BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni Meselesi ve Yahudi Lobisi

Ermeni Meselesi ve Yahudi Lobisi

ABD KONGRESİ’nin tatilde olduğu şu sakin dönemde, ABD’deki Yahudi lobisinden beklenmedik bir açıklama geldi. Anti Defamatıon League (ADL) isimli ABD’deki Yahudi çatı derneği durup dururken, sözde Ermeni soykırımını tanıdığının sinyalini çaktı.. ADL’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: -”Soykırım sözcüğü 1915 yılında mevcut olsaydı o tarihte Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin maruz kaldıkları olaylar, soykırım olarak nitelendirilebilirdi.”



ABD KONGRESİ’nin tatilde olduğu şu sakin dönemde, ABD’deki Yahudi lobisinden beklenmedik bir açıklama geldi. Anti Defamatıon League (ADL) isimli ABD’deki Yahudi çatı derneği durup dururken, sözde Ermeni soykırımını tanıdığının sinyalini çaktı.. ADL’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: -”Soykırım sözcüğü 1915 yılında mevcut olsaydı o tarihte Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin maruz kaldıkları olaylar, soykırım olarak nitelendirilebilirdi.” Böylece soykırımı zımmen tanıyan ADL ayrıca, “ABD KONGRESİ’ndeki soykırım tasarılarının kanunlaşmaması için, mücadele etmeye devam edeceğini” de açıklamasında vurguladı. İftira ve İnkara Karşı Mücadele Birliği (ADL) isimli bu kuruluş, ABD’deki Yahudi derneklerinin çatısı durumunda. ADL’nin bu açıklaması, diğer Yahudi derneklerini de etkileyecektir. Bugüne kadar Washington’a gelen her Türk yetkilisinin ADL temsilcileri ile görüşme programı olurdu. Zira sözde Ermeni tasarısının KONGRE’den geçmemesi için verilen mücadelede Yahudi lobisinin, kilit bir rol oynadığı var sayılırdı. Hatta bundan dolayı ve bu konu neredeyse, Yahudilerin “insafına” terk edildiği için, Türk hariciyesine ağır eleştiri yöneltenler de vardı. Washington’daki Türk lobisiyle çok yakın bir çalışma içinde olduğu kabul edilen Yahudi lobisi varken, bir başka Yahudi kuruluş ADL’nin sözde soykırımı tanıyan açıklama yapması acaba ne anlama geliyor? Pazarlık için hazırlık ABD’deki Yahudi derneklerinin ve lobisinin bu tür davranışları bir ilk değil. 1998 yılında da, o zaman Türk hariciyesi şiddetle karşı çıkmasına rağmen, Washington’daki ünlü Yahudi Soykırım Müzesi’nin haham olan müdürü, müzede Ermeni soykırım sergisi açmıştı. Ayrıca son sözde soykırım tasarısının, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden geçmesini sağlayan da, kendisi Musevi asıllı olan komite başkanı Tom Lantos idi. Temsilciler Meclisi’nin kıdemli üyelerinden birisi olan Lantos, soykırıma inanmadığını ama Türkiye’yi cezalandırmak için tasarının kanunlaşmasına çalışacağını açıklamıştı. Bir başka husus da şu: Yahudi lobisi ABD’de, giderek etkisini kaybediyor. Gücünde ciddi bir “aşınma” var. İsrail’in menfaatlerini ABD’den bile önde tutma gayretleri, Irak ve Filistin’de ABD’nin düştüğü durumlar, dünyada ABD aleyhtarlığının artması ve herşey İsrail için anlayışı, ABD kamuoyunda büyük tepki toplamaya başladı. 2008’deki başkanlık seçimlerinde ve KONGRE’de etkili olmak için Yahudi lobisi, Ermeniler’le “güçbirliği ve işbirliği” arayışında! ADL’nin bu son çıkışı, lobiler arası işbirliğine Türkiye üzerinden bir ortaklık sinyali. Türkiye’den geçinme yarışı Öte yandan, ABD yönetimindeki etkili makamlarını kaybeden birçok Musevi asıllılar, Türkiye’nin lobisini kapmak için birbirleriyle yarışırlar. Zira sözde soykırım tasarılarının KONGRE’de engellenmesi, Washington’da iştah kabartan, yüksek akçalı bir iştir. Bundan pay almak isterler. Metotları da bellidir. Önce Türkiye’nin imajına saldırır, sonra da bunu biz düzeltiriz diye pazarlığa başlarlar. AK Parti’nin “İslamcı ve tehlikeli” olduğunu; İran ve Suriye ile ilişkilerinden dolayı “Türk-Amerikan stratejik ortaklığının bittiğini, Türkiye’de laikliğin büyük tehlike içinde olduğunu” vs yayarlar. Bu maksatlı iddialarının önce Amerikan medyasında, sonra da buradan alıntılanarak Türk medyasında yeralmasında, NeoCon denilen radikal çılgınlarla tam bir iş birliği yaparlar. Dolayısı ile ADL’nin bu son tavrını da, bu doğrultuda değerlendirmek lazım. Kuzey Irak’ta PKK için ABD’nin adım atması beklenirken, İran ve Türkiye sınırötesi harekatı konuşurken, Türkiye ile İran enerji konularında işbirliğine giderken, Irak’ta ve Filistin’de vaziyetler daha da vahimleşirken, acaba pazarlık simsarları “Türkiye’den ne istemeye” hazırlanıyor? Yakında kokusu çıkar. Sonsöz.. ABD Temsilciler Meclisi’nde sözde soykırım tasarısına destek veren imza sayısı 218’e ulaştı. Genel Kurul’a gelirse, kanunlaşması çok kolay. Ama buna rağman biz, -Ermeniler’e angaje- Temsilciler Meclisi Başkanı bayan Pelosi’nin tasarıyı tutacağına ve Genel Kurul’un gündemine almayacağına inanıyoruz. Zira 2008 Kasım ayında başkanlık seçimi var. Demokratlar, Irak’tan hemen asker çekilmesini istiyorlar. Başkanlık seçimlerinin en önemli gündem maddesi bu konu. Irak’tan ABD askerlerinin çekilmesi için de, çekildikten sonraki durumlar için de, ABD’nin Türkiye’ye hayati derecede ihtiyacı var! Bayan Pelosi ve Yahudi lobisi durumun farkındalar. Dolayısı ile sözde soykırım tasarılarının kanunlaşması çok zayıf ihtimal! Ama sürekli gündemde kalacak. Türkiye için “ciddi bir pazarlık unusuru” olarak kullanılıyor ve kullanılacak!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT