BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sayısal uzlaşma tamam

Sayısal uzlaşma tamam

Artık 3’üncü tur oylamadan sayın Abdullah Gül’’ün, Türkiye’nin 11’inci cumhurbaşkanı seçileceği netleşti. MHP, DSP ve DTP’nin Meclis Genel Kurul salonunda yer aldı. Çok şükür Mayıs ayında yaşanan 367 gerginliği gibi bir durum da ilk turda yaşanmadı. MHP ve DSP çok akıllıca bir politika izledi.



Artık 3’üncü tur oylamadan sayın Abdullah Gül’’ün, Türkiye’nin 11’inci cumhurbaşkanı seçileceği netleşti. MHP, DSP ve DTP’nin Meclis Genel Kurul salonunda yer aldı. Çok şükür Mayıs ayında yaşanan 367 gerginliği gibi bir durum da ilk turda yaşanmadı. MHP ve DSP çok akıllıca bir politika izledi. Bu iki parti hem adaylarını gösterdi, hem de Meclis çatısı altında her sorunun çözülmesi gerektiği mesajını verdi. Seçmen kitlelerinde MHP ve DSP’nin bu demokratik tavrı mutlaka olumlu karşılık bulacaktır. Her iki parti de, demokrasi içinde kalarak muhalefet yapmayı sürdürürse önümüzdeki seçimlerin en iddialı partisi olur. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda Meclis Genel Kuruluna sadece CHP girmedi. Sayın Baykal oylamaya kısa bir süre kala partisinin grubunu basına kapalı olarak topladı. Partilerimizde parti içi demokrasi kültürü olmadığı için lider ne emretti ise vekiller de ona uydular ve CHP’liler salona girmediler. Acaba liderler gruplarını serbest bıraksalardı, onların iradelerine ipotek koymasalardı sonuç ne olurdu? Eminim; Abdullah bey ilk turda seçilirdi. Tam oylamanın başlayacağı saatte Meclis bahçesinde garip bir tablo vardı. Diğer partilere mensup vekillerle, bağımsızlar Meclis salonunda iken CHP’liler Meclis bahçesinde volta atıyorlardı. Neredeyse canlı yayın yapan her TV kanalında bir CHP’li vekil söyleşiye katılmıştı. CHP, Meclis bahçesinde yalnız kalmıştı, kendini yalnızlaştırmıştı. Vekillerin yüzde 82’si salonda iken yüzde 18’i bahçede kalmayı ‘liderlerinin talimatı ile’ tercih etmişlerdi. Bence CHP 22 Temmuz seçim sonuçlarından bir ders çıkarmış görünmüyor. Gerilim politikasını devam ettiriyor. Gerilim politikasının konuyu rejim kavgasına çekme çabasının seçimlerde neler kaybettirdiğini gören diğer bir sol parti DSP ise CHP’nin tam aksine genel kurula girerek kendi adayına oy verdi. Kavgacı, gerilim siyaseti üreten bir görüntüden kaçındı. Önümüzdeki seçimlerde DSP solun en büyük partisi olmaya namzet olduğunun ilk işaretlerini verdi. Beklendiği gibi ilk turda her parti grubu kendi adayına oy verirken DTP’liler boş oy kullandılar. Sayın Gül’ün AK Parti ve DTP’li vekillerin oyları ile seçilmesi zaten birçok spekülasyona sebep olurdu. Gül’ün aldığı oy anlamlı Abdullah bey, ilk turda 341 oy aldı. Yani Meclis’teki 548 vekilin yüzde 62’sinin oyunu aldı. Bu çok önemli, küçümsenmeyecek anlamlı bir sonuçtur. Daha önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde rahmetli Özal’ın 3’üncü turda 263, sayın Demirel’in 3’üncü turda 244, sayın Sezer’in 3’üncü turda 330 oyla cumhurbaşkanı seçildiğini hatırladığımızda Abdullah Gül’ün daha ilk turda aldığı oyun ne anlama geldiğini anlamak mümkündür. Parlamento çatısı altına gelip oy kullanan vekiller sayısal uzlaşmayı sağlamıştır. Daha önceki cumhurbaşkanlarının 3’üncü turda aldıkları oydan daha fazlasını sayın Gül daha ilk turda almıştır. Gül’ün 3’üncü turda daha fazla oy alacağını tahmin ediyorum. Zayıf bir ihtimal de olsa 2’inci turda seçilmesi de sürpriz olmaz. CHP’nin tavrını en iyi ÖDP’li Ufuk Uras değerlendirmiş. Uras: “CHP’nin Meclis Genel Kurulu’na katılmaması demokrasi dışı güçlerin işine yarar” diyor. Abdullah beyin kendisine randevu vermeyen CHP hariç, Meclis’te temsil edilen tüm siyasi partileri, bağımsız milletvekilleri ve sivil toplum örgütlerini ziyaret etmesi önemli bir adım olmuştur. Geçmişi incelediğinizde belki de, Abdullah Gül’ün toplumun büyük bir bölümünün mutabakatını arkasına aldığını göreceksiniz. Artık herkes Meclis’ten çıkacak kararı kabullenmek durumundadır. Adaylığı ile ilgili olarak samimi kaygısı olanların kaygılarının farkında, sayın Gül. Bu kaygıların doğru olup olmadığını ilerde göreceğiz. Gül’ün adaylığına karşı çıkmak demokratik bir haktır. Ancak tepkiler, demokrasi sınırları içinde kalınarak verilmelidir. Asla demokrasi dışı arayışlara yönelinmemelidir. “Gerilim olur” diye ortalığı ayağa kaldırmaya çalışanlara itibar etmeyin. Sayın Gül akıllı, memleketini seven, toplumsal duyarlılıklarla devletin duyarlılıklarını dengeleyebilecek, kurumları iyi tanıyan uzlaşmacı bir devlet adamıdır. Gerilime meydan vermez.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT