BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bazı gerçekler

Bazı gerçekler

Din Sosyolojisi biliminin kurususu Max Weber İslamiyet hakkında yanlış görüşlere sahip idi. Ona göre İslamiyet ganimet dinidir. İslam toplumlarının kalkınamayacağını yazmış idi. Maalesef Jön Türkler, İttihat Terakki mensupları ve cumhuriyet devrinin çok sayıda aydını aynı görüşte idiler.



Din Sosyolojisi biliminin kurususu Max Weber İslamiyet hakkında yanlış görüşlere sahip idi. Ona göre İslamiyet ganimet dinidir. İslam toplumlarının kalkınamayacağını yazmış idi. Maalesef Jön Türkler, İttihat Terakki mensupları ve cumhuriyet devrinin çok sayıda aydını aynı görüşte idiler. Ve bu dar görüşlü kişilere göre İslamiyet “Mani-i Terakki”dir yani gelişmeye engeldir. Bugün ise Batılı bilim adamları Sorman ve Zakaria piyasa ve girişimi (hür teşebbüsü) İslamın teşvik ettiğini ifade etmektedirler. Guy Sorman’ın Le Figaro’daki yazısında “Türkiye ispatlıyor: Liberalizm her yerde olduğu gibi İslam Dünyasında da işliyor. İslamiyet kalkınmayı engellemiyor. Aksine teşvik ediyor. Hatta zenginliği öven tek kutsal kitap Kur’an-ı Kerim’dir...” demektedir. Türkiye, Malezya ve Dubai başta olmak üzere bazı İslam ülkeleri bu sözü teyid ediyor. Yani İslamiyetin kalkınmayı teşvik ettiği gerçeğini ortaya koyuyorlar. Dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhitlik firması içinde 51 firma ile ABD birinci, 49 firma ile Çin ikinci ve 22 firma ile Türkiye üçüncüdür. Japonya 15 firma ile dördüncü, 11 firma ile İtalya beşinci, hatta Almanya 6 firma ile dokuzuncu, İngiltere 5 firma ile onuncudur. Avrupa’nın bugünkü gelişme ve ilmi ilerlemesinin, Müslüman alimlerininin eserlerinin tercümeleriyle olduğunu kendileri itiraf etmektedirler. Hiçbir din, ilmi İslamiyet derecesinde teşvik etmemiştir. Dünyada bir medya imparatorluğu ile beyin yıkama oparasyonu devam etmektedir. Günümüzde dünya nüfusunun yüzde 1’ine tekabül eden (çoğu Batılı ülkeler) 60 milyon kişi dünya servetinin yüzde 60’ına sahiptir. Sekülerleştirme faaliyeti Batının bütün kuruluşları, münhasıran kilise ve misyonerlerin nihai hedefi, laiklik maskesini de kullanarak Müslümanlığın protestanlaştırılması ve içinin boşaltılmasıdır. Bu çerçevede Müslüman toplumlar sekülerleştirilerek, İslamın toplumsal ve kültürel değerlerden uzaklaştırılması ve bireysel alana hapsedilmesi öngörülmektedir. Thomas Luckmann’a göre sekülerizm Batı toplumlarında gizli ve görünmez din (İnvisible religion) haline gelmiştir. Bütün İslam Dünyasında ve Türkiye’de de seküler, otoriter ve totaliter projeler fiyasko ile neticelendi. İslamiyet yok edilemedi. Aksine İslam yalnız İslam Dünyası ve Batı’da değil dünyanın bütününde giderek güçlenmektedir. İslamiyetin bu yükselişini durdurmak için İslamı ve Müslümanları terörle özdeşleştirme projesi, ılımlı İslam adı altında protestanlaştırma ve ilericilik, medeniyet maskesi ile sekülerleştirmeye çalışıyorlar. Hedefleri İslamiyeti Müslümanın hayatında garnitür ve aksesuar seviyesine indirmektir. Müslümanları uyutup, uyuşturup İslamdan koparmaktır. Daha sonra misyonerler kanalıyla iş vaadi, burs, para (dolar), vize ve misyoner kızlarla seks tuzakları ile boyunlarına haç taktırıp Hristiyanlaştırmaktır. Türk halkı yol kavşağındadır. Ya İslamiyeti yaşayacak ya da medeniyet adı altında sekülerizm ile İslamiyetten koparılacaktır. (Tabii istisnalar müstesna)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT