BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Öteki” taraf!..

“Öteki” taraf!..

Emre “bir futbolcuya, bir milli oyuncuya, bir Milli Takım kaptanına yakışmayan” çok çirkin bir hareket yapmıştır; “bunun bahanesi, mazereti, sebebi, tahriki, şusu, busu olamaz”; hak ettiği ceza Federasyon’un yetkili kurulları tarafından, hocası tarafından verilmelidir; hem de “herkese örnek ve ders olacak” şekilde!..



Emre “bir futbolcuya, bir milli oyuncuya, bir Milli Takım kaptanına yakışmayan” çok çirkin bir hareket yapmıştır; “bunun bahanesi, mazereti, sebebi, tahriki, şusu, busu olamaz”; hak ettiği ceza Federasyon’un yetkili kurulları tarafından, hocası tarafından verilmelidir; hem de “herkese örnek ve ders olacak” şekilde!.. “Emre’ye bu ceza verilmezse”, açıkça ortadadır ki, “ceza verme yetkisi olanlar” ve “ceza verme sorumluluğu taşıyanlar” da “o çirkin hareketin ortağı olmuş olacaklardır”; bu da “suça iştiraktir” ve hatta “suçtan çok daha çirkin” ve “anlamlı” bir tavırdır!.. Buraya kadar tamam!.. Gelelim olayın “öteki” tarafına ve “en az” çirkin olan olay kadar “çirkin” yüzüne!.. Çıkıyor, “anlı ve de şanlı” bazı yorumcularımız, spor yazarlarımız, yazılarında Emre’ye “ahlâksız” damgasını vuruyor!.. Mesela Mehmet Demirkol gibi, Kâzım Kanat gibi. “Terbiyesiz hareket ile ahlâksız hareketin farkını” bilmeyecek, “ahlâksız ile terbiyesiz” sözcüklerinin ne anlama geldiğini öğrenemeyecek kadar cahiller mi?.. Mümkün mü; “cin gibi” biliyorlar ama gene de yazıyorlar; peki “bu yaptıkları” Emre’nin yaptığından daha az mı çirkin?.. Dahası var; “terbiyesiz” bir hareket yapan Emre’ye “bunca ağır eleştiri yapanlar”, “ahlâksız hareketin en tipik ve açık örneklerinden biri olan” ve hatta “devletin yüzlerce milyar lira parasını sotalamak” için yapılmış “açık bahis şikesinin kahramanları için” ne yazıp çizdiler?.. O, “sporun, doping, şiddet ve ırkçılık ile beraber” en büyük 4 suçundan birini işlemişler, “o kadar az cezalarla kurtulurken”, hatta “o cezaların bile sonradan kalan kısımları affedilirken” neler yazdılar?.. “O suçu işlemiş olanlar” Milli Takım’a çağrılırken, kollarına kaptanlık bandı takılırken, şimdi Emre için “Milli Takım’dan atılmalı, bir daha çağrılmamalı, Galatasaray almamalı” diye yaygara koparanlar, ne yazılar; hiç!.. “Bu rezaleti” gördükleri hâlde seslerini sedalarını çıkarmayanlar, çıkaramayanlar, hatta “alkışlayanlar”, bugün “koro hâlinde” ne yapıyorlar: “Vurun Emre’ye!..” Ey benim “basın tribünlerinde hakemlere, rakip oyunculara” en galiz ve en ağır şekilde küfür eden anlı ve de şanlı spor yazarlarım, yorumcularım, söyleyin bana “Emre ahlâksız ise” sizlerin yaptığı nedir?.., Ey benim “şeref tribünlerinde” en çirkin el kol hareketlerini yapan, ağza alınmayacak sözler sarf eden, tekme yumruk kavga eden “şerefli ve de ahlâklı” spor adamlarım, yöneticilerim, “Emre ipe çekilirken” ne kadar da mutlusunuz; seyrediyor, keyifleniyorsunuz!.. Bitmedi; Emre olayından iki gün önce, Milli Takım Hocası Fatih Terim’in hem de “çoğul kullanarak” ve de “spor medyanın önemli bir bölümünü işaret ederek” kullandığı “vicdansızlar” sözünü yutup oturduktan sonra, Emre için “özel” bildiriler yayınlamak mı “iyi ahlâktır” ey benim derneğimin saygıdeğer yöneticileri, söyleyin bana “iyi ahlâk” bu mudur?.. Ve de ey benim derneğimin “sayın” Başkan’ı, “başka bir gazetenin foto muhabirinin çektiği resmi”, müdürü olduğun sayfada, basın ahlâk yasaları, meslek ilkeleri hükümlerinin hem de kaç tanesini pas pas ederek “Sadece benim gazetem görüntüledi” diye vermek midir; iyi ahlâk?.. Söyler misiniz bana, Emre’nin yaptığı mı daha çirkindir, yoksa sevgili başkanım Esat Yılmaer’in sayfasının mı?.. Emre’nin yaptığı “çirkin” hareketin “amerikancasını yapan” ve de gazetecilere küfreden Appiah’ın olayı, “bir fotoğraf, birkaç haber ile” geçiştirilirken, Emre’ye “hâlâ yıldırımlar yağdırmamızdaki” sebep acaba “iyi ahlâklı” olmamız mıdır?.. Sevgili okurlarım ve de saygıdeğer müdürlerim, “aşağıdaki cümleyi buraya alırken” sizlerden binlerce defa özür diliyorum, ama “örnek” olduğu için almak zorundayım: “Türk Milli Takımı’nın hocası” için, Türkçe’de başka “söz kalmamış” gibi şu yazılana bakın: “Büyüklerimiz ‘İmam osurursa (Terim yani), cemaat bilmem ne yapar!’ der.” “Böyle” spor yorumcusuna, spor yazarına “öyle” oyuncu “çok bile” değil mi?.. Ve de elimizi vicdanımıza koyarak kendi kendimize “şu” soruyu soralım: İçimizde, hayatı boyunca “o hareketi” yapmamış ya da “o hareketin manasını ifade eden” sözleri zaman zaman söylememiş kaç sporcu, kaç futbolcu, kaç yönetici, kaç gazeteci, daha da ötesi kaç insan vardır aramızda?.. “Kendimiz dahil”, çıkıp da “örnek” arayalım; bakalım “gerçekten” kaç tane bulabileceğiz?.. Söyleyin, Emre’ye “o hareketi yaptığı için” gönül rahatlığı ile “ahlâksız” diyebilen sevgili meslektaşlarım; Emre “ahlâksız” ise, bizler ne oluyoruz?.. Not: Bu hafta Avrupa Kupalarında zorlu maçlar oynayacak olan bütün takımlarımıza başarılar dilerim , işleri zor, hem de çok zor görünüyor, Allah yardımcıları olsun!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT