BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mücadele abidesi Fata Nine

Mücadele abidesi Fata Nine

Bosna’daki savaşta eşi ve çocukları dahil 22 yakınını kaybeden Fata Nine, evinin bahçesine yapılan kiliseyi yıktırmak için verdiği hukuk mücadelesinde dövüldü, tehdit edildi ancak yılmadı. Ve mahkeme nihai kararı verdi: “Mülk Fata Ninenindir. Eğer istemiyorsa kilise yıkılmalıdır.”



> OSMAN SAĞIRLI Fata Nine, Srebrenitsa yakınlarında oturan kendi halinde bir teyze. Onun oldukça ilginç bir hikayesi var. Srebrenitsa’da adeta sembol bir isim... 1943 yılında Bratunaç’ta doğan Fata Orloviç, savaş öncesinde 7 çocuğu ile birlikte yine bugün yaşadığı yerde yaşıyormuş. 1992’de başlayan savaşın oluşturduğu kaos ortamı, sonunda eşi Sacir’in ölümüne kadar uzanmış. Bu son nokta olmuş ve ardından Fata nine ile ailesi evlerinden, yurtlarından sürgün edilmişler. Zor geçen savaş yılları sırasında yaşlı kadın tam 22 yakınını kaybetmiş. Bahçede kilise bitmiş Bosna savaşından iltica ederek kurtulan ve İnsani Yardım Vakfı yetkililerinin yardımlarıyla ayakta kalmayı başaran Fata Nine, asıl darbeyi ise savaştan sonra köyüne geri döndüğünde almış. 10 yıl önce Dayton Anlaşması imzalandığında eve dönüş planları yapmaya başlayan Fata nine, Orloviç ailesine ait araziye geldiğinde beklemediği bir manzarayla karşılaştığında adeta yıkılmış. Köyündeki evinin bahçesinde Sırplar tarafından yaptırılan kiliseyi görünce şok olan yaşlı kadın, kiliseyi bulunduğu yerden kaldırtmak için çalmadık kapı bırakmamış. Fakat aldığı cevap oldukça sert olmuş. Fata Nine, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Buraya geldiğimde kiliseyi yapılmış buldum ve kaldırsınlar diye rica ettim. Ama beni dövdüler. Hırpalayıp eziyet ettiler. Sadece bana değil, bulunduğum kasabadaki herkese yapmadıkları eziyet kalmadı. Yaptıklarından sonra delil olması için sağlık raporu aldım ve eziyetleri belgeledim. Raporumu alana kadar bütün ıstıraplara dayandım ve sonra da yargı yoluna başvurdum.” İlk davayı kaybetti Mahkemede görülen ilk davadan sonuç alamayan Fata Nine, ikinci defa dava açmış. Ancak mahkeme bu sefer din düşmanlığı ve çekememezlik yaptığı gerekçesiyle yaşlı kadını suçlu bulmuş ve talebini reddetmiş. Sonuçtan yılmayan Fata Nine, hukuk mücadelesini sürdürmüş. “Bizim olduğumuz yerde eskiden hiç Sırp yoktu, hâlâ da çok az var. Burada kiliseye ihtiyaç yok. Nasıl din düşmanlığı yapıyormuşum” diyerek tepki gösteren Fata nine, “Ben problem çıkmasını istemiyorum. Lütfen kiliseyi buradan götürün. Savaş yüzünden artık hiçbir çocuğum yanımda değil. Hepsi başka yerlerde yaşıyor. Eşimi ve birçok yakınımı kaybettim” diyor. “Bütün bunlar olurken benim bahçemdeki kilisede düğün yapmanıza, eğlenmenize müsaade edemem. Ben siz eğlenirken, nasıl evimde oturabilirim, bahçemde durup düğünü seyredebilirim? Böyle bir şey olabilir mi?” diyerek mahkemede kilisenin kaldırılmasını isteyen yaşlı kadının bu talebi reddedildi. Ancak o yılmadı!.. Suçlu sandalyesinde Sırplar, Fata Nineyi susturamayınca farklı metotlar geliştirdiler. 2004’te Rahip Milo Vanoviç, polisler ve bir grup Ortodoks’la kilisede ayin yapmaya gitti. Fata nine bahçesinden bunları kovmaya çalıştı. Polislerin saldırısına uğrayan yaşlı kadın bir süre hastanede yattı. Bu da işe yaramayınca bu defa, “ırk ve din ayrımcılığına sebebiyet vermekten” Fata nineye dava açtılar. Yaşlı kadın başına gelenleri şöyle anlatıyor: “Bahçemdeki kiliseye geldiler. Ben engelleyince rahip silah çıkardı. Elimle engelleyince silahla elime vurdu. Ve sonra bütün polisler ellerindekilerle beni dövmeye başladılar. Dayaktan bayılmışım. Gözlerimi açtığımda Bratunaç’taki polis istasyonunda kelepçeli bir halde hücredeydim. 6 saat beni orada tuttular. Sonra aynı polisler, sanki onlar bana değil de ben onlara dayak atmışım gibi mahkemede tanıklık yaptılar. Bu adamlar utanmayı dahi bilmiyorlar.” Rüşvet teklif ettiler Avukatları aracılığıyla davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımak için müracaat eden Fata Ninenin davasının AİHM’de görülmesi halinde diğer kiliseler için de emsal teşkil edeceği endişesi yerel mahkemeyi de etkilemiş. Mahkeme, davayı tekrar görüşmeye başlamış. Bu arada, Sırp yetkililerin davranışlarında da bir takım değişiklikler olmuş. Fata Nineyi ne yaptıysa vazgeçiremeyen Sırplar, son olarak da iddiasından vazgeçmesi için 2.5 milyon mark (1 milyon 200 bin euro) para teklif etmiş. Ancak yaşlı kadın, “10 binlerce şehidimizin kemiklerini nasıl satarım? Atalarıma nasıl ihanet ederim?” diyerek bu parayı da reddetmiş. Srebrenica’daki mahkemede görülen dava, nihayet geçtiğimiz salı günü sonuçlandırıldı. Tazminat alacak Yaklaşık 12 yıl süren dava sonrasında mahkeme, bir hukuk mücadelesinin ardından Mülteci Bakanlığının da onayı ile bir karara vardı ve mülk sahibinin Fata olduğunu resmen ilan etti. Sonuç olarak Boşnak mülteci, artık istemediği Ortodoks kilisesinin de sahibi durumunda. Diğer yandan Bratunac Belediyesi, Sırp Cumhuriyeti hükümetinin “kaçak olarak inşa edilen ibadethanenin kapatılması”na yönelik emrine uygun olarak kiliseyi üç hafta içinde yıkacak. Ayrıca yıllarca kendi mülkünü kullanamayan Fata Nineye de yüklü miktarda bir tazminat ödeyecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT