekmesi, her türlü gelir ve harcamasını bütçe şemsiyesi altında takip etmesi, faiz dışı fazla hedefine bağlı kalması, ülkeyi uçurumun kenarından kurtaran iyileşme, hep uygulama başarılarıdır. Kurallı maliye Son günlerde, mali disipline ilişkin esasların, yasal düzenleme ile “bağlayıcı” olması fikri gündemde. Kurallı Maliye Politikası deniyor. IMF ile stand-by anlaşması 2008’de sona erince yeni bir anlaşma yapılmayacağı düşüncesiyle, bugüne kadar IMF’nin gözetimindeki mali disiplini sağlama almak için düşünülen bir tedbir. Lakin unutmamak lazım ki, mali disiplinde aslolan uygulayıcının iradesi ve samimiyetidir. Devletin iki yakasını bir araya getiren IMF sopası değil, mevcut hükümetin kararlı uygulamalarıdır. 200’den önce de bütçeler kanunla belirlenirdi. Ama bütçeyi delik deşik eden de hep siyasi iktidarlar olurdu. Yani sadece kanunla konulan sınırlar sağlamıyor mali disiplini. Ekonomi ilmi basit rasyonellere dayanır. Kamu maliyesinin de düzgün işlemesi için de aslında basit bir kural vardır: Bütçeye konulan her harcamanın kaynağının da aynı anda belirlenmesi gerekir. Yani devlet geliri ile orantılı harcama yapmalıdır. Bu kuralı benimseyen ve kararlılıkla uygulayan her hükümet, mali disiplini sağlar. Konulacak yasal sınırlamalar teferruattır, aslolan uygulayıcının samimiyetidir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT