BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ölüm tarlası

Ölüm tarlası

15 ayrı mezardan toplanan kemikler laboratuvarlarda yıllarca süren DNA testleri sonucu tanımlanabiliyor



> Osman Sağırlı > Bosna’daki acılar DNA ile netleşiyor Bosna’da yaşanan savaşın üzerinden 15, Srebrenitsa’da yapılan katliamın üzerinden ise 12 yıl geçti. Ancak, hâlâ nereye kazma vurulsa bir toplu mezar çıkıyor. Bu mezarlarda kimlerin yattığı ise meçhul. Her açılan mezarda yatan kimin bir yakını bilinmiyor. İşte tam bu noktada DNA testleriyle kimlik tanımlama işlemini gerçekleştiren ICMP (International Commission on Missing Persons) yetkilileri, önemli bir görevi yerine getiriyor. Bosna Hersek’teki Tuzla bölgesinde hizmet veren ICMP yetkilileri, bütün defin işlemleri bitene kadar cenazelerin başında bekliyor. 3 bin 305 kişinin kimliğinin belirlenmesini sağlayan ICMP Halkla İlişkiler Sorumlusu Jasmina Mameledzija ile kurumun operasyon sorumlusu ve finans direktörü Adam Boys, gazetemize ilginç açıklamalarda bulundu: Her parça ayrı bir yerde ICMP merkez ofisinde görüşlerini aktaran Adam Boys, “Sırp silahlı güçleri bizim işimizi zorlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapmış. Öyle örnekler var ki, mesela bir yetişkin erkeğin parçalarını 14 farklı toplu mezardan çıkardık. Bunların her birinin arası ortalama 15 kilometre idi. Bunun gibi birçok misal var. Bir de toplu mezarlara kurulan bubi tuzakları ve mayınlar var ki bunlardan iki defa çalışanlarımız yaralandı. Bütün bunlarla birlikte biz işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz” dedi. ICMP, DNA tanımlamasında ve kimlik belirlenmesinde uluslararası üst düzey bir tecrübe de kazanmış. Boys, bu konuda şunları söyledi: “Bizim Bosna Hersek’te iki farklı işlevimiz var. Birincisi toplu mezarlarda bulunan kemikleri, vücut parçalarını bir araya getirerek aynı kişiye ait cesedi olabildiğince tamamlanmış bir hale getirmek. Bu aşamadan sonra bize kayıplar için başvuran ailelerin DNA özelliklerine bağlı olarak cesetleri ailelerle eşleştirmeye çalışıyoruz. DNA karşılaştırmasından sonra tanımlamanın son aşamasında teşhis için aile üyelerinden birini çağırıyoruz ve cesedin özel eşyaları sayesinde teşhis yapmalarını sağlayarak tanımlandırmayı sonlandırıyoruz.” 5 bin ceset torbası var ICMP’nin Tuzla’ daki laboratuvarında insanı dehşete düşüren görüntüler bulunuyor. Tuzla ofisinin halkla ilişkiler sorumlusu Jasmina Mameledzija merkezdeki raflarda ne kadar ceset olduğunu açıkladı. Verilen bilgilere göre; Raflarda tam 5000 adet ceset torbası var ve bunların hepsi kemiklerle dolu. Henüz tanımlanamayan cesetlerin kemikleri. > Ben kurtuldum ama dedem öldü 11 Temmuz 1995 tarihinde yaşanan Sırp vahşetinde 11 yaşında olduğu için kurtulan Damir Osmanoviç, o acı günleri şöyle anlatıyor: “Savaş devam ederken babam, amcalarım ve yaşı genç olan yakınlarım Sırplara karşı mücadele eden silahlı kuvvetlere katılmışlardı. Yanımızda sadece iki dedem vardı ve onlar da yaşlılardı. 11 Temmuz günü Srebrenitsa’nın BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edildiği ve savaşın da bitmek üzere olduğu söylendiği için biz artık şehirdeki Sırp saldırılarından kurtulmak maksadıyla BM askerlerinin bulunduğu fabrikalar bölgesine geldik. Burası Hollandalı askerlerin kontrolü altındaydı. Kapıdan içeriye girerken 11 yaşından büyük erkekleri ayırıyorlardı. Dedelerimizi de bizden ayırdılar, ben ufak tefek göründüğüm için annemle birlikte fabrikaya girebilmiştim. Ancak bir daha dedemi göremedim.” 12 yıl sonra bulundu Damir, bunları söyledikten sonra gözleri dalıyor, duygulanıyor. Çünkü o günden beri göremediği dedesinin cenazesi bu sene ICMP tarafından tanımlanmış ve ailecek dedesini defnetmeye gelmiş. Dedesinin cenazesi Potiçari’den 50 kilometre uzaklıktaki Zvornik kasabasında bulunmuş. Damir’in bu noktada belki de mutlu olduğu bir ayrıntı da dedesinin cesedinin bir bacağı hariç tamamının bulunmuş olması...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT