BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 'Laiklik barış için teminattır'

'Laiklik barış için teminattır'

Toplumda baş gösterebilecek çatışmaları daha baştan önlemenin en kestirme yolu laiklik ilkesine bağlıdır...



ANKARA - Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül, laiklik ve demokrasi ile ilgili önemli mesajlar verdi, “Demokrasi ve laiklik Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleridir. Laiklik bir sosyal barış kuralıdır” dedi. Gül, “Kapım herkese açık olacak. Aralarında ayırım gözetmeksizin, bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın bir işbirliği içerisinde olacağım” diye konuştu. CHP’nin katılmadığı, komuta kademesinin de izlemeye gelmediği Meclis’teki yemin töreninin ardından konuşan Gül, “Bana tevdi ettiğiniz bu onurlu görevi yerine getirirken, milletimizin ve onun iradesinin yansıdığı Yüce Meclisin desteğini her zaman ve her şartta arayacağım” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül, TBMM Genel Kurulunda andiçmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi ve sosyal barışın sürdürülmesini sağlayan en önemli unsurların başında adalet duygusunun, vatandaşlar arasında yerleşmesinin geldiğini söyledi. Hukuk devleti olmanın temelinde adalet ilkesinin bulunduğuna dikkati çeken Gül, “Atatürk ve diğer cumhurbaşkanlarını saygıyla anıyorum. Türkiye Cumhuriyeti ‘demokratik’, ‘laik’ ve ‘sosyal’ bir ‘hukuk devleti’dir. Anayasamız’ın değişmez hükümleriyle belirlenmiş bu nitelikler bir bütündür ve her biri hiç kuşkusuz Cumhuriyetimiz’in temel değerleridir. Bu ilkelerin hepsini, hiçbir ayrımcılığa tabi tutmadan savunmak ve her fırsatta güçlendirmeye çalışmak azmi ve kararlılığı içinde olacağım. Cumhuriyetimiz’in temel ilkelerinden laiklik, bir hak ve özgürlükler sistemi olan demokrasi içerisinde farklı hayat tarzları için özgürleştirici bir model olduğu kadar, bir sosyal barış kuralıdır da. Yalnız bu kadar da değil, hemen her toplumda zaman zaman baş gösteren çatışma ve kavga unsurlarını daha baştan ortadan kaldırmanın en kestirme yolu da yine laiklik ilkesine bağlılıktır. İçinde yer aldığımız coğrafyaya özgü gerçekleri ve hassasiyetleri düşündüğümüzde, din ve vicdan özgürlüğünü de içinde barındıran laiklik ilkesinin değerini daha iyi kavramış oluruz” diye konuştu. Vatandaşları devletine kopmaz bağlarla bağlayacak, demokratik sisteme sahip çıkma ihtiyacını artıracak, gurur ve onurunu takviye edecek olan unsurun, güçlü bir toplumsal güven duygusu olduğunu belirten Gül, toplumsal güveni sarsan hastalıkların başında yolsuzluk ve haksızlıkların geldiğini, yolsuzluk ve haksızlığın ortadan kaldırılmasının en etkili yönteminin ise kamu hayatında şeffaflığın sağlanması olduğunu ifade etti. Gül, şöyle devam etti: “Çağdaş bir hukuk sistemine, şeffaflık ve istikrara sahip olması, Türkiye’nin gücüne güç katacak, dünyanın diğer ülkeleri gözündeki saygınlığını artıracaktır. Kendine güvenen bireylere ve güçlü bir toplum yapısına sahip olabilmek için, eğitimde, ekonomide, kamu görevlerinde, devlet imkanlarından yararlanmada, hemen her alanda, fırsat eşitliğinin bütün vatandaşlara sağlanması elzemdir.” Kapım herkese açık Gül, sözlerini şöyle tamamladı: “Sözlerime son verirken, kararlılığımı bir defa daha en güçlü biçimde ifade etmek isterim. Bana tevdi ettiğiniz bu onurlu görevi yerine getirirken milletimizin ve onun iradesinin yansıdığı Yüce Meclisin desteğini her zaman ve her şartta arayacağım. Kapım herkese açık olacak. Aralarında ayırım gözetmeksizin, bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın bir işbirliği içerisinde olacağım. Demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin üzerine titreyeceğim. Şeffaflık içinde, tam bir tarafsızlıkla, bütün vatandaşlarımı kucaklayarak yoluma devam edeceğim. Gücüm yettiğince, vatandaşlarımın huzuru, ülkemin esenliği yolunda çaba sarf edeceğim. Kimsenin kimseyi ezmediği, keyfiliğin hüküm sürmediği, hak kullanımı açısından zayıfla güçlü arasında hiçbir fark bulunmayan, vatandaşın haklarının korunup kollandığı, içeride güçlü, dışarıda saygın bir Türkiye ideali için var gücümle çalışacağım. Bu uğurda Allah beni mahcup etmesin. Asil milletimizi ve sizleri en derin saygı, sevgi ve minnet duygularıyla yeniden selamlıyorum.” > 339 oyla seçildi 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 339 milletvekilinin oyunu aldı. AK Parti’nin adayı Abdullah Gül, MHP’nin adayı Sabahattin Çakmakoğlu ve DSP’nin adayı Tayfun İçli’nin yarıştığı seçimde, Gül 339 milletvekilinin oyunu alarak Türkiye’nin 11’inci Cumhurbaşkanı seçildi. 448 milletvekillinin katıldığı seçimde MHP’nin adayı Çakmakoğlu’na 70, DSP’nin adayı İçli’ye 13 oy çıktı. 24 oy boş kullanılırken, 2 oy da geçersiz çıktı. > İşte Gül’ün ettiği yemin Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül, TBMM Genel Kurulu’nda andiçti. Meclis’e gelişinde askeri törenle karşılanan Gül, “en yaşlı başkanvekili’’ sıfatıyla Eyyüp Cenap Gülpınar eşliğinde Başkanlık Divanı arkasındaki kapıdan Genel Kurul Salonuna giren Gül, ayakta karşılandı. Gül, salona girdikten sonra andiçmek üzere doğrudan kürsüye geldi. Gül, daha sonra Anayasa’nın 103. maddesinde ifade edilen şu ant metnini okudu: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT