BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zico, git direkleri öp!

Zico, git direkleri öp!

F.Bahçe’nin çok kişiye göre aslar veya yıldızlar topluluğu; yani asıl takımı - bana göre ise ilk 11’i gibi gözüküp 9 kişi oynayan takımı - karşısında Abdullah Avcı’nın kopyası yerine, macera peşinde koşan ama fizik olarak çok kuvvetli bir Sivas buldu.



* BENİM YILDIZIM F.Bahçe’nin özellikle ikinci yarıda Kezman’la Alex’ten sonra da oyuncu kaybetmeye başladığı hayati dönemlerde topu tutan, ayağa oynayan Tümer, bence maçın yıldızı idi. --------- F.Bahçe’nin çok kişiye göre aslar veya yıldızlar topluluğu; yani asıl takımı - bana göre ise ilk 11’i gibi gözüküp 9 kişi oynayan takımı - karşısında Abdullah Avcı’nın kopyası yerine, macera peşinde koşan ama fizik olarak çok kuvvetli bir Sivas buldu. Bülent Uygun, Kadıköy’de çift uç adamıyla oynama lüksünü tercih ederken, belli ki F.Bahçe’nin ileri ucuyla orta alanı arasındaki zaaflarını iyi görememişti. O bölgede bir fazla oyuncuyla oynandığı zaman tembellik kralları Alex’le Kezman, tamamen topsuz kalıyorlar. Böylece üstüne ilk binen önünden hiç savunma desteği görmeyen orta saha sallanıyordu. Bülent Hoca, sahayı dikine alabildiğine uzatıp yeni bir G.Antep yanlışı üzerinde planlayıp düşünmüşken, takımının müthiş fizik gücünü de boşa harcamış oldu. F.Bahçe rakibin kendi bölgesinde birikip oyunu daraltabileceğini beklerken, uzun bir süre bu takımla çok az yan pas oynayıp dikine ilk defa bu kadar çok top kullandı. Maçın en fiyakalı seyircisi Zico giderek 9 kişiden 8’e de düşmeye başlayan takımına tuttu, sadece iki dakika kala Ali Bilgin enjeksiyonu yaptı. Ama Alex veya Kezman’dan birine kement atamayarak bence dün akşam kesinlikle futbolcularının gözünde teknik direktörlük iflasını verdi. Siz Sivas’ın F.Bahçe kalesinden direkler sayesinde kurtulan pozisyonlarının sakın ola ki çok organize atak sonucu patladığını sanmayın. Kalecisi Serdar’ın kurtardıkları da ceza sahası içi furyasındandı. Bülent Uygun müthiş bir fizik güç deposu haline getirdiği takımını, F.Bahçe’yi orta sahada karşılayarak oradan öne uzatabilseydi Roberto Carlos’un harika golünün hiçbir anlamı da kalmayabilirdi. Yazıktır, günahtır... Bir teknik direktör bir hafta önce mükemmel oynayan, bir gol atıp, bir de attıran uç adamını, emekliliğini deklare eden Kezman’la değiştirememişse ne söylesek, ne yazsak boştur. Ama o teknik direktör dün gece kalesinin direklerini maç sonrası gidip öpmediyse ayıp etmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT