BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yemek yeme eğitimi

Yemek yeme eğitimi

Çocuklarımızın yediklerine gösterdiğimiz titizliği, yemeklerini nasıl yediklerine de göstermemiz gerekir. İleriki yıllarında başka sofralara da zevk katabilmeleri için önce kendi soframızda yaşayarak bu eğitimi vermeli ve buna alıştırmalıyız.



Çocuklarımızın yediklerine gösterdiğimiz titizliği, yemeklerini nasıl yediklerine de göstermemiz gerekir. İleriki yıllarında başka sofralara da zevk katabilmeleri için önce kendi soframızda yaşayarak bu eğitimi vermeli ve buna alıştırmalıyız. 1- Yemekte zorlamadan istenildiği kadar yemesine izin verilmeli. Bu arada sonraki yemeğe kadar “acıktım” demenin faydasızlığı da çocuklara öğretilmeli. Yemek aralarında ara yemek (muhallebi, muz, bisküvi, çikolata vb. gibi) olabildiğince verilmemeli. 2- Çocuklar, ne gün ne yenileceği planlamasına ve yemek hazırlamasına (yaş ve becerilerine göre) dahil edilmelidirler. Yemek planlarken içinde 2-3 çeşit sebze, bir çeşit karbonhidrat (patates, pirinç ya da makarna gibi), bir çeşit protein (kırmızı et gibi) ve kalsiyum içeren bir gıda (süt, peynir gibi) olması gerektiği fikri çocuklara aşılanmalı ve bu konuda planlamalara da katılmalıdırlar. 3- Eve sokulmadığı takdirde, gözden ırak olan hazır bisküvi, gofret, cips, şeker gibi şeyler de çocukla anne-baba arasında yemek çekişmesini ortadan kaldıracaktır. Bunun yerine peynir, buğday krakerleri, meyve, ev yapması kurabiye gibi şeyler yemek arasında öğünlerin yerini almayacak şekilde önerilebilir. Aile yemek bütçesinin çok az kısmını şeker, gazoz ve cips gibi şeylere ayırmalı, bunun gerekliliği çocuğa açıklanmalı ve bunlar ancak haftada bir veya daha az miktarlarda verilmeye alıştırılmalı. 4- Seçenekler ancak iki tür yiyecek arasından sunulmalı. Çocuk seçenek dışı bir şeyi tutturduğunda da istediği yapılmamalı. Örneğin “elma mı istersin armut mu?” şeklinde sorulduğunda çocuğa seçim üstünlüğü verilmiş olunacağından kontrol onlardaymış gibi hissettirir. Unutmayın ki yemek aynı zamanda insanların psikolojik bir şekilde kontrol isteklerini uyaran bir olaydır. 5- “Yemeğini yersen dondurma vereceğim” gibi rüşvetçi yaklaşımlar çocuğa yanlış hedef göstermek olur. Hatalı davranışların yerleşmesine neden olabilecek bu tür yaklaşımlar uygun değildir. Güzel bir şekilde yemeğini yedikten sonra ödüllendirmelerde tabii ki sakınca yoktur, hatta uygun davranışların pekiştirilmesi için faydalı da olur. 6- Yemekten önce el yıkamak, sofrayı birlikte kurmak, oturarak yemek yemek, tabağa az konulan ilk miktarı tamamıyla bitirdikten sonra ikincisini istemek, sofrayı birlikte toplamak gibi alışkanlıklar sürekli tekrarlanarak davranış olarak yerleşecektir. 7- “Ben tokum, yemeyeceğim” denilse bile aile sofrasına eşlik etmesinin gerekliliği ve birlikte olmanın önemini anlamalarına yardımcı olunmalı. Sofra sohbetlerine katılmalarını cesaretlendirirken sırası geldiğinde de sessiz durmanın önemi anlatılmalı. Hiç kimse hep bir ağızdan konuşulan sofradan zevk almaz. Küçük çocukları sofraya uzun süreler bağlamayın. İzin alarak sofradan kalkmalarını da alıştırın. Daha küçükleri de sabırları taşmadan sofradan ayırıp kendi başına yapabileceği başka bir aktiviteye yönlendirin. Yemeklerinizi televizyon önünde yemeğe alıştırmayın. Yemek hepiniz için “ortak aile zamanı” olmalıdır. 8- Çocuklarınızın sofra eğitimini kazanabilmelerinin uzun yıllar alacağını unutmayın, bu konuda sabırsızlık göstermemeye çalışın. Sofra düzenini de sizden kopyalayacaklarını unutmayın. Olmalarını istediğinizi kendinizde modelleyerek güzel örnekler olun. Her fırsatta sofralarınıza akraba ve arkadaşlarınızı da katın ki modelleme imkanları ve alıştırma yapma fırsatları çoğalsın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT