BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Romanya ders olmamış

Romanya ders olmamış

Amerika Kıtası, bir kere keşfedilmiştir. Onu yeniden keşfetmenin ya da öyle bir gayret içinde bulunmanın, hiçbir anlamı ve gereği de yoktur. Diyeceksiniz ki, Malta-Türkiye maçının yorumuna niye böyle girdin. Girmez miyim. Türk Milli Takımı’nda Hamit ile Emre’den ziyade ön libero oynayacak o kadar çok futbolcu sayabiliriz ki, hani neredeyse bir düzine kadar. Hele hele Malta’ya giden kadronun içinde Deniz, Ayhan ve Hüseyin varsa fazla da kafa yormaya, hele hele yeni keşifler yapmaya hiç gerek yoktur.



>> BENİM YILDIZIM Malta’nın inanılmaz kurtarışlar yapan kalecisi Haber’di Amerika Kıtası, bir kere keşfedilmiştir. Onu yeniden keşfetmenin ya da öyle bir gayret içinde bulunmanın, hiçbir anlamı ve gereği de yoktur. Diyeceksiniz ki, Malta-Türkiye maçının yorumuna niye böyle girdin. Girmez miyim. Türk Milli Takımı’nda Hamit ile Emre’den ziyade ön libero oynayacak o kadar çok futbolcu sayabiliriz ki, hani neredeyse bir düzine kadar. Hele hele Malta’ya giden kadronun içinde Deniz, Ayhan ve Hüseyin varsa fazla da kafa yormaya, hele hele yeni keşifler yapmaya hiç gerek yoktur. Fatih Hoca, Romanya milli maçında Hamit-Emre ikilisinin hem takıma, hem de kendilerine ne kadar zararlı olduklarını görememiş ki, bu resmi müsabakaya da aynı ikiliyi görevlendirerek çıktı. Böylece Malta gibi bizim yanımızda lafı bile edilemeyecek bir rakip karşısında ilk 30 dakikayı boşu boşuna patinaj yaparak oynadık. O dakikadaki Arda’nın sakatlanışı G.Saray ve Arda adına şanssızlıktı ama Milli Takım ve Fatih Terim adına büyük bir şanstı. Çünkü oyuna ön libero oynamasını bilen Ayhan girecekti. İşte o dakikadan sonra Milli Takım sahaya oturabildi, oyununu yerleştirebildi, arka bloğuyla ön bloğu arasında tek kişilikte olsa bir köprüye sahip oldu. Bir başka sakatlık, yani Sabri’nin çıkışı, yine G.Saray’la Sabri’ye dokunurken, Deniz’in oyuna girişiyle yine Milli Takım’la Fatih Hoca’ya yaradı. Yani maçın başındaki 11’de yan yana durmalarıgereken Deniz ile Ayhan, yanyanaydılar. Böylece Emre ile Hamit de, hem kendilerini oyunda öne çıkaracak, hem de Milli Takım’a yararlı olacak görevlerine döndüler. Çok kaçırdık desek yalan konuşmayız. Hele hele şu ana kadar yazdıklarımın içinde şanssızlıklarla bulunmuş doğruların sahaya gelişinden sonra, neredeyse Malta’nın kalecisiyle bir düello yaptık. Öteden beri ısrarla söyleyip yazıyorum. Televizyon yayınlarının dünyanın en ücra köşelerine ulaşmasıyla artık herkes futbol oynamayı öğrendi. İşte bunu öğrenenlerden biri de Malta olmuş. Bu nedenle dünya futbol haritası üzerinde küçümsenecek rakip kalmamıştır. Milli Takım 2008 finalleri yolunda bence en ağır darbeyi Bosna yenilgisiyle değil, bu Malta beraberliğiyle almıştır. Futbolda saha içinde sonuç tabiiki futbolcuların elindedir ama onları sahaya süren teknik direktör malzemeyi yanlış kullanırsa o zaman iyi yemek yerine çorba bile zor çıkar. Türk Milli Takımı, Malta’da 5-6 tane feci kontratak yiyorsa, gol pozisyonu üretmede karambollere sığınıyorsa, tabiiki bunda sahaya çıkış kurgusunun ve doğruların geç gelişinin çok büyük sebebi vardır. Yazık
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT