BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DEMOKRASİ KIRAATHANESİ (II)

DEMOKRASİ KIRAATHANESİ (II)

Geçen hafta, Ago Paşa isimli papağanın takiyelerine değinmiştik. İsterseniz, şu takiye illetine biraz daha yakından bakalım.



Geçen hafta, Ago Paşa isimli papağanın takiyelerine değinmiştik. İsterseniz, şu takiye illetine biraz daha yakından bakalım. Takiye, olduğundan farklı görünme, gerçek amacı gizleme çabası olarak tanımlanıyor. Takiye, bir yönü itibariyle, yalanla yaşamak anlamına geliyor. Takiye dünyası, çok renkli ve çok boyutludur. Hayal gücünüzü biraz zorlarsanız, “Kamusal, ulusal, siyasal, resmi ve gayr-i resmi” takiyelerden söz edebilirsiniz. *** Fıkra meşhurdur: “Stalin, aptalın biridir!” diye tepki gösteren adam, -38- sene hapisle cezalandırılmış. Cezanın -3- senesi hakaretten, -35- senesi ise, devlet sırrını ifşa etmekten! İnanıyor gibi yap! Sadece takiyeyi değil, insanımızı takiyeye eğilimli kılan ve ülkeyi maskeli baloya çeviren ortamı da sorgulamak zorundayız. Gorbaçov, “Gerçekler, Komünist Partisi’nin tekelinde değildir!” diyerek “glasnost” (açıklık) ve “perestroyka” (yeniden yapılanma) çağrısı yaptığında, takiyeden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyordu. Bireysel hak ve özgürlüklerin kısıtlı olduğu ülkelerde, takiye frekansı oldukça yüksek çıkıyor. Takiye, kamusal bir kisveye bürünürse, ondan kurtulmak kolay olmuyor. Dolayısıyla ne oluyor? “Özde mi, sözde mi” eksenli tartışmalar, gündeme oturuyor, “niyet okuma!” ve “yargısız infaz” seansları düzenleniyor; takiyenin üremesine uygun bir vasat oluşturuluyor. Müesses nizam, kendi inanmadıklarını halkına dayatıyor ve takiyeyi kurumsallaştırıyor. Her türlü özgür düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bir ortamda, takiyenin boy atması şaşırtıcı olmamalı. Takiyenin, bir hayat tarzına dönüştüğü memleketlerde “kral çıplak” demek yasaktır, ama çıplak kralı alkışlamak “güç ve itibar” getirir. Egemen ideolojinin mesajı açıktır: - İnanmasan da, inanıyor gibi yap! Tabulara dokunma, çarpılırsın. Akıllı ol, “ilm-i siyaset” öğren, üç maymunu oyna! - Maskeli dolaş! Aksi takdirde, bedel ödersin. Kusura bakmayın, ama vaziyet böyle. Gelelim, “kurumsal ve kamusal takiyenin” maliyetlerine: * Özel gerçekleri kamusal yalana dönüştüren süreç, toplumsal değişim taleplerini kaynağında kurutuyor ve gelişimin önünü tıkıyor * Takiyenin, kurumsal ve kamusal bir mahiyet kazandığı ülkeler, İnsani Kalkınma Endeksi’nde nal topluyor * Takiyeye yol açan baskıcı rejimler, nihai olarak kendi düşmanını üretiyor. Her türlü radikal ve fanatik oluşumu besliyor. Maskesiz dolaşma! Özel gerçeklerden, “kamusal takiyelere ve kamusal yalanlara” nasıl geçildiği konusunda bilimsel çalışmalar yapılıyor. Southern California Üniversitesi’nden Profesör Timur Kuran, yalanla yaşamayı kabullenmenin uzun dönemdeki toplumsal maliyetlerini tartışan bir kitap yazdı; özel gerçeklerden, kamusal yalanlara geçişin nasıl becerildiğini irdeledi. Ayrıca, kamusal yalanların egemen olduğu ülkelerde, “açık kamuoyu” ve “saklı kamuoyu” olmak üzere ikili bir yapı oluştuğuna da dikkat çekti. (*) *** Sonuç mu? Takiyeyi besleyen bataklığı kurutmadıkça, takiyenin sonuçlarını değiştiremezsiniz. En iyisi, göründüğümüz gibi olalım; olduğumuz gibi görünelim. Oh be! *** (*) Timur Kuran: “Private Truths, Public Lies: The Social Consequences of Preference Falsification” Harvard University, 1995 Kitap, dilimize de çevrildi: Timur Kuran: “Yalanla Yaşamak-Tercih Çarpıtmasının Toplumsal Sonuçları” Yapı ve Kredi Yayınları, İstanbul 2001
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT