BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nasipli Yahûdî İbni Heyyebân

Nasipli Yahûdî İbni Heyyebân

Şâm’dan Medîne’ye gelip yerleşen İbni Heyyebân adında bir Yahûdî âlimi vardı. Öleceğini anlayınca vasiyetini yaptı ve çevresindekilere, Şam’dan Medine’ye ne gayeyle geldiğini anlatmaya başladı...



İslâmiyetten önce Şâm’da İbni Heyyebân adında bir Yahûdî vardı. Bu Yahûdî, Medîne’ye gelip yerleşti. Benî Kureyzâ kabîlesinin arasında kalırdı. O kabîleden biri şöyle demiştir: Aslâ onun gibi edeb ve şartlarını gözeterek namâz kılan kimse görmedim. Ne zamân kıtlık olsa, yağmur duâsı için onun yanına giderdik. Bize sadaka vermemizi söylerdi. Sadakadan sonra duâ ederdi. Biz henüz yanından ayrılmadan yağmur yağmağa başlardı. İbni Heyyebân vefâtı yaklaşıp yakında öleceğini anlayınca, bize şöyle vasiyet etti: “Medine’ye niçin yerleştim?” -Ey Yahûdî cemâati! Biliyor musunuz ben niçin ni’meti bol olan Şâm’ı terk edip de, kıtlık bulunan bu Medîne şehrine gelip, burayı kendime vatan edindim! Onlar; “Allah bilir” dediler. Bunun üzerine dedi ki: -Ben buraya şu sebeble geldim. İlâhî kitâblarda okudum ve anladım ki, âhir zamân Peygamberinin gelmesi yaklaşmıştır. Bu şehir Onun hicret yeri olacaktır. Dîni burada kuvvet bulacaktır. Ümit ediyordum ki, Ona hizmetle ve tâbi olmakla şerefleneyim. Ona îmân ederek dalâletten hidâyete kavuşayım. Fakat kesin olarak anladım ki, fırsat elvermedi! Ömrüm o zamâna yetmedi! Sakın, sakın! Gaflet etmeyiniz! Câhillik ve inâd yoluna gitmeyiniz. O Peygamberin zuhûru zamânı yaklaştı. Ona îmân etmekte yarışanlardan olmağa çalışınız. Ona îmân edip tâbi olarak, hidâyete erip, dalâletten kurtulunuz. O kendisine muhâlefet edenleri öldürecek, kadınlarını ve çocuklarını esîr alacaktır. Bu durum Ona tâbi olmanıza engel olmasın. Zîrâ O bu işle emr olunmuştur! Benî Kureyza kuşatılmıştı!.. Ve o zamân geldi... Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Benî Kureyza kabîlesinin bulunduğu kaleyi kuşattı. Aralarından İbni Heyyebân’ın vasiyetini işitenler: -Ey Kureyza oğulları! Bu İbni Heyyebân’ın haber verdiği peygamberdir, dediler. Diğerleri “bu o değildir” dediler. Fakat vasiyeti işiten insaflılar, “Vallahi Odur” diyerek hemen kaleden aşağı inip îmân ettiler. Cânlarını, mâllarını ve âilelerini kurtardılar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT