BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair...

Hayata dair...

Suya bakarken gülümseyişim, hayatın engin ve vahşi denizinde çok uzaklara yelken açtı; ama sayabileceğimden çok fazlası yüzerek bana geri geldi...



Hayata dair... Suya bakarken gülümseyişim, hayatın engin ve vahşi denizinde çok uzaklara yelken açtı; ama sayabileceğimden çok fazlası yüzerek bana geri geldi... ... “Kara bulutlar kaybolacak” diye fısıldayarak birinin elini sıktım; bütün gün hayatımın değiştiğini hissettim... ... En çok gereken yere bir mutluluk düşüncesi gönderdim; ve çok geçmeden büyük bir sevinçle doldum... ... Güç bela kazanıp biriktirdiğim azıcık altını akıllıca paylaştım; ve çok geçmeden yüz katına çıkarak bana geri geldiğini anladım... ... Bir miktar çabayla, birinin tepeye tırmanmasına yardım ettim; yepyepi bir dostluk gibi, çok değerli bir şey elde ettim... ... Her sabah uyandığımda, nasıl başarabileceğimi düşünüyorum; “önce hizmet ederek,” diyorum, biliyorum ki ben, verdikçe alıyorum... (...T.Gaines) Tuzaktan Kumanda (...SHOW - Uçankuş) SEMA ÇELEBİ: Sertliğim çocukluğumdan gelen bir şey... Kolejde okurken İncesu deresine top kaçardı, erkeklerden önce ben koşturur, alırdım... Çok maskülen büyüdüm... *** (...ATV - Süper Star) AYŞENUR YAZICI: Adana’nın Santana’sı geliyor... Karşınızda Kalendeeer!.. Ay ne kadar salak bir sunucunuz var... Ne Kalender’i, Kurtuluş geliyor tabii ki... *** (...Hürriyet - Kelebek) SİNEM KOBAL: Ben ünlülerin boy gösterdiği renkli dünyanın dışında yaşıyorum... Ünlülerle dolu bir arkadaş çevrem de yok... Bütün arkadaşlarım ünsüz harflerden oluşuyor... Bugünün buluşu * Cam kül tablası minibüslerde bozuk para kutusu olarak kullanılmaya başladı... (...20.09.1969) >>> SANATİK KRİTİK “-Kilo alırım korkusuyla hamile kalmadım... Ajda Pekkan olmak kolay değil... Bugüne kadar hep bana aşık olunduğu için, benim aşık olmaya vaktim ve fırsatım olmadı...” (...Ajda Pekkan)...20.09.1969) >>> Sizinkiler... Çok da samimi olmadığım birinin otlakçılığına maruz kaldım... Benden aldığı son sigaraydı, size de tavsiye ederim... OTLAKÇI: Bi sigaranı alabilir miyim?... BEK: Al al... OTLAKÇI: Çok içiyor musun?... BEN: Oldukça... OTLAKÇI: Günde kaç paket?... BEN: Valla 2 paket alıyorum ama 1 paket içiyorum... (...Mehmet Gümüş’ten) >>> S.Ö.Z. der ki; “-Küçük nimeti hor gören, büyüğünü zor görür...” (...Şükretme konusunda ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) >>> Ayaküstü... Irak’tan gelen en acı fotoğraflardan biriydi... Annenin kollarında yerde yatan bir cansız beden... Kanlar içinde... Bunu da belleğimizdeki onlarca, “İnsanlık dramı” raflarının üst sıralarına koyacağız... Srebrenica’da ölmeden önce annesine, “Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne” diye soran çocuğun hissettirdiği yere... “İnsanız” diye dolaşmaya devam edeceğiz... >>> POLİTİK KRİTİK “-İyi bir anayasa, toplumun her kesiminin katkısıyla ortaklaşa yapılır... Bu işi tamamen kendi iç işleri olarak gördüler, sipariş verdiler ve yaptırdılar... Hiç paylaşmadılar...” (...Deniz Baykal) >>> Tebeşir Tozu... “-Yeteri kadar nedeniniz varsa her şeyi yapabilirsiniz...” (...Jim Rohn) >>> Bizimkiler... Uzun süredir bırakmayı düşündüğü sigara için “Yeşilay-1” operasyonuna start verir... 450 YTL vererek, bizim yemekhanenin girişinde satılan, “Elektronik Sigara”dan bir tane alır... Tabii Ramazan’ı da fırsat bilerek... ...Ve iftardan sonra, sigara saati gelip çatar... Kafeteryaya oturulur, çay alınır, elektronik sigara cepten çıkarılır... “Fena değilmiş”... “Tamamdır bu iş”... “Boşuna zehirliyormuşuz kendimizi” konuşmaları arasında aletten çıkan dumana doyar... “Yeter bu kadar” diyerek bütün gücü ile aleti kül tablasına bastırır ve ortadan ikiye böler... Kesinlikle Cem’dir o... Muhabbet, “Versene bi sigara” diye devam eder... >>> SPORTİK KRİTİK “-Daha takım olarak göklere çıkacak bir şey yapmadık... Şu anda ancak şunu söyleyebiliriz, G.Saray’ı sağlam temeller üzerine yeniden oturtuyoruz... Bizi şımartmayın...” (...Adnan Polat) >>> Temel’in yeri... Temel yaş gününde karısı Fadime’nin ne istediğini sormuş... “Jaguar isterim” diye tutturmuş Fadime... “İyi bir fikir olduğunu zannetmiyorum” demiş Temel... Fadime yalvarmış, ağlamış, Temel’in canına okuyana kadar... Temel sonunda razı olup ona bir Jaguar almış... Hayvan eve girer girmez Fadime’yi yemiş... ********** “Bir yaş daha büyütenler” konulu “Netgazete” çerçeve özel haberi: Avustralya'da çocuk sahibi olmak isterken ikiz bebek doğuran bir kadın mahkemeye başvurdu... Kadının mahkemeye gitme sebebi, ikinci çocuğun 21 yaşına gelinceye kadarki masraflarını karşılaması için doktora dava açmak... Canberra Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada, adı açıklanmayan 40 yaşındaki kadın, yalnızca bir çocuk istediğini, ancak doktoru Robert Armellin'in gözetimi altındaki bir embriyoloğun rahmine iki embriyon yerleştirdiğini söyledi... Kadın, “Tek çocuk yeterdi... Ötekinin bakımını üstlenemeyeceğim” dedi...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT