BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sen neymişsin be Alpay!

Sen neymişsin be Alpay!

Cihan Oskay’ın “Maskeli Toplar” kitabında şikeden başka şeyler de var



Şike ve teşvik primi iddiaları ile bir dönem Türkiye’yi sarsan Cihan Oskay, futbol dünyasında yaşadıklarını “Maskeli Toplar” ismi ile kitaplaştırdı. Kitapta malum Samsun-F.Bahçe ve G.Saray-Trabzon maçının dışında da çok çarpıcı olay var. BİZİ DE GÖR ORTAK “Samsun yolunda Cihan’ın telefonu çaldı. Arayan, yakın dostu hatta birbirlerine ‘ortak’ dedikleri Engin Verel’di. Eski milli futbolcu şimdilerde spor yazarıydı. Cihan ‘Buyur ortak’ dedi. Engin lafını esirgemezdi. ‘Ortak’ dedi, ‘Nereye gittiğini biliyorum, paranını hepsini vermeseydin, birazını da bize ayırsaydın’ dedi.” ALPAY’IN MACERALARI Mustafa Denizli sırf Cihan’ın hatrına milli takımı Çapari’ye getirmişti. O yemekte Cihan, Alpay Özalan ile tanışmıştı. Beşiktaşlı Alpay bir gün Cihan’ı arayarak ‘Abi ben F.Bahçe’de oynamak istiyorum, beni aldırır mısın?’ dedi. Cihan, Başkan Yıldırım’ı aradı, yerinde yoktu. Ertesi gün F.Bahçe-Antalya maçının devre arasında büfenin önünde Yıldırım’ı gördü. ‘Ne o Cihan, beni aramışsın’ dedi. ‘Alpay bize gelmek istiyor’ dedi. Başkan Beşiktaş’la görüştü ancak anlaşma olmadı. Bunun üzerine Cihan JET-PA Fadıl Akgündüz’ün adamı Tanju Çolak’ı aradı. Fadıl ‘Yarın Yenibosna’daki merkezimize gelsinler’ demiş. Cihan, Alpay’ı alıp JET-PA’ya götürdü. Ancak Fadıl ‘Alpay’ı alacak param yok. Alıyormuşuz gibi imza atalım. Siz kiralayacak bir kulüp bulun’ dedi. Medya ordusu önünde sahte imzalar atıldı. Oradan ayrılırken Cihan’ın telefonu çaldı, arayan Aziz Yıldırım’dı. ‘Alpay’ı yalnız bırakma, onu kiralayabiliriz’ dedi. Ancak sonra bir türlü harekete geçmedi. Bunun üzerine Cihan Hüriyet’in spor müdürü Nezih Alkış’ı aradı. ‘Abi Jet Fadıl Alpay’ı G.Saray’a verecek, ne yapsak acaba?’ dedi. Nezih Bey ‘Sen yarın bir gazete al da gör’ dedi telefonu kapattı. Ertesi gün Hürriyet’te manşet: Devlerin Alpay Savaşı. Başkan Yıldırım Cihan’ı aradı, ‘Alpay’ı al, ortadan kaybol. Cep telefonuna da el koy, ben sizi arayacağım.’ Darıca’da bir villaya gittik. Üç gün sonra döndük, Başkan’ın ofisinde imza atıldı. Ofisten ayrılır ayrılmaz Cihan’ın telefonu çaldı. Başkan arıyordu, ‘Alpay’ı sadece Show TV’ye çıkaracaksın.’ Alpay bozuldu. ‘Nereden çıktı bu Show TV? Başka kanaldan en az 5 bin dolar alırdım.’ Cihan’ın Alpay’la ilgili bu çabalarına rağmen imzadan sonra bir daha ne Alpay ne de babası onu aramıştı. Jet Fadıl daha vefalıydı. Bir gün Cihan’a nezaket ziyaretine gittiğinde ‘Arabadan memnun musunuz?’ diye sordu. Cihan ne arabası dedi. ‘Alpay’a 2 tane Proton verdim, biri babasına, biri size’ deyiverdi! YEMEK PARASI Dereağzı’nda Rüştü’nü takımı ile Alpay’ın takımı maç yapıyor. İddialı; kaybeden Çapari’de takıma yemek verecek. Berabere bitiriyorlar. Bütün takım, teknik heyet, 40 kişi o akşam Çapari’ye geldi. Yemekler yendi. Çıkarken Rüştü, ‘Cihan Ağabey biz hesabı sonra yollarız’ dedi. Cihan patronlara ayıp olmasın diye borcu kendi üstüne yazdırdı. Bir ay, iki ay, para gelmiyor. Patronlar Cihan’dan hesabı kapatmasını isteyince utana sıkıla Rüştü’yü arıyor. Rüştü şaşkın, ‘Abi biz ertesi gün aramızda para toplayıp Alpay’a teslim etmiştik.” Bir gün Alpay elinde iki tane son model cep telefonu ile Cihan Oskay’a geldi. “Cihan Abi geçmişi unut, bundan sonra ne alırsam iki tane, biri sana biri bana. Al bu cep telefonu senin’ dedi. Alpay’ın F.Bahçe’den Aston Villa’ya kaçışının ertesi günü Akmerkez’den Cihan’ı aradılar; ‘Alpay sizin adınıza iki tane telefon almıştı, parasını siz ödeyecekmişsiniz’ dediler. FRANSA’DA DOĞDU AMA.. İsviçreli menajer Jon Daryo’nun Türk ortağı Hikmet Dağcı, Pascal Nouma’yı Beşiktaş’a getirmek üzere anlaşmıştı. Cihan ile Hikmet Dağcı tanışıyordu. Başkan Yıldırım, Dağcı’nın Türkiye’de bulunduğu sırada ikisini ofise çağırdı. Yanında Murat Özaydınlı ile Oğuz Çetin oturuyordu. ‘Pascal’ı bize alabilir miyiz?’ dedi. Hikmet Dağcı bu profesyonel dünya, menajeri Şantal’la görüşmem lazım, deyince Başkan, ‘Menajerine 500 bin, kendisine Beşiktaş’ın verdiğinden 200 bin dolar fazla ver. İster misin Oğuz? dedi. Oğuz, ‘Öff kim istemez başkanım’ diye cevapladı. Hikmet hemen Nouma’yı aradı, ‘Ben evet derim ama menajerimle konuşun” dedi. Şantal’ın cevabı ise netti: ‘Eğer ciddiyseniz bu gece Londra Heatrow Shereton otele gelin, çünkü yarın Beşiktaş için İstanbul’a inmemiz gerekiyor.’ (...) Ertesi gün Başkan’dan telefon: ‘Geri çekiliyoruz.’ Cihan ‘Ne oldu ki?’ dedi. Başkan, ‘Serdar Bilgili aradı, senden rica ediyorum Pascal’dan vazgeç başkan, bu transfer olmazsa benim Beşiktaşlılığım biter, halden anlarsın. Sana borcum olsun’ dedi. CELALETTİN BİLGİÇ F.Bahçe’ye birçok teknik adam ve futbolcu satan Celalettin Bilgiç’in başı dertteydi. Abisi ile birlikte kurduğu şirketin Mercedes kaçakçılığından dolayı 9 yıl hapis, 40 milyar para cezasına mahkum olmuştu. Başkan Yıldırım’ın adamlarından biri Cihan’ı arayıp yardım etmesini istemişti. Cihan, Bilgiç’e ‘Neden Aziz Yıldırım’dan yardım istemediniz?’ diye sorunca şu cevabı aldı: ‘Ben hayatımda bu kadar kişiliksiz bir adam görmedim. Daha 300 bin dolar komisyon paramızı ödemedi.’ Bir hafta sonra bu kez Aziz Yıldırım Çapari’ye geldi. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın inşaatını bitirmiş, mühendisleri ile kutlamaya gelmişti. Cihan, Celalettin Bilgiç’ten bahsedince, ‘Bırak hapislerde çürüsün şerefsiz’ dedi. Cihan şaşırmıştı. Birbirlerinin gölgesine kurşun sıkan bu insanlar, Ancoletti, Zeman, Rapaiç, Arderson, Ortega, Zico transferlerini birlikte yapıyor, kol kola gülücükler dağıtıyordu. LÖW NASIL GİTTİ? O gün Cihan, Başkan’dan gelen bir telefonla büyük bir davet masası hazırlamıştı. Bütün F.Bahçeli yazarlar davetliydi. Yıldırım Löw’ü kovuşunu anlattı: ‘Löw bana geldi, başkan beni bir sene daha takımın başında tut, sana şampiyonluk sözü veriyorum’ dedi. Ben de önüne bir kagıt-kalem uzattım, nasıl yapacaksın, yaz bakalım dedim. Yazdı, çizdi, anlattı; tatmin olmadım ve adamı yolladım.” KOLTUKLARDA GÜBRE VAR G.Saray maçı öncesiydi. Cihan stattaydı. Misafir seyircinin alınacağı tribünde çuvallar açılıyor, bir şeyler serpiştiriliyordu. Hep tanıdık isimlerdi, Kemal, Hüseyin ve yanlarında birkaç kişi koltuklara gübre döküyorlardı. Stat Müdürü Necmi Berberoğu’nu gördü, ne oluyor dedi, müdür ‘Murat Özaydınlı talimat verdi’ dedi. Çatalca’dan getirilen gübrenin üstüne yumurta kabukları kondu. ‘Abi’ dediler ‘Sabahleyin de sidik torbası hazırlayacağız.’ FATİH AKYEL Maç yaklaşırken stat kapısının önünde Cihan, Başkan’ın koruması Hüseyin’i gördü. Hayrola dedi; ‘Fatih Akyel’i görmem lazım’ dedi Hüseyin. Ne yapacaksın Fatih’i? ‘Beni bir kere daha görmesinde yarar var, bu maçta yardımcı olursa, Başkan onu seneye Fener’e alacak.’ Cihan inanmamıştı. Maç başladı, Cihan, Fatih Akyel’i dikkatle izliyordu. İki gol de onun tarafından gelmişti. Ertesi gün bütün gazeteler Fatih’in maçın en kötüsü olduğunu yazıyordu. Fatih G.Saray’dan ayrılıp İspanya’ya gitti, 3 ay sonra gelip Fener’e imza attı. Tesadüf olabilir miydi? UNUTULAN GOLCÜ Dardanel maçı zor geçmişti. Rüştü harika kurtarışlar yapmış, Tuncay’ın 30 metreden attığı golle F.Bahçe 1-0 kazanmıştı. Takım neşe içinde otobüsüne binerken Cihan da otoparktan arabasını aldı. Terminalin önünden geçerken eşofmanlı birini gördü; bir baktı, golü atan Tuncay’dı. ‘Abi beni unuttular’ dedi. Birlikte Dereağzı’na doğru yola çıkarlarken ikisi de kahkahalarla gülüyordu. LOKANTA KURTULDU Rıdvan Dilmen Cihan’ı ziyarete gelmişti. ‘Abi, ben, Beşiktaşlı Rıza ve Ali Çoban Ortaköy’da bir restoran açacağız. Bize yardım eder misin?’. Cihan onlara bir kadro kurdu ve bakanların, milli futbolcuların, Federasyon Başkanı Şenes Erzik’in katılımı ile muhteşem bir açılış yapıldı. Aradan fazla geçmedi, Rıza Çalımbay, Cihan’ı aradı; ‘Abi yetiş, elimden bir kaza çıkacak!’ Cihan hemen Ortaköy’e gitti. Rıza makineli tüfek gibi anlatıyordu; “Abi Veliefendi’de ne kadar jokey, seyis, atçı varsa her gün gelip burada yemek yiyor. Bir kuruş para ödemiyorlar. Hepsi de ‘Rıdvan abinin misafiriyiz’ diyor. Ya ben ya Rıdvan dedi. Rıdvan haklarını devretti de dükkân kurtuldu. TANJU’NUN HAYALLERİ Tanju Çolak bir gün Cihan Oskay’a, ‘Abi Samsun’daki evimizde benim odam sunta ile ayrılmıştı. O suntanın üzerinde 3 şeyin resmi vardı; biri Hülya Avşar, biri kırmızı renkli BMW, biri de Galatasaray posteri... Üç hayalime de kavuştum.’ Tanju, Hülya Avşar’dan ayrılınca o ezikliği atlatmak için önce Yeşim Salkım, sonra Emel Yıldırım’la oldu. “YARDIMCI” OĞUZ 6 Kasım’daki G.Saray derbisi öncesi moral yemeğinde Oğuz Çetin Cihan’a dedi ki, ‘Takım çok iyi ama bu Lorant işi bozuyor. Lorant olmasaydı takım 7-8 puan daha önde olurdu.’ Ertesi gün F.Bahçe derbiyi 6-0 kazanmasına rağmen Lorant oymacıların elinden kurtulamadı! RÜŞTܒYÜ DÖVENLER Rüştü Barcelona’ya gitmeden önce Cihan Oskay’a dert yanıyordu: ‘O tatsız olaydan 3 ay sonra deplasmana gidiyorduk. Özel uçaktı. Baktım, bana saldıran iki kişi arkada oturuyor. Hemen idari işlerden sorumlu Necmi Gülümsel’i çağırdım, o da Murat Özaydınlı’ya haber verdi. Özaydınlı yanıma geldi, ‘Kusura bakma ben birşey yapamam, onlar Başkan’ın misafirleri’ dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT