BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Figuranlar ve başrol oyuncuları

Figuranlar ve başrol oyuncuları

Olanlar oldu. Bazıları için kıyamet koptu. Dünyalarını sırça köşkler üzerine kuranlar, 9 şiddetindeki depremle toz duman oldu.



Olanlar oldu. Bazıları için kıyamet koptu. Dünyalarını sırça köşkler üzerine kuranlar, 9 şiddetindeki depremle toz duman oldu. F.Bahçe, Pendikspor’a 2-1 yenilip elenince Fener fanatikleri çıldırdı. Birileri de iyice panikledi. Fanitikler, “Sizin için ölürüz” dedikleri futbolcuları öldürmek, linç etmek için saldırdı. Batan geminin kaptanının ağzını burnunu dağıttılar. Bu işi yaparlarken de kimse onlara mani olmadı veya olamadı. Fener’de neler oluyor? Fener’de neler olduğunu iyi anlamak için Türkiye’de, dünyada ve başlı başına bir kâinat olan insanda neler olduğunu anlayabilmeli. Şimdi hadisenin; psikolojik, sosyopsikolojik, kalburaltı ve kalburüstü yönleri, çok yetkili kişiler tarafından incelenecek. Türkiyemiz’in birinci meselesinin çözümünde bizim de vatandaş olarak katkımız olsun diyerek çooook çok kıymetli görüşlerimizi ifade edelim dedik. Ölmek veya öldümek, ikisi de “insanın en kıymetli varlığı hayatı fed┠demek. Ölünce mezara, öldürünce de canlı mezara gömülmek demek olan hapishaneye yolculuk, hem de geri dönülmez şekilde... Bu nasıl tutku ki, ölmeyi, öldürmeyi göze aldırıyor? Öldürmek istiyor; hem de uğruna ölmeyi göze aldığını... Fanatik, eliyle yaptığı putunu yine kendi eliyle yıkıyor... Hazreti Ömer, “Hatırladığımda, beni, biri ağlatan biri de güldüren iki şey vardır. Tatlılardan yaptığımız putları çok acıkınca yerdik. Bunu hatırladığımda gülerim. Kız çocuğumu diri diri gömmek için mezar kazarken, yavrum, eliyle, sakalımdaki toprakları silerdi. Bunu hatırladığımda da ağlarım” der. Futbolun fanatikleri, medyanın da yardımıyla cicili bicili hale getirdikleri putlarını acıkınca yiyor, kızınca parçalıyorlar. Ebedi güzelikleri de, öz kızını toprağa gömen bir babadan daha zalimce öldürüyorlar. Kişinin, futbol için ölmeyi ve öldürmeyi göze almasının arkasındaki esrar nedir? Aslında fazla da bilinmez bir şey değil. Hakiki mâbuda kul olamayanlar, mücadelesini ebedi güzellikler için yapamayanlar, kendi elleriyle inşa ettikleri mâbudların kulu, kölesi olmaktalar. Bu mâbudları, kendilerini terkettiğinde de kurtuluşu ve tatmini, ölmekte ve öldürmekte görmektedirler. Gariban, cebi ve aklı delikler, futbol fanatikliğine itilirken, orta yollu düşünenler, makam ve mevkiyi seçmekte, fazla zekilerse parada karar kılmakta, kimisi kadının sihrine kapılmakta, çok çok zekilerse mâbud üretme işini mâbud edinmekte. Büyük âlim İmam-ı Rabbani Hazretleri, futbolu, şunu, bunu mâbud edinip, mâbudları için ölüp öldürenlerin ve sonunda da mâbudlarına kıyanların haline şu sözleriyle çok güzel ışık tutmaktadır: “Hayat gayesi neyse, neye ulaşmak için çalışıyor, gecesini gündüzüne katıyorsa, insanın mâbudu, taptığı odur. Aslında taptığı tektir, kendi nefsidir. Nefsinin istek ve arzularına kavuşabilmek için başka şeyleri mâbud edinmekte, peşlerinde koşmaktadır. Gerçekteyse, peşinde koştuğu, ulaşmak için her türlü fedakârlığa katlandığı nefsinin arzu ve istekleridir” demektedir. Gerçek mâbuda kul olmayan, nefsine ve nefsinin isteklerine kavuşturacak binlerce mâbuda kul olmaktan kurtulamaz. Birilerini birilerine, birşeylere, kul yapmak için uğraşanlar da birgün efendilerinin hışmına uğrarlar. Daha önce, “Satılmışlar”, “Ruhsuzlar”, “Siz bu taraftara lâyık değilsiniz” diye manşetler atarak Fenerli futbolcuları hedef gösterenler, şimdi utanmadan, “Bu nasıl spor anlayışı?”, “Böyle taraftar olur mu?” diyorlar. Bu yangıncılar, ürettikleri canavarlar, efendilerini yemek için dişlerini gösterdiğinde ne mi yapacaklar? Onlar işini bilirler, canavarı yiyen canavar üretirler. Bir mâbud yerine binlerce yeni mâbudu piyasaya salarlar. Onların tezgâhı her devirde iş yapar. Bu dünyanın düzeni böyledir, en baş oyuncu, e nbaş oyuncu yardımcıları, baş oyuncular ve figuranlar vardır. En baş oyuncular parsayı götürürlerken, figuranlar ölüp öldürdükleriyle kalırlar. En baş oyuncu yardımcıları ve baş oyuncular ne mi yapıyor? Onlar da ellerine verilen rolü oynayan birinci derece derin figuranlardır. Senaryoyu yazıp, oyuncuları seçtiğini zanneden en baş oyuncular mı? Onlar da, ölüm kapılarını çaldığında, figuran olduklarını anlarlar, ama iş işten geçmiş olur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT