BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Duaların kabul edildiği ay

Duaların kabul edildiği ay

Duanın dinimizdeki yeri ve önemi: İbni Cezeri hazretleri, büyük bir fıkıh âlimidir. Miladi 1350 senesi, ramazan ayının onbeşinde, teravih namazından sonra Şam’da dünyâya geldi...



Duanın dinimizdeki yeri ve önemi: İbni Cezeri hazretleri, büyük bir fıkıh âlimidir. Miladi 1350 senesi, ramazan ayının onbeşinde, teravih namazından sonra Şam’da dünyâya geldi... İbn-i Cezerî’nin babası Muhammed Cezerî, tüccâr idi. Kırk senelik evli olduğu hâlde çocuğu olmamıştı. Bir sene hacca gitti. Mekke-i mükerreme’de Zemzem kuyusunun başına varınca, Allahü teâlâdan âlim olacak bir erkek evlâd ihsân etmesini duâ ve niyaz ederek, Zemzem suyundan içti. Hacdan döndükten bir müddet sonra, bu evlâdı dünyâya geldi. İbn-i Cezerî elliden fazla kitap yazdı. Bunlardan biri de, “Hısn-ül-hasîn” adındaki Arapça duâ kitabıdır. Ramazan ayı, günahların af edildiği, şartlarına uygun olarak yapılan duaların kabul olduğu bir aydır. Yapılan duaların şartlarına uygun olması için, bu kıymetli kitaptan ve diğer muteber kitaplardan, duanın dinimizdeki yeri ve önemi, adabları ile ilgili bazı bölümler sunmak istiyorum... Resûlullah efendimiz, “Duâ ibâdettir” diye buyurduktan sonra, şöyle devam etti: “Rabbimiz buyurdu ki: Bana duâ edin, size karşılığını vereyim. Bana ibâdet etmekten büyüklenip, yüz çevirenler, muhakkak ki küçülmüş kimseler olarak Cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min-60) Hiçbir sakınma, tedbir takdîri değiştirmez. Fakat duâ, inmiş ve inmemiş olan şeylere fayda verir. Belâ iner, onu duâ karşılar, ikisi, kıyâmet gününe kadar mücâdele ederler. Kazâ-i muallâk, Levh-i mahfûzda yazılıdır. Eğer o kimse, iyi amel yapıp, duâsı kabûl olursa, o kaza değişir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabûl olan duâ, o belâ gelirken korur.” Duânın belâyı def etmesi de, kaza ve kaderdendir. Kalkan, oka siper olduğu gibi, su, yerde otun yetişmesine sebeb olduğu gibi, duâ da, Allahü teâlânın merhametinin gelmesine sebebdir. Bir hadîs-i şerîfte; “Kazâ-i muallâkı hiçbir şey değiştiremez. Yalnız duâ değiştirir ve ömrü yalnız; ihsân, iyilik artırır” buyuruldu. Bir kimseye takdîr edilen belâ kazâ-i muallâk ise, yanî o kimsenin duâ etmesi de takdîr edilmiş ise, duâ eder; kabûl olunca, belâyı önler. Ecel-i kazayı da, iyilik etmek geciktirir. Fakat Ecel-i müsemmâ değişmez. Ecel-i kaza; bir kimse, eğer iyi iş yapar, yahut sadaka verir, hac ederse ömrü altmış sene, bunları yapmazsa kırk sene diye takdîr edilmesi gibidir. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT