BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filmini yapacak olsak...

Filmini yapacak olsak...

Yirmi yaşında gencecik ve hatta daha çocuk... Gerisini nasıl getireyim?



Yirmi yaşında gencecik ve hatta daha çocuk... Gerisini nasıl getireyim? *** Tamam... Bir yandan Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u aldığında kaç yaşındaydı diye düşünmek lazım? Ve fakat onun babası 2. Murad’dı... Ve fakat erken bir olgunluk içinde, hayatın bütün mekanizmalarını şimdiki gibi suni ve sanal dejenerasyon altında değil, doğal bir maddi ve manevi bir terbiye içinde geçiren erkekler düşünmeliyiz... “Zor” şakağımıza dayandığında muhtemelen Fatih olma içgüdüsü içimizden çıkar ve patlar gökyüzüne doğru ama... Sadece hamasete sarılırsak, havan topunu o yaşta keşfetmiş adama da haksızlık etmiş oluruz... *** Üniversiteye gidememiş ve dönüşünde hayatı kurgulamak yükünü omzunda taşıyan genç erkekler ordusudur vatan görevidir diye kınalayıp yolladıklarımız ve durup düşünmeliyiz... Ve her birinin kaybı çok ama çok büyük kayıptır kendi adımıza; onlar bir büyük yükten kurtulup şehadet mertebesiyle onurlanmış olsalar bile... Kıymamalıyız... Eğer biz üç bin küsur yıldır en büyük haslet olarak “devlet” geleneğini omzumuzda apolet olarak taşıyorsak ve hâlihazırda bir büyük devletsek, arkasında ne olursa olsun, görüntüde üç buçuk eşkıya yüzünden ayağa kalkmış olmamalıyız... *** Bir garabet var. Adı konmalıdır. Koskoca Türkiye Cumhuriyet Devleti ve koskoca Türk milleti bu manzaradan kurtulmalıdır... Aşiret ağalığından bozma devlet adamlarının geğirtileri manşet olmamalıdır... *** Bu nasıl iştir... On iki şehidimiz mi var? Arkada on iki milyon aynı sona hazırdır; problem değil... O on iki milyonun yarımşar tükürüğü o çetin coğrafyayı boğabilecekken, devletimiz bu gücün farkında olarak bu garabet manzarayı bitirmelidir... *** Emin olmak istiyoruz. Bir büyük devlet gibi davrandığımızdan... Bir büyük devletin yapması gerektiğini yaptığımızdan... *** Yoksa Yeşilçam, Amerikalı muadilinin yaptığı gibi “Rambo”lar mı üretmelidir model olsun diye... Ve hâlbuki Kardak Krizinden hatırlıyorum hani tek başına bir dünyaya bedel aslan parçalarını... Ekranda tazecik yüzüyle şehit gençleri değil... Kahramanlık hikâyelerini anlatan profesyonel “cesur yürek”leri görmek ve dinlemek istiyorum... Yeşilçam’a ilham olsun diye...
Kapat
KAPAT