BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Duânın kabûl olması için

Duânın kabûl olması için

Duânın kabûl olması için, başta Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselam olmak üzere bütün peygamberleri “aleyhimüsselâm” ve sâlih kulları vesile etmelidir.



Duânın kabûl olması için, başta Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselam olmak üzere bütün peygamberleri “aleyhimüsselâm” ve sâlih kulları vesile etmelidir. Resûlullah efendimiz, “Hayvanı kaçan kimse; Ey Allahın kulları! Bana yardım ediniz. Allahü teâlâ da size merhamet eylesin, desin!” buyurdu. Bir hadîs-i şerîfte; “Korkulu yerde, üç kerre; Ey Allahın kulları! Bana yardım ediniz! demeli” buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfte; “Bir şeyden zarar gören, abdest alıp iki rek’at namaz kılsın! Sonra Yâ Rabbî! Senden istiyorum. Senin âlemlere rahmet olan Peygamberin Muhammed aleyhisselâmı vesile ederek sana yalvarıyorum. Yâ Muhammed! Dileğimi kabûl etmesi için Rabbime seni vesile ediyorum. Yâ Rabbî! O’nu bana şefaatçi et, desin!” buyuruldu. Her Müslüman namaz kılarken “Esselâmü aleyke eyyühen Nebiyyü!” diyerek Resûlullaha seslenmektedir. Tevessüle, vesile etmeye inanmayanlara cevap olarak yalnız bu yetişir. Evliyâya “Rabıta” yapmak, ondan yardım istemek iyi göremeyen yaşlı kimsenin gözlük kullanmasına benzer. Ayeti-i kerimede, “Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve Onun rızasına kavuşmak için, vesile arayınız!” (Maide 35) buyuruluyor. Bu âyet-i kerîme, Allahü teâlâdan feyz alabilmek için, büyük âlim aramak lâzım olduğunu göstermektedir. Büyük âlim, Resûlullahın vârisidir.” Buhari’de ve Müslim’de ve Künuz-üd-dekaik’te bulunan hadis-i şerifte, “Elbet, Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, bir şey için yemin etse, Allahü teâlâ, o şeyi yaratır. Onu yalancı çıkarmaz” buyuruldu. Müslümanlar, bu âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere inandıkları için, Peygamberi ve evliyayı vesile yapmakta, onlardan dua ve yardım beklemektedir. Kur’an-ı kerimde, “Ol kimseler ki, dua ve ibadet ederler, Rablerine yaklaşmak için, vesile ve sebep ararlar. Sebeplerin Allahü teâlâya en çok yaklaştıranını isterler” buyuruldu. (İsra 57) Allahü tealanın sevgisini kazanmağa çalışana (Salih kul) denir. Bu sevgiyi kazanmış olana (Veli) denir. Başkalarının da kazanması için çalışan Veliye (Vesile) ve (Mürşid) denir. Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Çok kıymetli olan mürşidlerin sahteleri de vardır. Müslümanlar için en büyük felaket, bunların tuzaklarına düşmektir. Bu tuzağa düşmemek için hakiki mürşid bulunamadığı zamanlarda, önceki devirlerde yaşamış meşhur mürşid-i kamilleri rehber edinmek, dini bunların yazdığı kıymetli kitaplardan öğrenmek lazımdır... > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT