BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaptan ve diğerleri

Kaptan ve diğerleri

Acemi korsanlar, milyonları meşgul ettiler. “Acemi korsanlar” dememizi yadırgamayın lütfen, zaten, korsanlar, kursa gitmez, sertifikalı olmazlar. Haliyle acemi olacaklardır. Belli ki ortada iki kafadar genç var. Şayet Türkiye iç siyasetini zora sokmak gibi bir ajanlık söz konusu değilse öyle el Kaide vs’nin de işin içinde yer aldığını pek tahmin etmiyoruz.



Acemi korsanlar, milyonları meşgul ettiler. “Acemi korsanlar” dememizi yadırgamayın lütfen, zaten, korsanlar, kursa gitmez, sertifikalı olmazlar. Haliyle acemi olacaklardır. Belli ki ortada iki kafadar genç var. Şayet Türkiye iç siyasetini zora sokmak gibi bir ajanlık söz konusu değilse öyle el Kaide vs’nin de işin içinde yer aldığını pek tahmin etmiyoruz. Ortaya çıkan manzaraya nazaran yürekleri süper gücün yaptıklarını kaldıramıyor, o yüzden kafa kafaya vermiş, bir bakıma içinde bulundukları yaşların emrine boyun eğmişler. Bir de aralarında “el Kaide” diye laf edince resmi makamlar ayağa kalktı. Hadisenin seyrini birlikte takip ettik. Yolcular kaçtılar. Neyse ki korktuğumuz olmadı. Bir zamanlar bir hava korsanı, yine İran’a götürmek için -hangi hikmettense bunlar da hep İran der- uçak kaçırıp Diyarbakır’a indirmiş, kadın yolculardan da başlarını örtmelerini istemişti. Kadınlar, kafa kılıflarını başlarına geçirmişlerdi. Komik bir görüntü ortaya çıkmıştı. Bu komedinin tekrarından korkmuştuk. Yolcular kaçınca pilotlar da firar etti. Şimdi tartışılan bu firar olayı. Saksağanın kuyruğunun suya değip değmemesi misali çok kimse havanda su dövüp duracaktır. Pilotlar, yolculardan evvel veya onlarla birlikte önlerine fırsat çıkınca kaçabilirler mi? Bir hakkı teslim etmeli. Namı diğer kaptan olan pilotlar, uçağı sağ salim Antalya’ya indirdiler. Bu yüzde yüz başarıdır. Antalya değil de Tahran’a da inebilirlerdi. Esasında kaçarak başarılarını küçülttüler. Çünkü pilotlara da “kaptan” deniyor. Ne zarar var bunda? Bazı avukatlar, doktora yapmışlardır. Haliyle tabelalarına “Dr. Av.” diye yazarlar. Kaç vatandaş, o doktorun başka mânâya geldiğini bilir?. Onun için hekim muayenehanesine gideceklerine avukat yazıhanesine gitmişlikleri olmuştur. “Kaptan, gemiyi en son terk eder.” Bu bir kültür unsuru, bir deyimdir. Buradaki kaptan denizlerin kaptanı. Geminin başına bir hal gelince ölme pahasına kaptan yerindedir. Gemiyi o en zor ânında kaptan idare edecek ve mümkün olursa onun maharetiyle selamet sahiline vasıl olacaklardır. Vatandaş pilottan da bunu bekliyor... Niçin? Çünkü o da kaptan. Yanlışlık da burada. Kelimelerle onların anlamları iç içe geçti. Anlam kaymalarından öte anlam kazaları oldu. Doktora “doktor” demek yanlıştır. O meslek mensubunun unvanı hekimdir. “Doktor” bir dalda ihtisas yapmış meslek mensubuna denir, edebiyatta da hukukta da doktor olur. Hostes, bir kere Türkçe’ye girmiş oldu. Keşke vaktiyle “ev sahibesi” veya “sahibe” gibi bir isim kullanılsaydı. Ne yaparsınız ki teknolojiyi literatürüyle birlikte iktibas ediyoruz. Bir zamandır, fuarlarda yer hizmeti veren genç kızlara da “hostes” deniyor, “refakatçi” denmeliydi. Önüne gelen karşısına çıkan büyük-küçük herkese “hocam” der oldu. “Hoca” eğitimcilerle imam efendilerin unvanıdır. Bir karış çocuğa bile “hocam” diye hitap edenler olabiliyor. “Üstad” nadirlerin nadiri bir unvandır. Biri için kullanmak isterseniz bin kere düşünmeniz lazım. Fakat o da ulu orta söylenmekte. Üstad olmak kolay mı? Her meslekte o kadar çok üstadımız olsa zaten geri kalmış memleketler zincirinde bir halka teşkil etmezdik. Neyse ki “allame” bilinmemekte. Kaptana gelince. O da dejenere edildi. Kelime, orijinaliyle gemicilere mahsus. Önce pilotlara da “kaptan” denir oldu, sonra otobüs şoförlerine, en son olarak da futbol takımlarının kıdemlilerine. Dolayısıyla gemi kaptanından beklenen veya beklenmeyen mükellefiyetler, böylesi zamanlarda pilotlarda da umulmakta. Ne demek istiyoruz? Kaçmakla iyi mi ettiler? Hayır. İyi etmediler. Pilotluk sadece iki menzil arasında gidip gelmek değildir. Fakat olay kendi şartları içinde değerlendirilmeli. Yüreği bölge Müslümanlarının maruz kaldığı zulümlerle kavrulan iki heyecanlı, tecrübesiz gencin yaptığı eylemi bitme noktasına getiren pilotlar, curcuna çıkınca onlar da firar ettiler. Büyütmeye gerek yok. Havacılığımız idman yaptı. Üzerinde durulması gereken kavram kargaşasıdır. Eylem kargaşası bir günlüktür, kavram kargaşası ise işte böyle en azından psikolojik çatışmalara, yıpranmalara yol açar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT