BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diyarbakır

Diyarbakır

Diyarbakır’ın kavgaya değil kalkınmaya ihtiyacı var. Buna rağmen şehrin belediye başkanı durduk yerde kavgaya yeltendi, sert laflar sarf etti, hızını alamayıp savaştan bahsetti.



Diyarbakır’ın kavgaya değil kalkınmaya ihtiyacı var. Buna rağmen şehrin belediye başkanı durduk yerde kavgaya yeltendi, sert laflar sarf etti, hızını alamayıp savaştan bahsetti. Peki bu tavır, bu demagojik sözler, Diyarbakır’a ne kazandırdı, ne kazandıracak? Diyarbakır, Orta Doğu medeniyetinin en eskilerinden olan müstesna şehirlerimizden biri. Tarihi güzel, insanları güzel bir belde. Ne var ki bugün diğer yöre insanları hâlâ oraya gitmekten ürküyor. Hatta bölge menşeli iş adamları bile Diyarbakır’a yatırım yapmaktan korkuyor. Diyarbakır, Diyarbakırlı bu imaja asla müstahak değil. Bu imaj eskiden yoktu. PKK’nın ortaya çıkmasıyla doğdu. Diyarbakır’ı bu manzaradan kurtarmak lazım. Türkiye, 22 temmuzda bir fırsat yakalamıştır. Bölge insanı, diğer bölge insanıyla münasebet kuramıyordu. Bir çıkmazdaydı. Öbür partiler bunu temin edemediler. Onlar bölgeye de doğru-düzgün giremediler. AK Parti doğu ve güney doğuda muazzam bir sıçrama yaptı. İdeolojiyi katık edinmiş olanlar, bundan dolayı sivri dilden medet umar oldular.. Halbuki ideolojiler öldü... Endişeleri, 2009 Nisanında yapılacak belediye seçimlerinde Diyarbakır belediyesini AK Parti’nin kazanması. Hizmetler, en kötü ihtimalle bu seyirde giderse olacak budur. Geçen hafta sonu Urfa’daydık. Tarihi Kentler Birliği, Urfa’da Urfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ev sahipliğinde toplanmıştı. Bu vesileyle etrafı gördük. Urfa-Diyarbakır çevre yolu batıdaki emsallerinden hiç eksik olmamış. Yeni havaalanları, yollar, üst geçitler birbirini takip etmekte. Hizmetler ortada iken Osman Baydemir’in, başbakanın Diyarbakır’ı ihmal ettiğini ileri sürmesi inandırıcı değil. Biz, bir çok AK Parti’li belediye reisinin genel başkanlarından yakındıklarını bizzat dinlemişizdir. Şunu söylemekteler “bize de diğer belediyelere de eşit imkân tanıyor. İtiraz ettiğimizde ‘ben farklı muameleden çok çektim, kendi çektiğimi başkalarına çektirmeyeceğim” diyor. Ortada ciddi bir hizmet olduğu için Diyarbakırlı da Ağrılı da.... diğerleri de iktidar partisine yöneldiler. Üstelik el altından yapılan tehditlere rağmen. Şüphe olmasın komünizmin yıkılmasından sonra Kürtçülük ideolojisi de yıkılacak. Mazlum Kürt vatandaşlarımız bir devir ağalardan şundan bundan çektiler. 25 yıldır da Kürtçü ağalardan çekiyorlar. Kendileri şehirlerde sıkıntıda çoluk çocukları dağlarda sanki esaret altında. Onların da çocukları ölmekte. Onların da yürekleri var. Her Kürt, Kürtçü değil. Geniş kitle çoğunluk olarak Türkiye ekseriyeti gibi düşünmekte. Burada yine DTP’ye görev düşmekte. Bir mensupları ülkenin huzurunu bozacak laflar ediyor. Parti genel merkezi başkana dikkatli ol diyeceğine onun münasebetsizliğine sahip çıkıyor. Bu yanlış. Kim kime tabi? DTP mi Osman Baydemir’e, Osman Baydemir mi DTP’ye? Zaten problem de burada. DTP bir başkanına hakim değil. O başkan da kendini güçlü göstererek genel başkanlığa hazırlanıyor. Olabilir bu onun hakkı. Ne var ki savaş lafları çok ama çok tehlikeli. Soruşturma açılınca da her partinin bir kalesi olduğundan söz ediyor. Yanlış değil. Ancak savaşlar, hodri meydanlarla birlikte dile getirilince değeri kalmıyor. Yeter artık!.. Güneydoğu ideolojilerden çok çekti. Bırakın hava yumuşasın. Tam da keşke Genelkurmay DTP’yi de 30 ağustos resepsiyonuna çağırsaydı diyecekken bu sertlikler patlak verdi. DTP’ye “PKK’ya terörist de” diye tazyik yapılmakta. Gerçekçi olmak ve olayı kendi şartları içinde değerlendirmek lazım. Diyemezler. Onun için bir intikal dönemi tedavisi uygulanmalı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Demokratik Toplum Partisi temsilcilerini de Çankaya’ya davet etmesi yerindedir. Onların Genelkurmayı bölücülükle ithamlarına gelince bu bir talihsizliktir. Osman Baydemrir’in konuşması ise elbette çok kötü. Oysa Baydemir, sertlik rüzgârları estireceğine iktidarla dirsek temasını arttırıp şehrine daha çok yatırım yapmanın yollarını yakalamalı. Diyarbakır’a, Diyarbakırlıya yazık değil mi? Tam da işte hayat normalleşiyor derken bir anormal lafla her şey mahvedilmekte. Güneydoğulu, Diyarbakırlı ideoloji değil, ekmek istemekte. Evet, -tekrarlayalım- Diyarbakır’ın kavgaya değil, kalkınmaya ihtiyacı var.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT