BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bütün kabine Denizli’nin!

Bütün kabine Denizli’nin!

“Denizli, ekonominin lokomotif illerindendir. 9 ay boyunca birçok bakan geldi şehrimize ve hepsi de bize karşı oldukça pozitif yaklaştı. Dolayısıyla kabinedeki bütün bakanlar, Denizli’nin bakanlarıdır...”



Alternatif Bakış’a bu haftaki konuğum Denizli Valisi Dr. Hasan Canpolat oldu. Vali Canpolat, Türkiye’nin en genç valilerinden biri olmasının yanı sıra, Denizli’de birçok önemli çalışmaya imza atmış bir isim. Başbakan Erdoğan tarafından Denizli’ye konulan vizyon kent olma hedefi doğrultusunda Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci ile birlikte dur durak bilmeden çalışan Vali Canpolat, bu çalışmaları ile Denizli halkının sevgi ve saygısını kazanmış bir idareci. Sivas’taki başarılı valiliğin ardından Denizli’ye gelen Vali Canpolat, bugüne kadar şehrin birçok probleminin çözümü konusunda etkin bir rol üstlenmiş ve üstlenmeye de devam ediyor. Durum böyle olunca ben de bu haftaki köşemde kendisini misafir etmek istedim. Umarım sohbetimizden keyif alırsınız. Burada mutluyum - Siz, çok genç yaşta vali olmayı başarmış bir kişisiniz. Denizli’ye gelirken ne umuyordunuz, ne buldunuz? - Gerek insanları, gerekse genel yapısı itibari ile pozitif bir şehir Denizli. Bu coğrafya, bu iklim ve buradaki bereket hem insanların daha pozitif olmalarını sağlıyor, hem de Türkiye’nin genel ortalamasına göre daha fazla girişimci ve sosyal olmalarını... İnsanların alın teriyle meydana getirdikleri bir yapı söz konusu burada. Kısacası, Denizli’ye gelirken bana anlatılanların çok daha fazlasının bu şehir için geçerli olduğu gördüm ve böyle bir şehirde valilik yaptığım için mutluyum. - Denizli son yıllarda, ekonomi alanında daha fazla ön plana çıkıyor. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? - Evet, şehrimizin sanayi ile güçlü bir şehir olması sevindirici bir durumdur, ancak kültürel birikimiyle de ön plana çıkmalıdır. Çünkü şehrimiz gerek Türkler’den önce, gerekse Türkler’den sonra önemli ve ciddi bir kültürel birikime sahiptir. İşte biz de bu konuda birtakım çalışmalar yapılması gerektiğini düşündük ve çalışmalarımıza başladık. Bu konuda Denizli’nin insani yönünü yani demir döverken, dokuma yaparken, ayakkabı yaparken sahip olduğu sıcaklığı ön plana çıkaracak bir çalışma planlıyoruz. Bugün şehrin sokak aralarını gezdiğinizde Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri ile karşılaşıyorsunuz. Sonuç olarak, biraz da bu güzel coğrafyanın ve insanlarının güzelliklerini ortaya koymamız gerekiyor. Buldan’dan başlayacağız - Yerel zenginlikleri ortaya çıkaracak projeler üzerinde çalışıyorsunuz. Bu projeleri biraz daha açabilir misiniz? - Denizli Valiliği olarak, Buldan ilçemizde bir projeyi hayata geçirmeye karar verdik. Buldan, yaşam kültürü, kadının iş hayatındaki yeri, çalışkanlığı, üretkenliği ve kültürel mirası ile adeta bir buluşma noktası. Dolayısıyla kültürel mirasın korunmasında model olabilecek bir ilçe. ÇEKÜL Vakfı ile bir proje başlattık burada. Şu anda Buldan’ın koruma amaçlı imar planı bitmiş durumda. Oraya, son teknoloji desteği ve lazer sistemiyle çalışan cihazlar getirerek yıllarca sürecek çalışmaları kısa sürede bitireceğiz. Binaların 3 boyutlu olarak röleveleri alınıyor. Ardından bu sene cephe ve sokak rölecelerine başlamak istiyoruz. Kültürü ayakta tutmak - Bu söylediklerinizden öncelikli hedefin, turistleri buraya çekmek olmadığını anlıyorum. Öyle mi? - Bu projenin amacı, burada yaşayan kültürü ayakta tutmaktır. Binaları boyadınız, turistlere gösterdiniz. Böyle koruma ve kültürü ayakta tutma olmaz. Bu çalışmalar sonucunda buraya elbette turist gelecek. Ancak biz kesinlikle bu projeye turistik açıdan yaklaşmıyoruz. Zaten sadece Buldan’la sınırlı kalmayıp, tüm Denizli’ye projemizi yaymak istiyoruz. Bunun sonucunda Denizli’deki kültürel envanterin tamamını yansıtacağız. Somut ve soyut kültürün hepsini ortaya çıkaracağız. Gerek el sanatları, gerekse çevremizdeki kültür miraslarını restore ederek fonksiyonel bir hale gelmesini, tek eser de olsa gerçekleştirmek istiyoruz. Bakan şart değil - Başkan Nihat Zeybekci ile Denizlispor’un başarısında büyük emekleriniz var. Denizlispor’un geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler? - Bugün Süper Lig’e gelmiş bir takım Denizlispor. Bunun sürdürülmesi gerekiyor. Yeni yönetimle, yeni hedefler koyuyoruz. Bu konuda sürekli gelir kaynağı sağlamamız çok önemli. Bazı konular Denizli’nin ortak konuları. Yani herhangi kimseye havale edemeyeceğimiz konular. Eğer “Süper Lig’de takımımız var” diyorsanız bunun bedelini ödemelisiniz. Ama bu bedeli de kimse, birilerine atmamalıdır. Tabiî ki valinin ve belediye başkanının üzerine düşen görevler var. Ama diğer alanlar olmadan vali ve belediye başkanı denilirse yanlış olur. - Denizli halkının en fazla yakındığı konuların başında Denizli’den bir bakan çıkmaması geliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? - Bütün bakanlar, Denizli’nin bakanıdır. Bugün, ‘bir bakanımız olduğu zaman pastadan daha çok pay alırız’ görüşü artık yoktur. Çünkü kaynaklar olabildiğince rasyonel dağıtılıyor. Yani hangi yer, neyi hak ediyorsa, o yere o pay verilmektedir. Bugün şehrimiz, devletten beklentisi belli olan bir ildir. Haksız bir beklentisi de yoktur. Örneğin devletten isteği, ulaşım altyapısının iyileştirilmesidir. Devletimiz de Denizli ile bu konuda mutabıktır. Dolayısı ile bütün bakanlar Denizli’nin bakanıdır. 9 ay boyunca birçok bakan geldi şehrimize ve hepsi de bize karşı oldukça pozitif yaklaştılar. Bu da şehrimizin ülke genelindeki yeri konusunda önemli bir göstergedir. Önümüzdeki dönem, bütün yollar çift yol olacak. Demiryollarımız rehabilite ediliyor, havaalanına 50 trilyon harcandı ve bu sene açılacak. Bu manada Denizli zaten bütün kabinenin sahip çıktığı bir il... > Jeotermal turizm atağa kalkacak - Denizli, termal su kaynakları açısından çok önemli bir şehir. Termal turizmin canlanması konusunda neler yapılmalı? - Denizli bu konuda en şanslı illerin başında geliyor. Eğer, yerin altından çıkan su iyi kullanılırsa sınırsız bir kaynak söz konusu. Turizm Bakanlığı bölgemizde 4 jeotermal bölgesi ilan etti. Bunlar, Akköy Göremezli, Buldan Yenicekent, Sarayköy Kızıldere ve Çardak Beylerli bölgesi. Bu bölgeler Denizli için ileride lokomotif olacak. Bu sadece jeotermal turizmle de sınırlı kalmayacak. Jeotermal seracılık açısından da çok önemli bir kaynak olacak. Başta Denizli Belediyesi olmak üzere, bütün yerel yönetimler, üniversite ve odalarımızla büyük bir uyum içindeyiz. Üniversitemizle şu anda Pamukkale Karahayıt’ta jeotermal turizmin gelişmesi için ciddi bir çalışma içindeyiz. Orada, bir fizik tedavi merkezinin kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer orada bir fizik tedavi hastanesi kurulursa, sağlık turizminin de önü açılmış olacak. > El sanatlarını kurtarmalıyız - Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin yeniden yaşatılması konusunda ne gibi çalışmaların yapılması gerekiyor? - Küresel rekabetle birlikte el sanatları açısından ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bunların çözülmesi gerekiyor. Bu konuda yerel bazda da çalışmalar söz konusu. Mesela, Yatağan Belediyesi güzel bir projeyle AB’ye başvurdu. Biz de bu projeyi destekliyoruz. Bu konuya il genelinde bakıyoruz. Şurası unutulmamalı ki, sadece eseri, medreseyi veya binayı korumak değildir koruma. Bugün halı, bıçak ve bakırcılık gibi birçok el sanatı kayboluyor. Ve bir gün bakarsınız hepsi kaybolmuş. Kaybolan bazı sanatları yaşatmak için usta, tezgah veya sanatkâr bulamıyorsunuz. Kısacası bu meseleye bir bütün olarak bakıyoruz. Bu konuda üretilenlerin pazarlanabilir hale getirilmesi çok önemli. > Ruh, akıl ve beden sürekli yenilenmeli “İş ve özel hayatı bir arada götürmek lazım” diyen Denizli Valisi Hasan Canpolat şunları söylüyor: “İl valisi, pozisyonu itibariyle çok farklı alanlardaki birimleri idare etmelidir. Kamusal olanlar, yarı kamusal olanlar, kamusal olmayan bütün sosyal alanlar ve dengeler içinde pozitif bir gündem ortaya koyup, bu gündemi gerçekleştirmek zorundasınız. Bu şekilde yaparsanız, bir netice alırsınız. Ama diğer taraftan sosyal ve özel hayatınıza da önem vermeniz gerekiyor. Ben okumayı seven insanım. Sanata olan bir ilgim ve yatkınlığım var. Ruh, akıl ve beden olarak kendinizi yenilemezseniz bir süre sonra yıpranma dönemi başlar.” ------------------------- Not: Gazetecilik hayatımda beni her zaman teşvik eden, yol gösteren ve ülkemizin birçok değerli ismiyle tanışmamı sağlayan değerli gazeteci Şakir Süter Beyefendi’yi (Amcamı) rahmetle anıyor, başta eşi Gülsüm Hanım ve oğlu Barış olmak üzere bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum. (M.Ç.S)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT