BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hadîs ve fıkıh âlimi Abdurrahman-ı Şebrîsî

Hadîs ve fıkıh âlimi Abdurrahman-ı Şebrîsî

Abdurrahman-ı Şebrîsî buyurdu ki: “Kul hakkından sakınanlar, namazlardan sonra onbir ihlâs okuyanlar ve katilini bile affedenler, Cennete hesapsız gireceklerdir!”



Ebü’l-Feth (Abdurrahman-ı Şebrîsî), ilimde çok yüksek bir zat idi. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Çok ilim tahsîl etti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilimlerini okudu. Bunların ilki, babasının dedesi Kâdı Nûreddîn Ebü’l-Hasan Ali’dir. İbn-i Hacer, Takıyyüddîn Ressâm, İzzeddîn Ebû Muhammed ibni Furat el-Hanefî ve daha başka âlimlerden hadîs-i şerîf okudu. Birçok âlimden icâzet aldı Hâfız Şemseddîn Ebü’l-Hayr el-Makdisî’den de, evinde ve Câmi-i Kâf’da Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim ile Sühreverdî’nin Avârif-ül-Me’ârif kitabını, Kutbüddîn-i Kastalânî’nin giyim ve sohbet hakkındaki İrtifâ’-ür-Rütbe kitabını, İbn-i Hişâm’ın Siyer’ini, Sünen-i İbn-i Mâce, Müsned-i Dârimî ve Câmi-i Tirmizî adındaki hadîs kitaplarını, Muvattâ ve Sünen-i Ebî Dâvûd ve daha başka kitaplardan bâzı bölümleri okudu. Birçok âlim ona icâzet verdi ve hil’at giydirdi. Ebü’l-Feth (Abdurrahman-ı Şebrîsî hazretleri, bir sohbetinde; “Bâzı insanlar, Cennete hesapsız gireceklerdir, buyurdu. - Onlar kimlerdir? diye sual edince; - Şu üç şeyi yapanlardır: Kul hakkından sakınanlar, namazlardan sonra onbir ihlâs okuyanlar ve katilini bile affedenler, buyurdu. Muhammed Avfî şöyle anlatır: “Gençliğimde Şeyh Abdurrahmân’ı gördüm. Yanına yaklaşınca alnımdan öptü ve şefkatle bana baktı. Sonra zikir etmemi, Allahü teâlâyı çok hatırlayıp anmamı telkin etti. Bu hususta benden söz aldı. Sonra bana; “Bizim günlerimiz sona erdi” -Allahü teâlânın emânetinde olarak yaşa, Allahü teâlâya sığın. Allah, her işini kolaylaştırsın. Seni, kendisinin dışındaki şeylerden fânî kılıp, kendisi ile bâkî eylesin. Sen, asrının imâmı, zamânının bir tânesi, akranlarının en üstünü, din kardeşlerinin arasında mübârek bir kimsesin! Allah, seni koruyup gözetsin! Fazl-u keremi ile ihsân ettiği şeylerle sevinç ve neşeni artırsın! dedi. Daha sonra kıymeti ve mânevî değeri çok yüksek bir elbise giydirdi. Sonra; -Artık bizim günlerimiz sona erdi, saatlerimiz tükendi, dedi ve biraz sonra da vefat etti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT