BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuklarımıza yaptığımız üç büyük hatalı davranış

Çocuklarımıza yaptığımız üç büyük hatalı davranış

1- SUÇLAYICI TAVIRLAR: Çocuk büyürken doğru ve güzel olan davranışları yaptığı gibi, zaman zaman yanlış ve hatalı davranışlarda da bulunabilir. Çocuk yanlış yapar da biz ona sabırla doğrusunu anlatırsak ona çok şey kazandırabilir, yanlış zamanlarını doğruları öğrenebilmek için birer fırsat olarak kullanabiliriz.



1- SUÇLAYICI TAVIRLAR: Çocuk büyürken doğru ve güzel olan davranışları yaptığı gibi, zaman zaman yanlış ve hatalı davranışlarda da bulunabilir. Çocuk yanlış yapar da biz ona sabırla doğrusunu anlatırsak ona çok şey kazandırabilir, yanlış zamanlarını doğruları öğrenebilmek için birer fırsat olarak kullanabiliriz. Böylelikle çocuk, hem doğrusunu öğrenir ve hem de hayata karşı daha güçlü hale gelir. Bizde ise maalesef çocuk hata yaptığında hemen yüzüne vurulur ve suçlayıcı aşağılayıcı tavırlar içerisine girilir. Hatta bazı anne-babalar daha etkili olsun diye bunu özellikle başkalarının yanında yapabilirler. Tabii ki o zaman yıkım da o oranda büyük olur. Çocuk hiçbir zaman aşağılanıp küçük düşürülmemeli, hele hele bu başkalarının yanında asla yapılmamalıdır. Bunun yerine sıcak bir diyalog ile “Bak yavrum yaptığın bu davranış beni çok üzdü” şeklinde onu anlamaya yönelik konuşma ile başlanmalı ve nedenini bulmaya çalışmalıdır. Belki kendine göre haklı bir gerekçesi vardır. Belki yaptığının yanlış bir şey olduğunun farkında bile değildir. 2 - HAKARETLER: Çocukların, üzerlerine yazı yazılmamış beyaz kâğıtlara benzetildiğini hepimiz biliriz. Kâğıt boştur ve üzerine ne yazsan kalır. Atalarımız “Bir akıllı adama kırk kişi deli derse adam deli olur” demişler. Sokakta yürürken aklı başında bildiğiniz kırk kişi art arda “Deli misin kardeşim ne bu hal?” dese önce şöyle durup bir düşünürsünüz. Deli olduğunuza kanaat getirmeseniz bile en azından “Acaba deli gibi mi davranıyorum, bu adamlar bana neden böyle dediler?” diye deli olup olmadığınız konusunda şüpheye düşebilirsiniz. İşte siz dahi böyle bir şüpheye düşerken, bembeyaz kâğıt misali o masum yavruya hakaretler edilmesi onun kişiliğinde ne gibi izler bırakır acaba diye hiç düşündük mü? Sürekli aptal, beceriksiz, geri zekâlı ve belki de bundan daha ağır hakaretler duyan ve bunlarla yetişen çocuk ileride nasıl kendine güvenen, atik, girişimci ve hepsinden önemlisi ruhen sağlıklı bir insan olacaktır? 3 - ALAY ETME: Birçok anne-baba çocuklarında gördükleri hatalı davranışı onunla alay ederek giderebileceklerini sanarak, yanılırlar. Tırnaklarını yiyen veya altını ıslatan çocukla alay edilerek manevi baskı oluşturulur ve bu sayede çocuğun bundan vazgeçeceği sanılır. Halbuki bu tür davranış bozukluklarında sorun, bizlerin alayları ile daha da pekişerek derinleşir. Bu tür davranış kusurlarıyla dalga geçmek yerine sorunu çözebilmek için doğru adımları atmak gerekir. Örneğin tırnak yiyen çocukların % 90’ı bunu ilgi çekmek için yaparlar ve anne-baba bu durumla ilgilendikçe pekişerek devam eder. Birçok tırnak yiyen çocuğun tedavisinde ebeveynlere ‘görmezden gelin’ tavsiyesinde bulunularak sorun giderilebilir. Bazı çocuklar da belli stres faktörleri nedeniyle tırnak yerler ki o zaman da stresi ortaya çıkaran faktörlerin üzerine gidilmesi ve ortadan kaldırılması gerekir. Yani çözüm kesinlikle alay etmeyle sağlanamaz sadece problemi daha yerleştirmiş olursunuz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT