BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerets’e özenen Tanjeviç ve patronu!..

Gerets’e özenen Tanjeviç ve patronu!..

Yooo, bu kadarı da olmaz!.. TV başında bunca yılın basketbol sevdalısı olarak yerin dibine geçtim. Almanya önündeki rezalet, “öyle” ya da “böyle” hazmedilecek bir mağlûbiyet değildi!.. Maçın istatistikleri, asistlerde de, birlik - ikilik - üçlük atışlarda da ve nihayet “49 sayılık” maç skorumuzla da “devler takımına değil”, ilkokulluların “minikler” takımına yakışacak cinstendi ve maalesef Tanjeviç “bu faciaya imzasını atarak” kariyerini sıfırladı.



Yooo, bu kadarı da olmaz!.. TV başında bunca yılın basketbol sevdalısı olarak yerin dibine geçtim. Almanya önündeki rezalet, “öyle” ya da “böyle” hazmedilecek bir mağlûbiyet değildi!.. Maçın istatistikleri, asistlerde de, birlik - ikilik - üçlük atışlarda da ve nihayet “49 sayılık” maç skorumuzla da “devler takımına değil”, ilkokulluların “minikler” takımına yakışacak cinstendi ve maalesef Tanjeviç “bu faciaya imzasını atarak” kariyerini sıfırladı. Eleme grubunda oynadığımız üç maç, “sistem, taktik, tertip, fizik, moral motivasyon olarak” sıfır bile değildi; “eksi sıfırdı!..” Daha da açıkçası ve herkesin anlayacağı ifade ile tam bir “çorba” idi!.. Geçen yılın Galatasaray’ındaki “Gerets’in çorbası” gibi!. Utanç verici!.. Burada duralım: “Bunca ağır bir yazıyı” benim yazmaya hakkım var; çünkü benim de aralarında olduğum “çok az” yorumcu ve spor yazarı, “perşembenin gelişini çarşambadan görmüş” ve gerekli uyarıları yapmıştı!. Daha Efes Cup maçları sırasında “Palavrayı bırakalım” diye yazdığımda, anlı ve de şanlı bir yığın “basketbol yorumcusu”, aralarındaki antrenörlerle, spor yazarlarıyla birlikte “pembe görüşlerini” Federasyon Başkanı Turgay Demirel’e “saygı ve selamlarla” ulaştırmak için yarışıyorlardı!.. Ağızlarından, kalemlerinden bal damlıyor; “12 Dev adamın nasıl başarılı olacağını” anlatmak için dağarcıklarında ne varsa, ortaya döküyorlardı!.. “Aynı kafaların”, Almanya maçından sonraki yorumları ve yazılarını okurken kahkahalarla güldüm; “akılları başlarına ancak böyle bir rezaletle gelebilmişti”; vah benim basketbolüm ve de vah benim mesleğim!.. Sen, Tanjeviç’in “milli takımı tertibi ve taktiği ile” çorbaya çevirmesine aylardır “iki lâf etmeyeceksin”, ama ortaya “rezalet çıkınca”, yazmadığını bırakmayacaksın; bu nasıl bir iki yüzlülüktür?.. Sen, Kerem’in ve Hüseyin’in “milli takıma neden alınmadığının hesabını sorma cesaretini bile gösteremeyeceksin”; testi kırıldıktan sonra yas tutup gözyaşı dökecek ve “yorumlarında, başlıklarında en ağır kelimeleri kullanmak için” yarışacaksın; bu nasıl yorumculuk ve gazetecilik?.. Avrupa’da “oyun kurucu” olarak her zaman adından söz ettiren, Real Madrid’in başarılarında büyük pay sahibi olan ve daha da önemlisi “yerinde” Türkiye’nin en iyisi olan Kerem ile, Türk Milli Takımı’nda “pota dibi adamı” olarak hâl⠓rakipsiz olan” ve Avrupa standartlarında bir oyuncu olduğunu, “yıllardır” Avrupa’da ülkelerinde şampiyon olan takımlarda oynayarak ispat eden Hüseyin’in “kimin kaprisleri” ile milli takıma alınmadığını bilmek ama yazmamak, hesap sormamak, söyler misiniz bana nasıl bir gazeteciliktir ve yorumculuktur?.. Kuzum Allah aşkına sizler “Türk Milli,Takımı’nın yorumcuları” mı, yoksa “padişahın hınk deyicisi” misiniz?.. Ve ey Turgay Demirel, işte açıkça yazıyorum; “bu rezaletin asıl sorumlusu” zat-ı âlinizsiniz!.. “Başımıza geleceği” herhalde ve “cin gibi” daha maçlar başlamadan fark ettiğiniz için, “Avrupa Şampiyonası’nı bırakıp”, başarıyı “2008’leri, 2010’ları hedef göstererek” hiç yüzünüz kızarmadan ertelediniz; bence yetmez; “Hedef 2020 Olimpiyatları olmalı”; zira yaşınız müsait “o tarihe kadar” o koltukta oturmaya “göz koyabilirsiniz”; tabii basketbol camiası ve daha önemlisi “sizden memnun görünen” haşmetlûlar ile “büyük patron” bıkıp da “Artık yeter” demezlerse. Bilmelisiniz ki, “yandaş” yorumcu ve spor yazarları ne kadar destek verirlerse versinler, maçlar “palavralarda değil”, salonlarda “basketbol oynanarak” kazanılıyor!.. Mal meydanda ve “bu” sizin marifetiniz!.. Sakın ola, “Ben teknik adamın işine karışmam; bütün bunlar onun eseri” demeyin; herkes biliyor ki, Tanjeviç “size rağmen” ve hatta “size sormadan” nefes bile zor alır!.. Temenni ediyorum ki, “zar zor çıkabildiğimiz ikinci turda”, şansımız yaver gider de “üçlüklerimiz tutar”; yoksa, “Almanya rezaletinin benzerlerini yaşamamamız için” ümit verici tek sebep yok, ortada!.. Eserinizle iftihar edin, “sevgili adamınız” Tanjeviç ile beraber!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT