BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hava “dumuru!”

Hava “dumuru!”

Kediyi termometre olarak kullanmak, dışarıya çıkarken nasıl giyinmek gerektiği konusunda gece yatmadan evvel izlenen hava durumuna nazaran çok daha başarılı bir yöntemdir. Yağmur, kar, sis gibi hava olaylarını bildiremese de, sıcaklık konusunda emsali bulunmaz bir başarısı vardır...



Kediyi termometre olarak kullanmak, dışarıya çıkarken nasıl giyinmek gerektiği konusunda gece yatmadan evvel izlenen hava durumuna nazaran çok daha başarılı bir yöntemdir. Yağmur, kar, sis gibi hava olaylarını bildiremese de, sıcaklık konusunda emsali bulunmaz bir başarısı vardır... “Hava çok sıcak, eriyebilirsin” yatışı: Eğer kediniz fayans, mermer gibi soğuk yerlere, yahut evin içindeki en çok hava akımı bulunan yere sere serpe, yerle vücut temasını maksimize ederek yatıyor... Halılardan, giysilerden, kucaktan, hararet yapan elektronik aletlerden uzak duruyor, burnunun dibinden kocaman kara sinek geçse bile yerinden kıpırdamıyorsa, hava çok sıcaktır... “Hava güzel, tişörtle çıkabilirsin” yatışı: Eğer kediniz halılardan, kumaşlardan kaçmasına rağmen baygın değilse, ara sıra hareket ediyor sinek böcek kovalıyorsa... Kafasını okşayıp göbeğini sıkıştırmanıza kısa süreli olduğu sürece ses çıkarmıyor, hatta bundan hoşlanıyorsa, hâlâ hava akımı olan yerleri tercih etmesine rağmen rüzgârını kestiğinizde sinirlenmiyorsa; bilin ki hava sıcaktır, ama öldürücü değildir... “Hava soğumaya başladı, üstüne bi ceket alsan iyi olur” yatışı: Sere serpe yatışlar artık yerini bilindik kedi topu şekline bırakıyorsa, battaniye, paspas gibi malzemelere duyduğu antipati geçtiyse, artık fayans, mermer, parke yerini koltuklara bıraktıysa, kısa süreli kucak ziyaretleri başladıysa, hava soğumaya başlamıştır. Hiç olmadı bir pardösü alın üstünüze... “Hava soğudu yahuu, sıkı giyin” yatışı: Sadece kumaşla yetinmiyor, yünlü her şeyin (battaniye, kazak, vs) üstüne çıkıp orada yatıyorsa, gece vakti insan sıcaklığını hissetmek için dibinize sokuluyor ya da ayağınızın üstüne yatıyorsa, bilgisayarın yanı tekrar favori yeri haline geldiyse, iyice toparlanıp patilerini ve kuyruğunu altına alıyorsa, bilin ki hava soğumuştur. Atkınızı unutmayın... “Hava buz gibi, şimdi bittin kardan adam olucan” yatışı: Ne yaparsanız yapın radyatörün, sobanın dibinden ayrılmıyor, oradan kaldırmaya çalıştığınızda sinirlenip bağırıyor, ellerinizi parçalıyorsa, bittiniz... Eldiven, bere, en kalın palto, iç yünü, Allah ne verdiyse giyin... > Ninem diyor ki: Dağdan inme hödük, ne erik bilir ne koruk > Profesör Mualla: Korkak olduğunu bilmeyen herkes cesurdur ------------------------- >> İşte güzellik sırları * Her kadın güzeldir ve her kadının kendine özgü bir cildi vardır. Bu güzelliği korumanın metotları da dünyanın her yerinde aynı değildir. İşte dünyanın farklı yerlerindeki farklı formüller... Dünyada en etkili doğal güzellik formülleri Çin’den çıkıyor. Mesela Çin beyaz çayı, gençleştirici bir gizem taşıyor. Yaşlanma, kırışıklık ve sarkmalara karşı kullanılan bu ürün; cildi kuvvetlendirici bir etki sağlıyor, pürüzsüz ve yumuşak bir deri oluşumunda da etkin rol oynuyor. Meşhur yeşil çaylı formüller de Çin’de sıklıkla kullanılıyor. Yeşil çay, özellikle saçlara doğal parlaklık veriyor... İşte diğer ülke kadınlarının güzellik sırlarından bazıları: İtalya: Ninelerinin sıkça uyguladığı hintyağı; cilt bakımı için İtalya’da hâlâ popüler. Hintyağı, özellikle saçları güçlendirmede ve cildi beslemede çok etkili. Yunanistan: Vücutlarını bebe yağı ile ovarak ölü deriyi kumsala bırakırlar. Ve denizde durulanırlar. Polonya: Balı, bir güzellik ürünü olarak cildi yumuşatmak ve parlatmak için kullanırlar. Bal cildin yorgun ve yıpranmış görüntüsünü alır ve geriye ışıl ışıl bir cilt bırakır. Brezilya: Kadınlar avuç dolusu kumlarla vücutlarını ovarlar ve bol bol güneşlenirler. Kumlar, selüliti giderir ve ciltteki kan dolaşmını hızlandırır. Hindistan: Her gece yoğurt ve bademden yapılmış maskeyi uygularlar. On adet badem ezilir ve sonra yoğurtla karıştırılarak cilde sürülür. 25 dakika bekledikten sonra cilt temizlenir. Avustralya: Yalınayak yürümeyi severler, ayak parmağını açan sandalet tercih ederler. Ayaklarının pürüzsüz olması için avokado ile ovarlar. Avokado kuru ciltlere yumuşaklık kazandırır. İspanya: Zaman zaman göz kapaklarını dinlendirmek için patatesten yararlanırlar. Çok ince dilimler halinde kestikleri patatesi, 10 dakika boyunca gözlerde tutarlar. Rusya: Sarımsak yağıyla ciltlerini sıklıkla ovarlar. Sarımsak, antiseptik özellikleri ile akneye karşı savaşırken, antioksidan özelliğiyle de cildi korur ve onarır. Ayrıca sarımsak suyu uçuğa iyi gelmektedir. Japonya: Cilt bakımında kamelya yağı sıklıkla kullanılır. Beyaz kamelya ve fındık yağını; cildi nemlendirmek, beslemek, yumuşaklık vermek için, ayrıca doğum sonrası oluşan cilt kırışıklıklarını gidermekte kullanırlar. İskandinavya: Her gün yüzlerini 15-20 defa soğuk suyla yıkarlar. Bu, ciltlerine canlılık verir. > Bol bol süt için boyunuz uzasın Boy uzaması düzenli kalsiyum alımıyla 25 yaşına kadar devam edebiliyor. Genetik, hormonal ve çevresel etkenlerin yanı sıra bu dönemdeki beslenme dengesi ve alışkanlıklar, ne kadar uzun boylu olunacağını belirliyor. Sağlık ve beslenme ilişkisinde süt, uzun boy ve sağlam kemikler açısından da önem taşıyor. Yapılması gereken, çocukluk ve ilk gençlik döneminde düzenli ve yeteri kadar süt içmek. Uzmanlar çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde boyun yeterince uzaması için bol bol süt içilmesini öneriyor. Beslenme ve egzersiz de boyun uzamasında çok önemli bir etken. Her gün en az üç bardak süt içen çocuklarda kemikteki kalsiyum depolarının dolması ve kemik gelişimi, böylelikle boyun uzaması sağlanabilir. > Püf noktası * Türk kahvesinin nem aldığını fark ederseniz; kavanozun içine 1-2 tane kesme şeker bırakın. * Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için; tavanın içerisine bir iki dal maydanoz atın. * Zeytinyağlı yemeklerin lezzetli olması için; tencereye biraz şeker atın. * Portakalları sıkmadan önce soğuk suda bekletirseniz daha fazla meyve suyu alırsınız. * Dondurulmuş gıdaları çözerken; sıcak su kullanmayın, dolaptan dışarı çıkarıp çözülmesini bekleyin. * Maydanozun saplarını değerlendirmek istiyorsanız; ince ince kesip çorbalara atabilirsiniz. > NE pişirelim? * Kış türlüsü * Malzemeler: 300 gr. kuru fasulye, 300 gr mısır, 3 havuç, 1 sap kereviz, 1 soğan, 2 kaşık margarin, 200 gr. sucuk, süs için bir biber, 2 bardak et suyu, yarım demet maydanoz, yeterince tuz, kekik, karabiber ve kırmızı biber * Hazırlanışı: Kuru fasulyeyi 1 gece önceden suda bekletin veya düdüklü tencerede pişirin. Havuç ve kerevizi yıkayıp ayıklayın. Havucu dilimler halinde, kerevizi ince şeritler halinde doğrayın. Soğanı soyup küçük küpler halinde doğrayın. Süs biberini yıkayıp çekirdeklerini ayıkladıktan sonra ince şeritler halinde kesin. Margarini bir tencerede eritip soğanı kavurun. Havuç ve kerevizi ilave edip 2 dakika kadar pişirin. Sucuğu da ince ince dilimleyin. Sucuk, fasulye, mısır ve biberi tencereye ilave edin. Kekikle tatlandırın. Yemeğe et suyunu ekleyip kısık ateşte, tencerenin kapağını kapatarak 15-20 dakika kadar pişirin. Maydanozu yıkayıp yapraklarını ayıklayın. Türlüyü tuz, karabiber ve kırmızı toz biberle tatlandırıp maydanozla süsledikten sonra servis yapın. Dilerseniz haricen de kekik ekleyebilirsiniz
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT