BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Barışın kaynağıyız

Barışın kaynağıyız

İhlas Holding merkez binada düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, İhlas Holding Genel Müdürü ve DoğuBatı Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Mücahid Ören ve DoğuBatı Enstitüsü Görev Grubu Başkanı Ortwin Hennig yaptı.



> Mehmet Gel İSTANBUL- Uluslararası diplomaside güçlü kişi ve kuruluşları bir araya getirerek sonuç alıcı girişimler üretmesiyle dikkat çeken DoğuBatı Enstitüsü’nün Önleyici Görev Grubu, ikinci toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdi. İhlas Holding’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantının açılışını; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, İhlas Holding Genel Müdürü ve DoğuBatı Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Mücahid Ören ve Görev Grubu Başkanı Ortwin Hennig yaptı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, Türkiye’nin son dönemde dünya barışının tesisinde önemli roller üstlendiğine dikkat çekti. Bağış, yüzyıllardır aynı çatı altında hoşgörü ve barış içinde birlikte yaşayabilmenin en güzel örneğini veren Türkiye’nin bu konuda dünyaya ilham kaynağı olmaya devam edeceğini söyledi. Bağış şöyle dedi: “İstanbul camilerin, kiliselerin, havraların yan yana olduğu ender dünya şehirlerinden biridir. Bu şehirde Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler birlikte sevinir, birlikte üzülür. Okullarda aynı sıralarda otururlar. Örneğin benim yaşadığım apartmanda üç dine mensup insanların bir arada yaşaması, buna güzel bir örnektir.” Mücahid Ören ev sahipliği yaptı Dünyada artık haklı olmanın değil, güçlü olmanın önem kazandığı bir döneme girildiğini anlatan Egemen Bağış, güçlü olmak için de iyi ilişkilerle birlikte etkili iletişim stratejilerinin bulunması gerektiğini söyledi. “Biz bütün Avrupalıları bir saatliğine Türkiye’ye getirebilsek, Türkiye’nin AB’ye girmesi diye bir problem kalmaz” diyen Bağış, dünya barışına hizmet edecek uluslararası bir toplantının ülkemizde yapılmasına katkı sağladığı için İhlas Holding Genel Müdürü Ahmet Mücahid Ören’e teşekkür etti. Bağış şöyle konuştu: “Türkiye artık gerçekten Batı ile Doğu’yu birleştiren İslam dünyasıyla Hıristiyan dünyasını birleşme noktasına getirdi. Aslında bu bizim köklerimizde olan bir şey. İstanbul’da farklı kültürlere ve dinlere ait bireyler aynı çatı altında yaşayabiliyor. Bu hoşgörü ve toleransı dünyaya tanıtmak için bu tür toplantıların önemli olduğuna inanıyorum. Buna ev sahipliği yapan İhlas Holding’e teşekkür ediyorum. Ve diğer iş adamlarımızı da daha aktif olup bu tür toplantıları ülkemize çekebilmeleri için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Türkiye’nin tarihî misyonunu ve coğrafi güzelliklerini tanıtmaya yardımcı olmaya davet ediyorum.” Dünya barışına Kasr-ı Şirin örneği Toplantıya ev sahipliği yapan İhlas Holding Genel Müdürü Ahmet Mücahid Ören ise, dünyanın barışa duyduğu ihtiyaç ve önleyici diplomasiyle elde edilebilecek kazanımları, Osmanlı tarihinden verdiği örnekle izah etti. Ören, konuşmasında şunları aktardı: “Aynı kültürü paylaşmalarına rağmen Osmanlı ve Safaviler 150 yıl savaştılar. Sonunda akıl galip geldi ve barışta anlaştılar. 1639’da Kasr-ı Şirin anlaşmasını imzaladılar. Anlaşma çok güzel yazılmıştı. İki tarafın da gücünü vurguluyordu, ama aynı zamanda Allah rızası için barış yapacaklarını ilan ediyordu. İran ile Türkiye o tarihten beri hiç savaşmadılar.” Ahmet Mücahid Ören, Kasr-ı Şirin anlaşmasının simgelediği barış anlayışına bugünkü anlamıyla önleyici diplomasi denilebileceğini ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte burada görüldüğü gibi bugün akıl ve sağduyudan anlaşılan budur. Önleyici diplomasi grubu olarak anlatmak istediğimiz bu noktadır. Burada görülen sağduyuyu bizler çatışmaları önleyici diplomasi olarak tanımlayabiliriz.” Türklerin tercihine AB vizyon katmalı DoğuBatı Enstitüsü Önleyici Diplomasi Görev Grubu Başkanı Alman diplomat Ortwin Hennig de; önleyici diplomasi konusuna ilave olarak toplantının, Türkiye-AB ilişkileri açısından da önemli bir yer ve zamanda yapıldığına dikkat çekti. Hennig; “Avrupa Birliği’ne üyelik konusunda önemli çabalar gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son seçimlerde halk desteğini ciddi oranda artırarak yeniden iş başına geldi. Artık Avrupa Birliği’nin de ortaya çıkan bu yeni duruma vizyon ve liderlik göstererek karşılık vermesi lazım” şeklinde konuştu. > “Türkiye’nin tarihî sorumluluğu var” Filistin’de yayınlanan Palestine Daily Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Mahmud Labadi, Orta Doğu meselesi hakkında artık konuşmak istemediklerini ve barış için müşahhas adımların atılması gerektiğini ifade ederek, bu noktada Türkiye’ye tarihsel sorumluluklar düştüğünü söyledi. Labadi şöyle dedi: “Türkiye’nin bölgeye karşı tarihten gelen sorumluluğu var. Hem Filistin hem de İsrail tarafıyla çok yakın ilişkiler içinde. Türkiye, Avrupalı olduğu kadar Orta Doğu kültürüne de sahip. İki taraf arasında köprü ülke olabilir. Biz artık elle tutulur neticeler almak istiyoruz. Bunun için de Türkiye barışın bölgeye gelmesinde tarihî sorumluluk alabilir.” > Globalleşmenin önündeki 3 tehdit Uluslararası Stratejik Öngörü Grubu’nun Başkanı olan ve toplantıya Hindistan’dan katılan Sundeep Waslekar, globalleşmenin önünde üç ayrı tehdit bulunduğunu ifade ederek, bunları şöyle sıraladı: “Birinci tehdit, politik tehditlerle oluşan terörist saldırılardır. İkincisi, dolara endeksli dünya finans sistemidir. Doların dünya piyasalarındaki değer kaybı, buna karşılık Çin’in en büyük ithalatçı olarak anormal büyümesi mali dengeleri değiştirebiliyor. Doların erimesi finans piyasalarında paniğe yol açıyor. Bu da dünya barışına global bir tehdit olarak yansıyor. Politik çatışmalara yol açıyor. Üçüncü tehdit olarak da, teknolojik gelişmeleri görüyorum. Batı, ileri teknoloji kullanıyor. Doğu ülkeleri ise bundan mahrum. Çevrenin kirletilmesi, bio teknolojinin kullanılmasıyla çıkan problemler ve medikal problemler; kuş gribi, sars, deli dana gibi hastalıkları ortaya çıkartıyor.” > Görev Grubu’nda seçkin liderler Ortwin Hennig’in başkanlığını yaptığı Önleyici Diplomasi Grubu, çatışmaların önlenmesi için dünya çapında çaba sarfediyor. DoğuBatı Enstitüsü’nün üyeleri arasında ünlü isimler dikkat çekiyor. Görev Grubu’nda hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve dünyanın önde gelen özel sektör şirketlerinden seçilen 17 lider yer alıyor. Bu liderler arasında Ürdün Prensi Hasan bin Tallal, Uluslararası Kriz Grubu Başkanı Gareth Evans ve BM Genel Sekreter Danışmanı Jan Egeland gibi tanınmış isimler var. Altı ayda bir toplanan Grup, İstanbul’dan sonra üçüncü toplantısını aralık ayında yapacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT