BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP kendini tüketiyor

CHP kendini tüketiyor

CHP cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM’ye girmeyecek. MHP’ye de “girme!” diye baskı uygulama peşinde. Maksadı 11. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün hukukun esnetilerek yükseltilen 367 duvarını aşamaması. Halbuki bu film daha dün görüldü.



CHP cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM’ye girmeyecek. MHP’ye de “girme!” diye baskı uygulama peşinde. Maksadı 11. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün hukukun esnetilerek yükseltilen 367 duvarını aşamaması. Halbuki bu film daha dün görüldü. CHP’nin baş çekmesiyle ANAVATAN ve DP orada oldukları halde genel kurul salonuna girmediler. Akıbetleri ortada. ANAVATAN perişan oldu, DP hüsrana uğradı, CHP o gün 175 Milletvekiline sahipken, DSP ile ittifak yaptığı halde 22 temmuz seçimlerinde 100 milletvekilinin altına düşerek bir hüsran da o yaşadı. Buradan çıkan sonuç şudur. MHP gayet aklı başında gidiyor. Bu tavrını aynen sürdürmelidir. Diyelim ki aksi oldu, MHP, CHP’nin telkinlerine kandı ve o da meclis kapısından içeri bakıp seçime katılmadı. O zaman ne olacaktır? İşte o olması muhtemel kara senaryo CHP’nin ümididir, meclisin cumhurbaşkanını seçememesi, genel seçimlerin yenilenmesi. Ne gam, ne olur ki? Biz, kişi başına yıllık gelir 20 bin YTL olan bir ülke değil miyiz? Gerekirse haftada bir seçim yaparız. Birileri herhalde bu gaflette. Fakat millet gafil değil. Öyle bir durumda CHP biter. MHP ise dehşetli kan kaybeder. Devlet Bahçeli, bunu görmekte. Hayrettir ki deniz Baykal görmüyor veya görmek istemiyor. Hani efsanelerde vardır, canavar kuyruğundan başlayarak kendini yer. CHP kendini yiyor. Bu da tabii olarak bir süreci işletmekte. Türkiye, bir-iki seçim dönemi sonra fiilen iki partili hayata geçebilir. AK Parti ve MHP. DTP, AK Parti’ye küçülüp grup dahi kurmaktan aciz hale düşen CHP şayet kabul ederse MHP’ye iltihak edebilir. Niçin? Din istismarı yapmak ne kadar çirkinse... Cumhuriyet, Laiklik, Atatürk, ordu istismarı da o denli çirkin. Artık sloganlarla güdülen kasketli garibanlar yok. Okuyan, inceleyen, mukayese eden şuurlu, sağ duyulu seçmen var. O seçmen Nişantaşı sosyetesi de olsa Ağrı Dağı eteğinde de yaşasa aynı ortak duygular içinde. Millet kof, boş, derinliksiz, göz boyama sloganları dinlemiyor bile. Tarhan Erdem nerede? Üstelik de CHP’li bir aydın. Abdullah Gül için sayın Erdem’e bir anket ısmarlansın bakalım, yüzde 70 oy alacak mı almayacak mı? Toprak, CHP’nin ayağı altından kayıyor. MHP Ana muhalefete hazırlanıyor. Güvenin kumaşı, kurdun ağacı yiyip bitirmesi gibi hırs da CHP’yi bitirmekte. Hırs-ı pirî içindeki CHP vitrini konuştukça kaybediyorlar. TSK’ya canu gönülden tavsiyemiz asla ve kat’a bu işe karışmasın, bulaşmasın, ilişmesin. CHP’nin yerini MHP veya bir başka parti alabilir, fakat ordumuz tek, onun yerini yine ancak kendisi doldurabilir, milleti ile sakın ola ki ters düşmeye. MHP’ye tavsiyemiz ise bir tekrar cümlesi. Genel kurula girmek yetmez. Grup serbest kalsın, dolaylı yasak olmasın. Dileyen dilediği gibi oy versin. Devlet Bahçeli’den en küçük birimdeki MHP’liye kadar bir tek kişi bizim kendilerine zarar verecek bir temennide bulunmayacağımızı çok iyi bilirler. Aksine oy verdikleri takdirde kamuoyundaki prestijleri katlanacaktır. Çünkü 367 engeli MHP’nin aklı selimi tercihiyle aşılıyor. Ya bir de ilk turda cumhurbaşkanı seçilirse? O şeref MHP’ye ait olacaktır. Bu tarihi fırsat kaçmamalı. Muhalefette sadece kara ve ak yoktur. Kara, ak ve gri renkler vardır. Doğruya da eğriye de muhalefet körü körüne muhalefettir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT