BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TEMA vakfından can suyu bekleniyor

TEMA vakfından can suyu bekleniyor

Konya Ereğli’den aldığım bir mektubu, 10 Ocak 2007’de “Orman Bakanlığına açık mektup” olarak yayınlamıştım. Aynı kahraman öğretmenden şimdi ikinci bir mektup aldım.



Konya Ereğli’den aldığım bir mektubu, 10 Ocak 2007’de “Orman Bakanlığına açık mektup” olarak yayınlamıştım. Aynı kahraman öğretmenden şimdi ikinci bir mektup aldım. Hayırlı çalışmalarını yakından bildiğim TEMA vakfının, konuya hemen eğileceği ümidiyle her ikisinin de özetini aşağıya aldım. İnşallah olur. 1’inci mektup: “Köyüm Konya Ereğli’sine 50 km mesafede Karacadağ üzerinde Beyören Köyü. Mektubu yazma maksadım; örnek alan olur da, orman dikmek işi çoğalır. Önemli olan kuru söğütten dilli düdük yapmak. Emekli bir öğretmenim. Konya Ereğli’sinin Beyören Köyü’nde 1940’ta doğmuşum. Köyüm ülkemizin en fakir köylerinden biri. Doğru dürüst suyu, yolu yok. 220 hane olan köyümüz şimdi 40 haneye düştü. Bunlar da çoğu tek başına yaşayan, köyünü terk edemeyen insanlar. Öldüklerinde onların da kapıları kapanacak. Topraklarımız kıraç. Köyümün dağları bir zamanlar ormandı. İçinde ceylanlar, kaplanlar gezermiş. Dağın pek çok yeri üzüm bağı sekilerinin kalıntısı ile dolu. Şimdi ise bir çöl. Erozyon, toprağını sıyırıp götürmüş ve götürüyor. Çok yerinde ağaç dikmeye toprak yok. 40 yıl önce beş şeker çuvalı meşe palamudu satın aldım. Köylülerimizle dağımızın bir bölümüne bunları diktik. Palamutların pek çoğu yeşerdi. Ne yazık ki koruma imkanı olmadığı için hayvanlar pek azının yaşamasına fırsat verdi. Yurdumun bir çok lisesinde öğretmenlik yaptım. Emekli olunca memlekete dönüp, 1998’de emekli paramla köyümde taşlık araziler alıp kendi öz imkanlarımla orman dikmeye başladım. Kooperatiften aldığım evimi satarak arazimin etrafını hasır telle çevirdim. 8 km uzaktan kendi imkanlarımla bulduğum bir parmaklık suyu borularla, orman diktiğim araziye getirdim. Burada havuzlarda topladım. Bu suyu ağaçlara can suyu olarak kullanıyorum. Şu ana kadar 100 çeşide yakın (sedir, çam, dişbudak, meşe, mavi servi, mahlep, ceviz, antepfıstığı vs.) on bin ağaç diktim. Bu ağaçlar bugüne kadar güzel büyüdü. Boyları 50 cm ile 5 m arasında değişiyor. Fırsat buldukça dikime devam ediyorum. Tek sıkıntım suyun yetersizliği. Biz belki dedelerimiz gibi toprak fethedemeyiz, ama topraklarımızı 20 kat verimli hale getirirsek 20 kat toprak fethetmiş, yani ülke yüz ölçümünü 20 kat büyütmüş oluruz. Bizler kıyametin kopuyor olduğunu görsek bile, ağaç dikmeli inanç ve kültürünün sahibi iken nasıl oldu da bu güzel dağlarımız çırılçıplak kaldı? .....” İkinci mektup: “Ben devletime hiç yük olmadan 9 yıldır ülkemizin bu kurak ve çölleşme ile karşı karşıya yerinde bir orman kuruyorum. On bini aşkın ağaç diktim. Elimdeki imkanlarla ormanı yaşatmaya ve korumaya çalıştım. Biliyorum ki dikilen her ağaç bütün dünyalıların ortak malı. Çünki ağaçların atmosfere bıraktığı oksijeni paketlemem mümkün değil. Ölünce kefen içerisinde de götüremem. Zor durumda kalmasaydım kimseyi rahatsız etmezdim. Elimden geleni yaptım. Boyumu aşan bir olayla karşı karşıyayım. Ağaçları biraz fazla dikmişim. Bir de bu yıl yağışlar az olup sıcaklar da çok olunca işler zorlaştı. 9 yıldır dikip büyüttüğüm ağaçlar ateşten değil susuzluktan yanıyor. Körpe olanları kurumak üzere. Çaresizlikten çırpınıyorum. Bir tank buldum traktörle su getirip körpeleri suluyorum. Lakin dökme su ile değirmen dönmüyor. DSİ yetkilileri bir havuz ve 2,5 km boru ile sıkıntımın gideceğini belirttiler (kooperatif kuyularından su alabileceğim). Şu an havuzun yerini hazırladım. İnşaatını yaptırıyorum. Geriye kalıyor sadece boru. Yiğit birinin alması gerekiyor. Sadece boru. Aslında insanlarımızın güzel duygularını mezata çıkarıp paraya çevirenlere kin duyarım. Büyük bir kuruluş olan TEMA bile; telefon parası çelenk parası ve bazı kuruluşların yardımı ile ayakta durmaya çalışıyor. Ben bugüne kadar kendi gücümle direndim. Ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Problemimi 2,5 km beşlik (125’lik) ana boru çözecek. Boruları bana şimdi temin eden olursa, makul bir zaman içerisinde bedelini geriye ödeyebilirim. Çünkü şu anda durumum uygun değil. Bu hususta sizin yardımcı olabileceğiniz ümidindeyim. Saygılarımla. Not: 1- Konya Ereğlisi Kaymakamlığından veya Ereğli Orman Fidanlığı Müdürlüğünden bu çalışmamı araştırabilirsiniz. 2- Para değil sadece boru gerekli Rahim Demirbaş Emekli Matematik Öğretmeni Hamidiye mahallesi Anıt Cad. Ender Ap No 1/2 Ereğli /KONYA (0 505 753 9292)”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT