BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2 milyar YTL’lik dizi çılgınlığı

2 milyar YTL’lik dizi çılgınlığı

Türk insanı; büyük bütçelerle hazırlanan dizilerle yatıp kalkıyor. Ekranı adeta işgal eden yapımların yıllık maliyeti 2 milyar YTL’yi buluyor.



>> M.Kurtbay ÖNÜR Milyonlarca liranın döndüğü ekranlarımızda dizi bolluğu, TRT1’de Dallas’la başladı. Kötü ‘JR’ karakteri ile iyimser ‘Bobby’ arasındaki çekişme, evlerimize yansıdı. Günlük konuşmalar ve alışkanlıklar ‘Dallasvari’ oluverdi. 1991’e kadar devam eden Dallas rüzgârı, yerini önce Cosby Ailesi’ne, sonra ‘Yalan Rüzgârı’na bıraktı. Cosby’de insanlar güldü. Sonra ‘yalan’, ‘dolan’ başladı. O yıllarda beyazcam, aşklı, ihtiraslı ‘Köle Isaura’lı Brezilya dizilerine teslim oluverdi. Ardından TRT, rekabete karar verdi. ‘Çalıkuşu’ ve ‘Bizimkiler’ gibi dizilerin önünü açtı. 90’lı yılların ortalarında sayıları artan özel televizyonlar da yerli yapımlara ilgi göstermeye başladı. Günümüzde ‘tavan yapan’ özel televizyonlar; ‘yerli dizi’ye olan ilgiyi fark ederek Türkiye’yi kasıp kavuran bir dizi modası başlattı. Franco’nun değil, bizim ‘F’ilmimiz İspanyol diktatör Franco’nun halkı uyutmak için hazırladığı 3 F’li projesi; ‘Futbol, Fiesta, Fame’, (Futbol, Festival, Dans) üçlüsüne bir de ‘DF’ (dizi film) eklendi. Her geçen gün artan kıyasıya rekabetle, ilginç senaryolar da pencerelerden içeri giriverdi. Evlerde televizyon kumandası elden ele zıplarken, ‘sokaktaki adam’ memleket meselelerini bırakıp, tiryakisi olduğu dizinin son durumunu değerlendirdi. Dizilerdeki her detay, ana haber bültenlerinde, sabah kuşağı ve magazin programlarında ‘flaş... flaş... flaş...’, ‘az sonra’ patlaklarıyla yayınlandı. Seyirciler aynı saatte başlayan diziler arasında seçim yapmakta zorlaştı. Kumanda kavgası, ‘komik bir sosyal problem’ olarak ortaya çıktı. ‘Zap’ olayı reklamlara konu oldu. Pratik Türk insanı çareyi ‘iki televizyon’ almakta buldu. Parası olmayan ise ‘otoritesini’ kullandı. Evdeki hesaba uyuyor! Evdeki rekabet prodüksiyonlara yansıdı. Büyük kanallarda yer alan dizilerin, bir haftalık toplam maliyeti 20 milyon YTL’yi buluyor. Diğerleri de hesaba katılınca aylık 40 milyon YTL gibi bir rakam çıkıyor. Yapımların yıllık maliyeti ise 2 milyar YTL’yi buluyor. Yapılan araştırmalara göre, bir dizinin tek bölümü 200 bin YTL’ye mâl oluyor. Bir dizi setinde; teknik ekip, oyuncu, set asistanı, işçi, ışıkçı, montaj, dublajcı, senarist, ulaştırma ve güvenlik görevlisine kadar geniş kadrolar ekmek yiyor. En çok izlenen 4 büyük kanal, yeni yayın döneminde 40 yeni yerli diziyle izleyicilerin karşısına çıktı. Yapımcılar, bütün kanallardaki yeni dizilerle bu rakamın bir yıl içinde 130’u bulduğunu belirtiyor. Ya sözleşme, ya reyting Birol Güven, Erol Avcı gibi yapımcılar, prodüksiyon şirketleri ile ilgili çarpıcı anekdotlar veriyor: “Yapımcı ile kanal arasında sezonluk anlaşma yapılıyor. Ön prodüksiyon için 8 ay önceden (yer, zaman, mekan için) çalışılıyor. Ön prodüksiyon masrafı 260-520 bin doları buluyor. Bir dizi 3-4 bölümde oturuyor ve 13’üncü bölümden sonra kazandırıyor. İlk dört bölümde kaldırılan diziler ise (reyting almıyorsa) yapımcı için ‘büyük zarar’ anlamına geliyor. Hele bir de bütçe fazlaysa... Sözleşmeli oyunculara ödemeler haftalık yapılıyor. Ancak nadir olarak Osman Yağmurdereli’nin Melekler Adası dizisinde yaptığı gibi ‘anlaşma, reyting üzerine’ yapılabiliyor.” Tutarsa kazandırıyor Eylül ayıyla birlikte başlayan kış sezonu dizileri için; önce 6 bölümlük bir seri, daha sonra da 13 bölümlük genel bir seri hazırlanıyor. Dizinin yayında kalabilmesi için yapımcı ile televizyon kanalı arasındaki anlaşmaya göre ‘reyting oranları’ takip ediliyor. Eğer dizi tutarsa, yeni yayına giren bir diziye genelde ‘dört hafta açık çek’ veriliyor. Televizyon kanalı arzu edilen reytingi alamazsa diziye 6. bölümde son veriliyor. Devam eden bir yerli dizinin reytinginde aşırı bir düşme görülmesi halinde, yayıncı kuruluş yapımcıya ‘iki bölüm’ sonra dizinin yayınına son verileceğini haber veriyor. Senaristler de iki bölüm sonra diziyi sonuçlandırmak için finali yazıyor. Günlerin uzun, insanların genelde tatilde olduğu, TV’nin az izlendiği ‘yaz dönemi dizileri’ de var. Bunlar arasında reyting yarışından başarıyla çıkanlar, yayında kalıyor. İzleyici kendini arıyor Türk izleyicisi ilginç bir profile sahip. Çok tutucu olduğu belirlenen izleyiciler, standartlarına uymayan dizileri hemen RTÜK’e şikayet ediyor. Bazen kendilerinin bile yapamadığı ahlâki kuralları ve karakteristik özellikleri, seyrettikleri ‘dizideki kahramandan’ bekliyor. Ancak ‘aksiyon’, ‘duygusallık’ olmazsa diziyi terk ediyor. İzleyici, sokaktan ekrana taşınmış gerçek hikâyelerin dizilerde yer almasını istiyor. Karmaşık ve bilgi vermeyen konular izleyiciyi bezdiriyor. Eğer bir kahraman tutulursa, dizide de ölürse; onun için ‘gıyabi cenaze namazı’ kılınıyor! Hatta onu öldürene gerçek hayatta da fırça atılıyor. Reklam arası dizi!... Yağmur Ajans’ın sahibi Osman Yağmurdereli, “Reklam arasında dizi izliyoruz” diyor ve ekliyor: “En çok izlenen dizilerin 30 saniyelik reklam spotu 8 bin dolar civarında. Ancak bu tarife ‘prime time’ dizileri için geçerli. RTÜK’ün imzaladığı ‘Avrupa Sınır Ötesi Yayın Sözleşmesi’ne kanallar uymuş görünmüyor. Dizilerde 4 reklam kuşağı olması gerekirken, 6 reklam kuşağına çıkıyor” dedi. Oyuncu fabrikaları Ajanslara ‘hiç olmazsa figüran’ olarak yer almak isteyenlerin başvurusu kabul edilirse; oyuncu adayı için deneme çekimi hazırlanıyor. Ajansların, oyuncu ücretinin yüzde 25’ini komisyon olarak aldığı söyleniyor. İstanbul’daki 460 ajansın çoğu; ‘merdiven altı’ diye tabir edilen ‘naylon ajanslar’ olarak biliniyor. Türkiye’deki ajanslara kayıtlı oyuncu adayı sayısının 50 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Romandan ekrana... ‘Çalıkuşu’, ‘Dudaktan Kalbe’ ve ‘Yaprak Dökümü’ gibi ünlü romanlardan uyarlanan diziler de ekranlara geliyor. Bunların sonunu merak edenler, romanlarını bulup okumaya başlıyor. Reşat Nuri Güntekin’in ‘Yaprak Dökümü’, geçtiğimiz sene izleyici ile buluşmaya başlamıştı. Bu yıl yeni gösterime giren ‘Dudaktan Kalbe’ de Reşat Nuri Güntekin’e ait bir roman. Sanatçılar ne diyor? Kadir İnanır: 80 dakika dizi mantığa aykırı... Kuzey Rüzgârı dizisinde oynayan Kadir İnanır, “Dizilerin süreleri çok uzun, 80 dakika! Üzerine 10 dakika daha koyduğun zaman sinema filmi yapıyor. Şimdi 6 günde bir sinema filmi çekerseniz kalitesiz olur. Dizi film için de geçerli bu. Bu mantığa aykırı. 45 dakika, en ideali bunun. Çözüm bulunsun” diye çağrı yapıyor. Halil Ergün: Vahşi bir cenk yaşanıyor! Yaprak Dökümü’nün başrol oyuncusu Halil Ergün; “Çok üretimin olması, en iyi dizi kültürünün, en iyi oyuncuların, en iyi televizyon yönetmenlerinin ortaya çıkması için tabii ki yararlı. Ama böyle bir ihtiras fırtınası, vahşi bir cenk yoktu. Üretimin böylesine çok olması, kalite düşüklüğüne yol açıyor. Dizi tutarsa kalıyor, tutmazsa kaldırılıyor” diyor. Altan Erkekli: Yarıştan bıktık Yayından kalkan ‘Komiser Nevzat- Kanun Namına’ dizisinde başrol oynayan Altan Erkekli, ekranlardaki reyting yarışından şikayetçi: “Acımasız bir şekilde arkadaşlarımızla yarıştırılıyoruz. 90 diziden 60’ı giderken, istikbale dair planlar da gidecek!” Gülse Birsel: Bitiremiyoruz! Gülse Birsel, senaryosunu yazıp, başrol oynadığı 134 bölümlük ‘Avrupa Yakası’ dizisinin ‘bitmek bilmediğini’ söyledi. Birsel, “Her sezon ‘Bu sene son!’ diyoruz ama hikâye, karakterler, izleyici ve kanal birleşip peşimizi bırakmıyor. Biz diziyi bitirmek istesek de dizi bitemiyor” ifadesini kullandı. Oktay Kaynarca: Kalite düşük Oktay Kaynarca, “Tamam, herkes daha çok kazanıyor. Ancak uzun metraj çıtası, kalitesi yüksek dizilerin yayınlanmasını engelliyor” tavsiyesinde bulundu. Cansu Dere: Çok dizi var Sıla dizisinin başrol oyuncusu Cansu Dere; “Evet, piyasada birçok dizi var. Ben çok iyi bir projede, çok iyi isimlerle çalışıyorum ve insanlar da bizleri bir arada izlemeyi seviyor” şeklinde konuşuyor. Vizyona yeni girenler Karayılan, Asi, Hakkını Helal Et, Oyun Bitti, Eşref Saati, Sessiz Gemiler, Sevgili Dünürüm, Tılsım Adası, Küçük Adımlar, Tek Türkiye, El Gibi, Kelebek Çıkmazı, Sardunya Sokak, Çatı Katı, Kartallar Yüksek Uçar, Evimin Erkeği, Bez Bebek, Küçük Adımlar, Sessiz Fırtına. Unutulmayanlar Çalıkuşu, Süper Baba, Bizimkiler, Deli Yürek, Asmalı Konak, İkinci Bahar, Bizim Evin Halleri, Ekmek Teknesi, Yılan Hikayesi, Çocuklar Duymasın, En Son Babalar Duyar, Mahallenin Muhtarları, Bir Demet Tiyatro. En çok tekrarlananlar Çocuklar Duymasın, Mahallenin Muhtarları, Bizim Evin Halleri, Kurtlar Vadisi, Aliye, Ekmek Teknesi, Zerda, Süper Baba.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT