BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şirketler ve ‘Anti-aging’

Şirketler ve ‘Anti-aging’

Şirketler de insanlar gibi doğar büyür ölürler. Aralarındaki fark “Anti-aging” (yaşlanmayı geciktirme) konusundadır. Şirketler bu konuda insanlardan daha etkili uygulamalar yapabilmektedirler. Şirketler gerek iç gerekse dış şartlarda meydana gelen değişimleri zamanında farkedip gereken tedbirleri alırlarsa teorik olarak hiç ölmeden hayatlarına devam edebilirler.



Şirketler de insanlar gibi doğar büyür ölürler. Aralarındaki fark “Anti-aging” (yaşlanmayı geciktirme) konusundadır. Şirketler bu konuda insanlardan daha etkili uygulamalar yapabilmektedirler. Şirketler gerek iç gerekse dış şartlarda meydana gelen değişimleri zamanında farkedip gereken tedbirleri alırlarsa teorik olarak hiç ölmeden hayatlarına devam edebilirler. Uzun ömürlü şirketler “değişimi iyi algılayan ve onu iyi yöneten şirketlerdir” denilebilir. Değişimi yönetmek için şirketin doğuştan itibaren her gelişim safhasında ihtiyaç duyduğu yönetim tarzını uygulamak öncelikli şarttır. Ancak işletme yönetiminde en fazla aksayan yön de budur. Bir bebeğe ilk günlerde ve hatta aylarda hayatını devam ettirebilmesi için hiçbir yetki verilmesi düşünülemez. Bebeğin bütün faaliyeti ebeveynin kontrolü altındadır. Zaman içinde çocuk büyüyüp geliştikçe belli konularda yetki tanınması gerekli hale gelmektedir. Hele hele delikanlılık çağına gelmiş insanlara bebek muamelesi yapmak ve onların her hareketini baskı ve kontrol altında tutmak ilerdeki yaşlarda büyük uyum ve gelişim problemlerine sebep olur. Aynı şekilde bir şirkette de kurulduğu yıllarda gerekli sayılabilecek otokratik, yetki vermeyen, baskılı yöneyim tarzım, şirket olgunlaştığı yıllarda da aynen uygulamaya çalışmak şirketi değişime karşı korunmasız hale getirir. O yüzden her şirketin o safhada ne tarz bir yönetime ihtiyaç bilmek ve ona göre tedbir almak gerekir. Bunun için de bir yandan şirketin iç dinamiklerini ve yapısını iyi tahlil etmek, diğer taraftan değişime ayak uydurabilecek yönetim ve liderlik tarzlarından haberdar olmak gerekir. Bu konuda yani değişimle başedebilme hususunda bilinç ve isteğe sahip şirketlerin öncelikle “şirket kültürü ve yönetimi” konusunda en üst düzey yöneticiden en alt kademeye kadar aynı dili konuşması şarttır. Modern yönetim konusunda bilgi ve terminoloji yönünden ortak bir altyapı oluşturmadan değişimi yönetmeye çalışmak boşa kürek çekmektir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99503
    % -0.33
  • 5.6393
    % -1.83
  • 6.3819
    % -1.56
  • 7.4307
    % -2.03
  • 239.303
    % -1.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT