BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bak sen!

Bak sen!

Serdar Çakır, hiç kuşkusuz son dönemlerde hakem camiasında yıldızı en çok parlayan isimlerin başında geliyor.



Serdar Çakır, hiç kuşkusuz son dönemlerde hakem camiasında yıldızı en çok parlayan isimlerin başında geliyor. Genel Başkan seçildikten sonra camia içinde “uzlaştırıcı” bir rol üstlenen ve hakemlerin “sesini” yükseltmeyi başaran Çakır, kamuoyuna karşı da hakem haklarını sonuna kadar savunurken; arkadaşları arasında büyük prim yaptı. Hilmi Ok ve yönetimiyle uyum içinde çalışması, süksesini arttıran bir başka etken olurken, muhalifleri Serdar hocanın bu önlenemeyen yükselişini elleri kolları bağlanmış izliyor! Hakkını yememek gerekir; Genel Başkanlık ünvanını aldığından beri gerek uygulamaları, gerekse davranışlarıyla “koltuğu” dolduruyor. Yaşı dolayısıyla hakemliğin “emeklilik” sınırına dayanan Serdar Çakır’ın, Haziran 2000’de yapılacak Futbol Federasyonu seçimlerinde MHK’ya girmeyi düşündüğünü birkaç kez yazmıştık. Kendisiyle yaptığımız konuşmalarda da açık açık söylemese bile, bunun işaretlerini almıştık! Gerekli “garantiyi” aldıktan sonra düdüğünü duvara asarak, komite içinde görev almasını bekliyorduk. Ancak son günlerde Serdar Çakır’a yakın çevrelerden değişik “tiyo”lar geliyor. “Serdar hocanın gözü; Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun hakemlerden sorumlu üyeliğinde” iddiaları ortaya atılıyor. Bir süre önce “2000 yılında Türk hakemliği” panelinde yaptığı konuşmada da bunun sinyallerini veren Çakır’ın, Futbol Federasyonu yönetiminde taban birliklerinin diğer temsilcilerinin yer almasına rağmen “hakem” temsilcisinin olmamasından yakınması ve asbaşkan Ata Aksu’dan “onay” alması, bu görüşe ağırlık katıyor! Camia açısından, futbolu yöneten bir kurumda hakem temsilcisi olması büyük avantaj. Yıllarca dernek yöneticiliği yapan ve büyük tecrübe kazanan Serdar Çakır da; arada çok güzel “köprü” oluşturur. Ama ortada büyük bir problem var! Aynı göreve Hilmi Ok da talip! Böyle olunca, işler biraz karışıyor! Uzun süredir bu işin altyapısını oluşturan Hilmi hoca, MHK’daki “yıpratıcı” ve “yorucu” görevinden uzaklaşıp, daha rahat bir işe kendini hazırlıyordu. “Veliahtı” Serdar Çakır’la yollarının kesişmesi, beklenmeyen bir gelişme. Serdar Çakır’ın, kariyer ve karizma olarak hakem müessesesinde “bir” numara olan Hilmi hocanın önüne çıkması, bilhassa şu sıralar asla düşünülemez. Ancak, bunun da “formülü” hazırlanmış! “Sensiz bu işler yürümez... Kulüpler karşısında ağırlığı olan bir ismin MHK’nın başında olması gerekir... Camiayı, gelebilecek ağır eleştirilerden sen korursun...” telkinleriyle Hilmi Ok’u 2 yıl daha koltuğunda oturtarak, Serdar Çakır’ın önünün açılması planlanıyor! “Bu proje gerçekleşir mi?” derseniz, akla yatkın geliyor. Camia içinde büyük bir gücü elinde bulunduran Serdar hocanın, böyle bir düşünceyi gerçekleştirmesi zor olmaz. Tabii Hilmi Ok’u ikna etmesi şartıyla! Bakalım, önümüzdeki günlerde olaylar nasıl şekillenecek? Bekleyip, göreceğiz! Geciken adalet İki yıl önce TFF’de Genel Başkan Yardımcılığı yapan ve görevden alınan derneğin İstanbul şubesinde “Müteşebbis heyet” başkanı olan Osman Avcı’nın, yaşadığı zorlukları o günleri hatırlayanlar bilir. Sürekli olarak, “Derneği bana teslim etmiyorlar. Bilgi, evrak, belge ve para hareketlerini göstermiyorlar” şikâyetlerinde bulunan Avcı, zamanın Genel Başkanı Ahmet Çakar’dan dahi gerekli desteği görememişti. Yılmadı, uğraştı, didindi, genel başkanlık seçimlerini kaybetti, bu uğurda uzun yıllar hizmet verdiği hakemliğe veda etti, ancak sonunda kendisine “manevi” haz veren onur mücadelesinden galip ayrıldı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin; “Davalının gazeteye yansıyan beyanatlarında belirtilen olguların dosyadaki bilgi ve belgeler nazara alındığında doğru ve benzer olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında kişilik hakkına saldırı olduğu söylenemez” şeklindeki kararı, mahkeme tarafından tazminat ödemeye “mahkûm” olmuş Osman Avcı’yı akladı. “Bu karar gösterdi ki; hakemler konuşmaktan korkmayacak. Adalete güvenecek. Davasında haklıysa, susmayacak. İşte ben gerekli mücadeleyi sürdürdüm, hakemliği bıraktım ama müesseseye örnek olacak bir davranış sergiledim. Bu kararı; sayın Hilmi Ok ve Özcan Oal’a ithaf ediyorum” şeklinde konuşan Osman hoca, dernek yönetiminden icra kanalıyla tahsil ettiği 75 milyon lirayla da depremzedelere iftar verdiğini söyledi. KISA... KISA... *Geçen yıl klasmanda gösterdiği yüksek performans sonrası 1. Lig’e terfi ettirilen Zafer Önder İpek, Beşiktaş’ın Dardanel’e yenilerek büyük şok yaşadığı maçın yıldızıydı. “Büyük” takımın elenmesine rağmen eyyam yapmadan gördüğünü çalan bu genç hakem, cesaretiyle güven verirken, ısrar edilirse “olacağının” mesajını verdi. *MHK, geçtiğimiz hafta yönettikleri maçlarda başarılı bulduğu Metin Tokat ve Murat Ilgaz’ı bu hafta yine maça gönderiyor. F.Bahçe’nin Göztepe’ye puan kaptırdığı karşılaşmada düdük çalan Tokat, İzmir’e abone oldu. Yine İzmir’de Altay-Trabzon maçını yönetecek olan Metin hoca, ligdeki 7. maçına çıkarken, “rekortmen” ünvanını koruyor. *Hilmi Ok ve arkadaşları Çarşamba günü oynanacak olan F.Bahçe-G.Saray derbisine hakem arıyor. Komite, birkaç isim üzerinde yoğunlaşırken “favori” adaylardan Muhittin Boşat’a bu hafta maç verilmemesi “derbiye hazırlıyorlar” yorumunun yapılmasına neden oldu. *Denizlispor’un G.Saray’ı ağırlayacağı, zirveyi ilgilendiren bu önemli karşılaşma İbrahim Aksoy atandı. Cimbom’un Adana’da 4-3 kazandığı maçta da düdük çalan Aksoy, ligdeki 5. maçına çıkacak. Aksoy’un yönettiği son 3 maçta, deplasman takımları 3 puan kazandı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT