BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki konu, iki yanlış

İki konu, iki yanlış

MHP bir, aydın iki! Bu iki mevhum Türkiye’nin en fazla spekülasyon yapılan konusu ve aynı zamanda kahir ekseriyeti yanlış bu spekülasyonların! Her ikisinin de hiç vakit kaybetmeden vuzuha kavuşturulması gerekiyor. Şart bu. Yapılmazsa şayet, Türkiye’nin geleceğini karanlıkta gölge avlamakla geçireceğinden endişe ediyorum.



MHP bir, aydın iki! Bu iki mevhum Türkiye’nin en fazla spekülasyon yapılan konusu ve aynı zamanda kahir ekseriyeti yanlış bu spekülasyonların! Her ikisinin de hiç vakit kaybetmeden vuzuha kavuşturulması gerekiyor. Şart bu. Yapılmazsa şayet, Türkiye’nin geleceğini karanlıkta gölge avlamakla geçireceğinden endişe ediyorum. Evvel emirde şu “aydın” meselesinin üzerindeki sisin dağıtılması lazım. “Aydın”, nasıl şu bildiğimiz Ege Bölgesi’ndeki ilimiz değilse, “alim” anlamına da gelmiyor; bunun altını çizelim bir kere. Alim; bilen, bilgili demektir. Bir konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olan insanlara verilen bir isimdir alim. “Aydın” ise daha farklı. Münevver de deniyor onlara ama kişilerin kültürlü, okumuş ve ileri görüşlü olması da yetmiyor o kişilere “aydın” sıfatını layık görmeye. Bir kişinin “aydın” olabilmesi için onun kendi kültürünü çok iyi tanımasının yanı sıra karşı kültürü de bilip anlaması gerekiyor. “Aydın”ın esas işi devletlerin iktisadi, sosyal ve siyasi sentezlerini yapıp onların toplumu aydınlatmak değil midir? Hani? Batılı ateist bir aydın düşünelim bir an için. İnançsız olduğu için vecibelerini yerine getirmez tabii ki ama Hristiyanlık hakkında malumat sahibidir. Bir mevzu açıldığında kendini dinleyenlere Hristiyanlık hakkında saatlerce konuşabilir. Bir de bizdekine bakalım. Hem “aydın” geçinir hem de kendine “laik” der ama dünyadan bihaberdir! “Yobazlık” ile itham ettiği kitlenin inancı ve yerine getirdiği dinî vecibeler hakkında en ufak bir bilgisi yoktur!.. Fakat, iş suçlamaya geldi mi, demediğini bırakmaz! “Yobaz” da der, “Gerici” de! Bu tür insanlara “aydın” değil, “işkembeden atmayı” marifet sayan “kara cahil” denir ama gel de anlat bunu o yobaza!.. Batıya hayranlık duyar ama batıyı tanıması, gidip gördüğü bir veya birkaç ülkenin eğlence mekanlarıyla sınırlıdır. Hele, o ülkenin kültürü hakkında en ufak bir bilgisi yoktur. Dilini dahi doğru dürüst bilmediği bir ülkenin “medeni”, kendi ülkesinin ise “gerici” olduğunu söylemesine kim inanır bu şaşkının. Fakat, burası Türkiye. Prim yapıyor maalesef bu tür kara cahiller! Osmanlı’yı kötüleme modası var bir de. Öyle değil ama hadi öyle diyelim. Osmanlı’nın nesi kötü? Onu söyle bari be adam. Söyle de iyinin ne olduğunu bilelim. Yok, külliyen kötü! Öyle diyor. Bu nasıl bir iş yahu? Cihanşümul bir imparatorluk nasıl olur da baştan sona kötü olur? Haa, aydın kişinin “şu ülkenin şu hasleti çok iyi” demesi kötü mü? Kötü olur mu hiç, iyi tabii. Hatta, “Şu özelliğimiz bizi yenilikçilikten alıkoyuyor” demesi de lazım. Yeter ki bütün bunların bir mesnedi ve doğruluğu olsun. Türkiye’de tam aksi oldu maalesef. Sözde aydınların fikirleri, toplumu zehirlemekten ve gençleri birer anarşist yapmaktan öte bir işe yaramadı. Aksi olsaydı, Türkiye bugün böyle olmazdı zaten. MHP gerçeği Gelelim MHP ve onun milliyetçiliğine. “MHP Milliyetçiliği” kafatasıyla sınırlı bir milliyetçilik değil; asla değil, kat’a değil. Fakat, gel gör ki bazı kendini bilmezler bu sakat düşüncede ısrar ediyorlar. Maksat belli: Çamur at, izi kalsın! Osmanlı’ya yapılan da aynı şey değil mi sanki? Türk oğlu Türk kişileri ayırt edip geriye kalanları “diğerleri” olarak tasnife tabi tutmanın akla ve mantığa sığmadığını bir tarafa bırakın, Türkiye gibi bin yıldır çeşitli ırktan ve aidiyetten insanların barış içinde yaşadığı bir ülkede böyle bir harekete girişmek intihar değil de, nedir? MHP’yi anlamamak demek, Osmanlı’yı anlamamak demektir bir yerde. Bu anlamama veya anlamazdan gelme hali Türkiye’yi tarihî körlüğe itti nitekim. Türkler 1071’de asıp kesmek veya başkalarının topraklarını alıp zengin olmak için Anadolu’ya girmedi halbuki. Tam aksine, yöre insanını huzur ve sükuna kavuşturmak maksadıyla girdi. Bir misyonu vardı ve de donanımlıydı yani. Şayet, Osmanlıyı tam manasıyla tanıma imkanımız olsaydı, onun yeni dünya şartlarına intibak etmekte gösterdiği maharetin yanı sıra yerel kültürleri ve küçük halkları ulus çağına taşıdığını da bilirdik!.. Türkiye etnik ve dinî çatışmaların olmadığı, toleransın ve birlikte yaşama kültürünün en yükseğe çıktığı bir ülke olamaz mı? Olur tabii, hem de bal gibi olur! Yeter ki, önyargıdan vazgeçilsin! MHP’nin milliyetçilikten anladığı; Türk kültürünü savunmaktır ki, o kültürün içinde başka dinden, başka ırktan, başka soydan olanlara da yer vardır. Bu kültür bir arada yaşama ve iş görme şeklinde özetlenebilen bir kültürdür. Bu gerçeği görmezden gelmek, Türk toplumunun geçmişten koparılmasıyla sınırlı kalmıyor, geleceğine de ipotek koyuyor!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104112
    % 0.78
  • 5.4385
    % -0.56
  • 6.1965
    % -0.21
  • 7.1598
    % 0.09
  • 230.734
    % 0.86
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT