BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzlaşma çagrısı

Uzlaşma çagrısı

“Güçlü Türkiye için hepimiz ortak hedef ve değerler etrafında kenetlenmeliyiz”



> Sibel Tokgöz ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, “Güçlü ve müreffeh Türkiye ideali için, cumhuriyetimizin temel nitelikleri, milletimizin değerleri ve gelecek hedeflerimiz etrafında birleşelim. Birlik ve beraberliğimizi her şeyin üstünde tutalım. Gücümüzü buna ayıralım. Büyük uzlaşmayı sağlayamamak Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür” dedi. “Kimsenin şüphesi olmasın” Toplantıda, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin son gelişmeleri değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, “22 Temmuz genel seçimlerini nasıl olgunlukla tamamladıysak, Cumhurbaşkanlığı seçimini de aynı demokratik nezaket ve olgunlukla tamamlayacağız. AK Parti olarak başından beri bu konuda azami gayret ve özeni gösterdik, gösteriyoruz. Adayımız Sayın Abdullah Gül’e inanıyoruz ve güveniyoruz. Abdullah kardeşim bilgisi, tecrübesi, donanımı, kariyeri, karizması, içerde ve dışarda gördüğü itibar ve hüsnü kabul ile bu yüce makamı layıkıyla temsil edecek devlet adamıdır. Anayasamızda belirtilen nitelikleri taşımanın yanı sıra kişisel özellikleriyle cumhurbaşkanlığı için ideal bir adaydır. Geçmişte başbakanlık dahil birçok önemli görevlerde bulundu. Gerek yurt içinde üstlendiği bakanlık görevleri gerek yurt dışındaki Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu’ndaki görevlerini başarıyla yürütmüş, ülkemize, milletimize büyük hizmetlerde bulunmuştur. Seçildiği takdirde kendisine destek verenler kadar vermeyenleri de kucaklayacağından, tarafsızlık ilkesine uygun olarak hiçbir ayrıma gitmeksizin tüm fertleri bir ve bütün olarak temsil edeceğinden kimse şüphe duymamalıdır” dedi. “Büyük kabul gördü” Gül’ün, adaylığı ilk gündeme geldiğinde de bugün de hem içeride, hem dışarda büyük bir hüsnü kabul gördüğünü vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yurt dışındaki bütün dostlarımızdan, bütün siyasi liderlerden de bu noktada yaptığımız telefon görüşmelerinde hep aldığımız takdirdir ve buna yönelik memnuniyettir. Halkımızın kendisine meydanlarda verdiği destek çok anlamlıdır. İyi niyet sahibi herkes bilmektedir ki Abdullah Gül’ün özü ve sözü birdir. Bugüne kadar edindiği devlet tecrübesiyle ihtiyat ve hassasiyetlerini çok iyi bildiği kurumlarımızın eş güdüm ve uyum içinde çalışmasına katkıda bulunacaktır. Anayasamızda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanan Cumhuriyetimizin temel niteliklerini güçlendirmek, Atatürk’ün işaret ettiği çağdaşlaşma hedeflerini takip etmek için çalışacaktır.” “Hiçbir engel tanımıyorum” Türkiye’yi pistin ucuna kadar gelmiş bir jet uçağına benzeten Erdoğan, şöyle konuştu: “Büyük bir sıçramanın eşiğinde bulunuyoruz. Adeta lastikleri pistten kestiğimiz take off’a (kalkış) geçtiğimiz andan itibaren Türkiye’yi tutmak artık mümkün değildir. Her zaman söylediğim kişi başına 10 bin dolar milli geliri yakalamak bizim için bundan dolayı çok ama çok büyük bir önem taşıyor. Türkiye’yi 4 yıl 9 ayda nasıl bu noktaya getirdiysek, bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhu içerisinde başarabiliriz. Ben bu noktada önümüzde hiçbir engel tanımıyorum, bunları aşarız. Baştan beri ifade ettiğim bütün hususlar aynı zamanda bizim AK Parti olarak yeni seçilecek cumhurbaşkanımızdan talep ve beklentilerimizdir. Biz Abdullah Gül’ün bu beklentilerimizi karşılayacağına da inanıyoruz. Abdullah Gül Bey, Türkiye’nin tüm beklenti ve hassasiyetlerine göre davranabilecek basiret ve duyarlılığa da sahiptir. Bana göre hızımızı yavaşlatacak tek engel, toplumsal barışımızı zayıflatmak, huzur ve istikrarımızı bozmaktır. Bu kritik aşamada hepimize düşen sorumluluklar var. Birlik ve beraberliğimizi her şeyin üstünde tutmak mecburiyetindeyiz. Ben buna ‘büyük uzlaşma’ diyorum. Böyle bir uzlaşma, ancak ortak hedef ve değerler etrafında sağlanabilir. Bizim ortak hedefimiz güçlü ve müreffeh bir Türkiye idealidir. Gelin Cumhuriyetimizin temel nitelikleri, milletimizin değerleri ve gelecek hedeflerimiz etrafında birleşelim. Kimse kimseyi dışarıda bırakmasın. Büyük uzlaşmayı sağlayamamak, Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür.” > ‘Milletin verdiği yetki kadar söz sahibisiniz’ Milletin iradesinin 22 Temmuz’da sandıkta tecelli ettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin önünde ak bir sayfa daha açılmıştır. Bütün siyasi partilerimiz milletimizden aldıkları temsil yetkisini TBMM çatısı altında kullanmalıdır. Nihayet demokrasi millet iradesini esas alan bir rejimdir. Siyasi aktörler, milletin verdiği yetki kadar söz sahibi olabilir. Bundan fazlasını istemek, ya da bundan azına razı olmak millete rağmen iş görmektir. Benim seçim sürecinde ısrarla ‘uzlaşma demokratik usullere olur’ derken, kastettiğim şey işte budur. Bir demokratik nezaket içinde kapımızı herkese açık tutmaya çalıştık. Elimizi herkese uzatmaya devam edeceğiz. Meclis Başkanlığı seçimlerinde izlediğimiz yöntem her çevrede kabul gördü. Şimdi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aynı yöntemi izledik, izliyoruz. Abdullah Bey bütün siyasi partilerden randevularını talep etti, verenlere ziyaretlerini gerçekleştirdi, gerçekleştiriyor. Sivil toplum örgütlerinden bizim görüşlerimizi paylaşan paylaşmayan hepsini tek tek ziyaret etti, ziyaret ediyor, ziyaret edecek. Birini beğenip, diğerini dışlamak gibi bir anlayış yok. İlkeli bir duruş ortada vardır ve bu süreç devam etmektedir. Şu ana kadar Sayın Abdullah Gül’den başka bir aday çıkmadığını görüyoruz. Ancak Anayasal takvim işliyor. Önümüzdeki günlerde diğer siyasi partilerden de adaylar çıkabilir. İnanıyorum ki birlik ve beraberliğimiz, huzur ve istikrarımız cumhuriyetimiz ve demokrasimiz bu süreçten daha da güçlenerek çıkacaktır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT