BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Duanın kabul olunma şartları

Duanın kabul olunma şartları

Duanın edeblerinden ve şartlarından bazıları şunlardır: Yemede, içmede, giyimde ve kazançta haramdan sakınmak. İhlâslı olmak. Duâdan önce sâlih amel yapmak. Şiddetli sıkıntı zamanında yaptığı sâlih ameli zikretmek. Kirlerden ve pisliklerden temizlenmek. Abdestli olmak ve kıbleye yönelmek. Duayı namazdan sonra yapmak.



Duanın edeblerinden ve şartlarından bazıları şunlardır: Yemede, içmede, giyimde ve kazançta haramdan sakınmak. İhlâslı olmak. Duâdan önce sâlih amel yapmak. Şiddetli sıkıntı zamanında yaptığı sâlih ameli zikretmek. Kirlerden ve pisliklerden temizlenmek. Abdestli olmak ve kıbleye yönelmek. Duayı namazdan sonra yapmak. İki dizler üzerine oturmak. Duânın başında ve sonunda önce Allahü teâlâya hamd edip, Resûlullaha salevât okumak. Ellerini semâya doğru kaldırmak. Çünkü semâ, duânın kıblesidir. Elleri omuz hizasına kadar kaldırmak. Edeb üzere olmak, yanî zâhiren, bâtınen, söz ve fiille edeb üzere olmak. Huşû’ üzere olmak. huşû’dan maksat, iç âlemin sükûnudur. İnsanın, manen sükûn bulmasından da zâhirin sükûnu meydana gelir. Bunu şu hadîs-i şerîf teyid etmektedir: Resûlullah, sakalları birbirine karışmış birisini görünce; “Kalbinde huşû’ olsa idi, a’zâlarında da huşû’ olurdu” buyurdu. Allahü teâlâ, Mü’minûn sûresinin ilk iki âyetinde meâlen: “Mü’minler muhakkak kurtulacaktır. Onlar, namazları huşû’ ile kılanlardır” buyuruyor. Bütün a’zâları tevazu ve hudû’ üzere olmak. Ya’nî bütün a’zâların hudû’ (boyun eğme) ile beraber, sükûn üzere ve hareketsiz olması. Namazda duâ edenin, gözlerini semâya kaldırmaması. Allahü teâlâya, esmâ-i hüsnâsı ve yüce sıfatları ile duâ etmek. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “En güzel isimler, Allahü teâlânındır. O hâlde Allahü teâlâya bu isimlerle duâ edin. Allahü teâlânın isimlerinde ilhâd edenleri ya’nî isimleri değiştirenleri terk edin. Onlar âhirette yaptıklarının cezasını çekeceklerdir” buyuruyor (A’râf-180). Duâda edebî sözlerle duâ yapmaya zorlanmamalıdır. Nâme yaparak duâ etmemelidir. Peygamberleri ve sâlih kimseleri vesile ederek duâ etmelidir Çünkü onlar, hem Allahü teâlâya ve hem de kullarına karşı hakları en kâmil şekilde yerine getirmektedir. Duâ ederken sesi alçaltmalı, yanî gizli olarak duâ etmelidir. Gizli duâ etmek, Allahü teâlânın katında makbûldür. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “Rabbinizi, yalvararak, gizli ve sessiz çağırınız” buyuruyor (A’râf-55). Duâ ederken, günâhını i’tirâf ederek af dilemelidir. Duâ ederken Resûlullah efendimizden bildirilen sahîh duâları tercih etmelidir. Çünkü Peygamber efendimizden bildirilen duâlar, başka duâlara hacet bırakmamıştır. Güzel ma’nâ ve maksadları veya Allahü teâlâya senayı ihtivâ eden duâlarla duâ etmelidir. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT