BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üniversiteye yeni başlayanlar bu uyarıları okusun

Üniversiteye yeni başlayanlar bu uyarıları okusun

Üniversiteyi yeni kazanan gençleri şimdiden okuma heyecanı sarmış durumda. Girecekleri yeni ortamı tam olarak bilememenin tedirginliği hepsinde var.



Üniversiteyi yeni kazanan gençleri şimdiden okuma heyecanı sarmış durumda. Girecekleri yeni ortamı tam olarak bilememenin tedirginliği hepsinde var. Üniversite ortamının liselerden farklı olacağını herkes bilmeli. Bu yeni ortamda nelere dikkat etmeleri gerektiğini gençlerimizin tam olarak bildikleri söylenemez. Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, bu yeni dönem için gençlere önemli uyarılarda bulunuyor. Sayın Hoca’nın, yılların tecrübelerine dayanan, altın kıymetindeki bu uyarılarını, önerilerini bütün gençlerimizin dikkatle okumaları gerekir. Liselerimizde genellikle arzu edilen donanımın verilmediğini hatırlatan Prof. Ortaş, gençlerin bu eksikliklerinin farkına yeterince varamadığını ve üniversiteyi lisenin devamı gibi gördüklerini belirtiyor; oysa tamamen farklı olan bu yeni ortama hazır olmaları gerektiğini önemle hatırlatıyor. Üniversitenin sadece bir meslek edinme aracı olmadığını; öğrencilerin kendilerini geliştirme, sosyalleşme, geleceklerini şekillendirme, entelektüel dünyaya yeterince hazırlanma, ufuklarını açma hususlarını da unutmamaları gerektiğini açıklayan Prof. Dr. İbrahim Ortaş, özetle şu önemli hatırlatmalarda bulunuyor: “Üniversite öğrencisinin kendisini hayata bir bütün olarak hazırlaması için, bir çok konuda donanımlı olması gerekir. ‘Nasıl başlarsa öyle gider’ özdeyişine uygun olarak, gençlerin üniversiteye bilinçli ve ne istediğini bilerek başlaması önem arz etmektedir. Her konuda geçmişi bilmek ve geçmişten geleceğe akış sağlamak düşünsel bir derinlik sağlayacaktır. Öğrencilerin geleceğe yönelik kendi hayati yol haritalarını bilinçli seçmeleri gerekir. Kişilikli olmayı, küçük çıkar ilişkilerine tenezzül etmemeyi, kendi ayakları üzerinde durmayı şimdiden ilke haline getirmeleri, uzun sürede kendi yararlarına olacaktır. Öğrencilerin bugünden geleceğe yön oluştururken, kişilikli olmayı ve ona göre onurlu ve başı dik olmayı öğrenmeleri gerekir. Öğrenci olarak kim olduğunuzu, kim olmak istediğinizi, toplumun sizi gelecekte nasıl bilmesini istiyorsunuz? Bunları yeni hayatınızın başlangıcında derin derin düşünmenizde yarar bulunmaktadır. Öğrenciliğin ilk gününe başlamadan, ne istediğinizi veya ne istemediğinizi iyi analiz ederek, yol haritasının başlangıcında işinizi ciddiye alarak başlamanız gerekir. Kendi kendinizi yeni döneme hazırlarken, başarılı olabileceğiniz alanları iyi tanımlayarak, öğrenci temsilciği, liderlik ve diğer sosyal alanlarda ne tür yeteneklerinizin olduğunu şimdiden düşünmekte fayda bulunmaktadır. * Yol haritanızı iyi çizin Şimdiden yol haritasını çizerken, mutlaka bilinçli, ve sorumlu bir başlangıç yapmak gerekir. Bugünden atılacak yanlış adımların cezasını yine sizler çekeceksiniz. Yarını bugünden doğru kurgulamak önemli. Bir kez yol haritanızı doğru kurguladığınızı düşünüyorsanız, sonuna kadar değerlerinizin arkasında durmayı da şimdiden öğrenin. Ne olmak, neye sahip olmak veya ulaşmak istediğinizi, geleceğinizi nasıl ve hangi argümanlar ile sağlayacağınızı şimdiden düşünmekte yarar var. Bilim adamı olmak isteyen gençlerin; bugünden yabancı dil bilgisi yanında, derslerini daha dikkatli izlemeleri ve bilim adamı olmaya kendilerini hazırlamaları gerekir. Üniversiteye yeni gelecek öğrencilerin; ülkemiz gençliği içinden seçilerek gelen en iyi öğrenciler oldukları, toplumun geleceğinin kendilerinin omuzlarında olduğu bilinci ile sorumlu davranmaları gerekir. Unutmayalım, gelecekteki kendi mutlu hayatımız ve ülkemizin aydınlık geleceği, bizim bugün vereceğimiz karara bağlı. Dolayısıyla kendi yarınımızı şimdiden bilerek ve bilinç ile kurgulamamız gerekir. Bir toplumun en eğitilmiş kesiminin içinde olmak sorumluluğu bu bakımdan büyük bir sorumluluktur. Sorumluluk sahibi kişiler, ne yaptığını bilen, kişiliği gelişmiş, iç zenginliği olan, küçük çıkarlara yenik düşmeyen kişiliklerdir.” Prof. Dr. İbrahim Ortaş’ın bu çok önemli uyarılarından faydalanmak da gençlere kalmış... > Biyologlara haksızlık yapılıyor Kamuda Biyolog unvanı ile çalışan arkadaşlarımızın karşı karşıya olduğu mesleki haksızlıklar çok fazla. Döner sermaye ile ilgili haksızlıktan tutun da kadro alamayan binlerce biyolog arkadaşımızın yaşadığı sıkıntı gibi birçok problemimiz bulunmaktadır. Bunlardan biri de Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) biyologların uğradığı haksızlıklar; Tababet Uzmanlık Tüzüğü 6.Madde B Bendi’ne göre “Biyologların Biyokimya ve Klinik Biyokimya, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji, Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji, Fizyoloji uzmanlık dallarında Tıp Fakültelerinden tercih yapabilmemiz” ile ilgili maddesine rağmen, Tıp Fakültelerinden tercih yapmamıza izin verilmeyerek, haksızlığa uğramamıza neden olmaktadırlar. Şu anda sadece Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinden Biyokimya ve Klinik Biyokimya, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlıklarına başvurabilmekteyiz ve bu kadrolar çok yetersiz olmaktadır. Nisan 2007 döneminde sadece 1 kadroya tercih yapabildik. Türkiye’deki onlarca fakülteye rağmen ve bu sınava giren binlerce Biyoloğa rağmen sadece 1 kişi alınacak. Bu adaletsizlik inanılacak gibi değil. Bu keyfi uygulamayı Biyologlar Birliği Derneği olarak protesto ediyor; YÖK, Tıp Fakülteleri Sağlık Bakanlığı’nı ve ilgili diğer tüm kurumları derhal bu haksızlığı gidermek için göreve çağırıyoruz. > Sezer Toprak (Biyologlar Birliği) > Gürültü kirliliğine kim dur diyecek? 10 senedir Etimesgut’ta ikamet etmekteyim. Bulunduğumuz mevki Elvankent, yani kooperatiflerin yeni yerleşim alanı. Kooperatiflerde alanlar biraz daha geniş tutulduğu için, şehir içine nazaran biraz daha nefes alabiliyorsunuz. Belki balkonunuza çıktığınız zaman karşınızda kimseyi görmüyorsunuz. Ama havaların ısınmasıyla birlikte, sözüm ona spor alanı için yapılan yerler, önce yün kurutma yerleri, sonra da düğün salonlarına dönüyor. Bazen de bu, sokaklara kadar taşıyor. Sabahın erken ve akşamın geç saatlerine kadar korna sesleri, saat 18:00 veya 19:00’da başlatıp 23:00 - 24:00’a kadar devam eden, bozuk, ne söylediği anlaşılmayan müzik gürültüleri ve ardından havai fişek patlamaları... Yeni yerleşim yerleri, keyfi uygulamaların yapıldığı bir yer haline gelmeye başlayınca, bizler için çekilmez oluyor. Hava sıcak, içerilerde oturulmuyor. Balkona çıktığınız zaman da bu gürültülerden duramıyorsunuz. Gecenin bir yarısında, yük boşaltan kamyonların arka kapaklarının yerine oturması ile patlayan metalik sesler de işin tuzu-biberi oluyor; uyku diye birşey bırakmıyor... Önceleri korna çalma yasağı konulmuştu. Daha sonra ne oldu bilmiyorum. Acaba burada yapılanların şehir merkezinde yapılmasına müsaade ederler mi? Gürültü yapanlara bir cezai müeyyide getirilemez mi? Düğünlerin kapalı mekanlarda yapılması sağlanamaz mı? Havai fişek gibi gürültü çıkaran etkinlikler de daha makul bir zamanda yapılamaz mı? İlgililer ve yetkililer biraz da biz semt sakinlerinin huzurunu düşünseler, bu yönde tedbir alsalar, bu semtler daha yaşanır duruma gelmez mi? > Mustafa Sarp > Beykoz’da başıboş köpekler Beykoz- Harmantepe’de 15-20 civarında başıboş köpek bulunmaktadır. Beykoz Korusu’nda 20-25 tane, Beykoz sahillerinde ise 30-40 civarında. Mahalle sakinlerine zararları aşağıda sıralanan bu köpeklerin, belediye tarafından acilen toplatılmasını istiyoruz. Köpekler, gürültü ve çevre kirliliğine sebep oluyorlar. Akşamdan bırakılan çöp poşetlerini dağıtıyor, yollara saçıyor, mikropların yayılmasına sebep oluyorlar. Köpeklerin hepsi aşısız, sağlıksızdır. Çöplerin saçıldığı yol ve sokaklarda çocuklar oynuyor, yerlere düşüp kalkıyor, çeşitli hastalıklara yakalanma riskleri artıyor. Mahalle sakinleri başıboş kedi ve köpeklerin tırmaladığı çocukları kuduz aşısı yaptırmak durumunda kalıyor. Sokaklarda çocukların ve özellikle bayanların dolaşması güçleşiyor. Beykoz Belediyesi’ne konu dilekçe ile bildirilmiş, ancak henüz bir gelişme sağlanmamıştır. Acilen tedbir alınmasını istiyoruz. > Beykoz sakinleri > Bulgar vizesi için bir çare bulunamaz mı? Sayın Cumhurbaşkanı’na; Bizler Kosova kökenli vatandaşlarız. Kosova’da akrabalarımız bulunduğundan, sık sık bu ülkeye gitmek zorunda kalıyoruz. Her gidişimizde Bulgaristan vizesi sıkıntısı çıkıyor. Bu vize için ödediğimiz paralar da bütçemizi sarsıyor. Bu hususta biraz daha kolaylık sağlanması için ağırlığınızı koyamaz mısınız? > Akif Güngör - İSTANBUL
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT