BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bufalonun dönüşü

Bufalonun dönüşü

Youtube’da seyredilme rekoru kırmış bir video var. Güney Afrika’da amatörler tarafından çekilmiş. Arslanlar, bufalolar ve timsahlar oyuncu. Seyretmeyenlere hararetle tavsiye ederim.



Youtube’da seyredilme rekoru kırmış bir video var. Güney Afrika’da amatörler tarafından çekilmiş. Arslanlar, bufalolar ve timsahlar oyuncu. Seyretmeyenlere hararetle tavsiye ederim. Özetlersek: Çayırda kendi halinde otlamakta olan birkaç bufaloyu bir grup arslan gözüne kestiriyor. İçlerinden en zayıfı olacağını düşündükleri yavruyu hedef seçip hücum ediyorlar. Yavru bufalo önde, akşam yemeği peşindeki arslanlar arkada. Öteki iki bufalo durumun vahametini anlayıp olay yerinden hızla uzaklaşıyor. Yavru bufalonun yakalanması uzun sürmüyor. Arslanlar başına çöküyor, fakat yer bir ırmağın kıyısı. Bufalo da yavru bile olsa kuvvetli, direniyor. Hep birlikte ırmağa düşüyorlar. Arslanların planları birden suya düşüyor! Ama pes etmek yok! Mücadele devam ederken, o da ne? Sahneye bir veya iki timsah çıkıyor. Timsahlar “Hop dedik! Burası bizim mıntıkamız. Avdan komisyon isteriz” havasında bufalo yavrusuna diş geçirmeye, arslanları saf dışı bırakmaya kalkışıyor. Mücadele şiddetleniyor. Arslanlar bir yandan paçalarını timsahların dişlerinden kurtarmaya çalışarak, bir yandan avlarını kaptırmamanın savaşını vererek sudan çıkıyorlar. Timsahlar saf dışı kalıyor. Artık akşam yemeğinin önünde bir engel kalmamış gibi. Gibi ama o sırada geriden bir toz bulutu kalkıyor. Bir uğultu... Burnundan soluyan bir bufalo sürüsü! Öfkeli ve kararlı bir ordu! Meğer o iki bufalo yardım çağırmaya gitmiş! Arslanlar yavru bufalonun hakkından geldiler, ama çevrelerini sarıveren bu kara kalabalık karşısında şaşırıyorlar. Bufalolar yekvücut olmuş... Saldırıyorlar. Şimdi ortalıkta onların homurtuları duyulmaktadır sadece. Ottan başka şey yemeyen, yırtıcı hayvan kategorisinde olmayan bufalolar ormanların kralı vahşi arslan ailesinin karşısında gerçekten “arslan” kesilir, onları darmadağın ederler. Öfkeli bufalolardan biri -belki yavrunun anası yahut babası- arslanın birini boynuzlarına taktığı gibi havaya savurur. Asla geri adım atmaz, arslanların çevresini duvar gibi sararlar. Yavruyu kurtaramamışlardır belki ama onu yedirmemişlerdir de! Akşam yemeği arslanların burnundan fitil fitil gelmiştir. Şimdi... Bir daha bakalım, ne olmuştur? Arslanlara av lâzımdır. Bir yavruya güçleri yeter. Ama tehlikeli sularda avlanmışlardır, işe ganimetten pay isteyen başka açıkgözler -timsahlar- karışır. Ve asıl önemlisi yavrunun mensup olduğu aileyi hesab etmemişlerdir. Aralarından birinin düşman tarafından kapıldığını haber alan bufalo klanı bir ve beraber olup saldırıya geçer ve “âlemin kralı biziz!” diyen arslanlara dünyayı dar eder. Ben hayvanlar âlemi ile insanlar âlemini oldum olası benzetirim birbirine. Bir Güney Afrika savanında cereyan eden bu kavganın, insanoğlunun yazdığı tarihin sayfalarında ne çok izdüşümü vardır?! Bufaloların gösterdiği dayanışmadan, kararlılıktan ders almak gerek! Toplumun, milletin, birlik olmanın gücünü gösterdiler. “Bana ne, benim yavrum değil!” demediler, “Bana dokunmayan arslan bin yaşasın” demediler, “Adam sen de, otumu yiyip suyumu içiyor, yaşayıp gidiyorum, başıma belâ almayayım” demediler, hep birden hücuma kalktılar. Tek yumruk oldular, tek yürek oldular, aynı hedefe baş koydular, güçlerini birleştirdiler. Bütün mazlum milletlere ibrettir bu. Mazlum milletler dünya arenasında bu bufalolar kadar olsun şuurlu davranamazsa çok kurban verir, sonunda tekmilen telef olurlar. Zalim milletlere de ibret vardır. Evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Bir bakmışsınız arkanızda öfkeli homurtularıyla toprağı titreten, boynuzları bilenmiş bufalo sürüsü; önünüzde “Ya canınız, ya avınız!” diyen timsahlarıyla ırmak... Arada sıkışır kalırsınız. “Süleyman’a yol kesen şol bir karıncayımış.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT