BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sağlık hata kabul etmez

Sağlık hata kabul etmez

“Sağlık hizmetleri yoğun emek verilmesi gereken bir alandır. Makineden çok insana ihtiyaç duyulan bizim sektörde, profesyonel yönetim çok önemlidir. Çünkü hayat üzerinde çalışıyorsunuz ve bu işte yanlışa yer yok.”



Dr. Haluk Özsarı; sağlık hizmetlerini, kaynaklarımızı verimli kullanarak ve kamu-özel ayrımı yapmaksızın vatandaşlara ulaştırmanın önemine değindi. Alternatif Bakış’a bu haftaki konuğum Sağlık Yönetim Danışmanı Dr. Haluk Özsarı oldu. 1984 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Özsarı, yine aynı üniversitede Sağlık Yönetimi alanında yüksek lisans ve doktora yapmış. 1990 ile 1999 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’ndaki sağlık projelerinde Koordinatör Yardımcısı ve Genel Koordinatör, Bakan Müşaviri ve Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulunan Özsarı, Türkiye Sağlık Reformları sürecinde; 1980’li yılların son çeyreğinden başlayarak değişik hükümetler ve yasama dönemlerinde hazırlanan kanun tasarı taslaklarının teknik çalışmalarında yer almış. Bahçeşehir Üniversitesi mezuniyet sonrası eğitim programında halen “Sağlık Politikaları” konusunda ders veren Dr. Haluk Özsarı, 2000 yılından bu yana özel sağlık sektöründe yönetim danışmanlığı yapmakta, aynı zamanda Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nin Genel Sağlık Sigortası konusunda da danışmanı. Kendisi ile ülkemizdeki genel sağlık problemlerini, bu problemlerin çözüm yollarını, sağlık yönetimini, sağlıkta devletin rolünü ve önümüzdeki hafta TGRT Haber ekranlarında sizlerle buluşacak olan ‘Sağlıkta Ortak Akıl’ programını konuştum... Umarım sizler de sohbetimizden keyif alırsınız. Özel sektör girince... * Ülkemizde “sağlık yönetimi” çok bilinen bir alan değil. İsterseniz bunun ne olduğu ile başlayalım... - Yönetimin bir bilim haline gelmesi, yani sistematik araştırmalara ve birbirini bütünleyen bilgi kütlesine sahip olması, son 120-150 yılda gerçekleşti. Sağlıkta ise, dünyada 1950’lerden sonra, Türkiye’de 1980’lerden sonra yönetim bilimi gelişti. 1990’lardan sonra önemi daha da arttı. Özel sektör de sağlık alanında yer aldıkça ve geliştikçe, sağlık yöneticiliği kilit rol oynadı, çünkü özel sağlık sektörü yatırımcıları hiçbir subvansiyon olmadan ayakta kalabilmek için verimliliği gözeten işletmeler oluşturmak zorundaydı. Kamu da bu süreçten etkilendi ve bu deneyimlere iştirak etti. Ana unsurunuz insan * Sağlık yönetiminin çok önemli olduğunu ifade ediyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz? - Yönetim bilimi sağlıkta çok daha önemlidir. İnsan hayatı üzerinde çalışırsınız ve bu iş hata kabul etmez. Teknoloji de sürekli ilerlemektedir ve sizin bu teknolojiyi hizmete sunmanız gerekir. Yani hizmetiniz pahalılaşmaktadır. Sağlık hizmetleri aynı zamanda yoğun emek verilmesi gereken bir alandır ve ortalama hizmet maliyetinizin en az yüzde 60’ı insan kaynağı maliyetidir. Dolayısıyla sadece makine ile çalışmadığınız ve ana unsur olarak insanla çalıştığınız bir alanda mutlaka yönetim gereklidir. Bu sebeple sağlık alanında yönetim bilimine şiddetle ihtiyaç duyarsınız. Sağlık hizmetini planlarken de, parasını verirken de, hizmet sunarken de, denetlerken de yönetmeniz gerekir. Sağlık yönetiminde bunu yapacak profesyoneller de “sağlık yöneticileri”dir. 2 vasıf çok önemli * Başarılı bir sağlık yöneticisinin hangi vasıflara sahip olması gerekir? - İki temel vasfı olmalıdır; biri ve hatta en önemlisi sağlık bilimlerini bilmektir, diğeri de yönetim ve işletme bilimini bilmek. Üst düzey bir sağlık yöneticisi, her iki vasfı da barındıracak mezuniyet sonrası eğitimi almalı, deneyime sahip olmalıdır. Tıbbi anlamda üst düzey sağlık yöneticiliği; mezuniyet sonrası “Sağlık Yönetimi” eğitimi görmüş hekimler tarafından yapılmalıdır. Ama yönetim ekibinde, hem diğer sağlık meslek mensupları, hem de görev alması gereken diğer meslek mensupları mutlaka olmalıdır. Kaynağımız az değil * Ülkemizin sağlık alanındaki problemleri neler? Bunlara yönelik yapılan çalışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz? - Sağlık alanındaki problemlerimizin temelinde sağlık yönetimi ile ilgili eksikliklerimiz yatmaktadır. Bugün ülkemizde, sağlık alanında yapılan harcamaların gayrısafi milli hasılamıza oranı 2006 yılı itibarıyla yüzde 7.7’lere ulaşmıştır. OECD ülkeleri ortalaması da yüzde 9’dur. Yani sağlığa harcadığımız kaynak aslında az değildir. Önemli olan bu kaynağı, verimli ve etkili olarak kullanabilmemiz... Yani hakkaniyetle, kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmetine dönüştürebilmemizdir. İşte tam bu noktada iyi yönetme sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Hizmet geride kalıyor * Bu problemlerimizin çözümü konusunda önerileriniz neler? - Uzun vadeli ve istikrarlı sağlık politikamız bulunmamakta ve çok sayıda kurum tarafından belirlenmeye çalışılmakta. Ayrıca çok da merkeziyetçi. Birinci basamak hizmete önem verilmediği için, sağlık hizmetleri hastane ağırlıklıdır. Hasta sevk zinciri de bulunmadığı için; bademcik iltihabı olan hasta da, çene kemiği kanseri olan da, aynı üniversite hastanesinin aynı polikliniğinde sıra beklemektedir. Sonuçta; insanlarımız ortalama yaşama süresi olarak gelişmiş ülkelere göre en az 10 yıl daha az yaşamaktadır, bir yaşını doldurmadan ölen bebeklerimiz gelişmiş ülkelere göre en az 4 misli daha fazladır. Eğer bu meseleleri çözebilirsek ciddi bir rahatlamanın olacağını düşünüyorum. KDV yüzde 8’e düştü * Türkiye’deki sağlık sistemi değişiminin, sağlık hizmetlerinde ne gibi açılımlar doğurmasını bekliyorsunuz? - Bunları madde madde ifade edersek; ödeme gücü olmayan “Yeşil Kartlı”ların ayakta tedavisi ve ilaç alımı, her türlü sözleşmeli kurumdan, herkesin, “sevksiz” hizmet alımı, SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri, SSK’lıların serbest eczanelerden ilaç alımı, sağlık hizmetleri KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e inmesi, Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın çıkması, ve SSK/Emekli Sandığı/Bağ Kur’un Sosyal Güvenlik Kurumu adı altında tek çatıda birleşmesi ve bu kurumda “MEDULA” adlı bilgi işlem sisteminin kurulması... Bilindiği gibi, 2006’da, 59. Hükümet tarafından “5502 Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası” ve “5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası” çıkartılmış, ancak 2006 yılı sonunda Anayasa Mahkemesi’nin 5510 sayılı yasanın 22 maddesini iptal etmesi sebebiyle uygulama, 1 Temmuz 2007’ye, sonra da 1 Ocak 2008’e ertelenmişti. Kamu yararı önemli * Size göre sağlıkta devletin rolü ne olmalıdır? Özel kuruluşların yeri ne olmalıdır? - Devlet; hizmet sunumunda, kural koyarak yönlendiren, gözetleyen ve denetleyen rolünü üstlenmeli, ancak topluma yönelik koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla önem ve kaynak ayırabilen, sosyal devlet olma vasfının gereklerini yerine getiren bir konuma gelmiş olmalıdır. Devlet’in vatandaşlarına vermekle yükümlü olduğu temel haklardan biri, sağlıklı yaşam hakkıdır. Bu hakka ulaşmada; ister finansal ve isterse coğrafi olarak güçlük çekenlere, “gerçek bir sosyal devlet” destek olmalıdır. Gerekirse bu amaçla kaynak bulmalıdır. Ama ne sadece devlet ne de sadece özel sektördür çözüm olamaz. Doğru olan, devletin neyi, ne kadar ve nasıl yapacağına ve hatta neyi yapmayacağına, kendi şartlarına göre karar verebilmesidir. Kaynaklarımızı verimli kullanarak, kamu-özel ayrımı yapmadan, kamu yararı gözeterek üretilen sağlık hizmetlerini, vatandaşlarımızın sağlık statüsünü yükseltmeye yöneltmeliyiz. Bize de görev düşüyor * Genel Sağlık Sigortası konusunda ne düşünüyorsunuz? - Sağlık finansman mekanizmalarımızın çok başlılığı, standart eksikliği ve sağlık hizmetlerine ulaşılabilirlikteki eşitsizlikler açısından bakarsak, başlangıç için doğru bir sistem. Problemleri çözecek mi? Evet ama; yarın değil. Gerçekten ve doğru sağlık sigortacılığı yapabilirse çözecek, yani hem sosyal sağlık sigortacılığı yapacak hem de sistemin sürdürülebilirliği adına bir sigorta şirketinin ilkeleri ile çalışacak... Kamu özel ayrımı yapmadan, kamu yararını gözetmenin hassas dengelerini, hem hizmeti kullananlar hem de satanlar nezdinde kurabilirse çözecek. Sektör çalışanları olarak da bizler; bundan sonra, Kanun’da bulunan, bulunmayan, eksik, hatalı ve hatta yanlışlara yönelik, görüş ve önerilerimizi, bütün vatandaşlarımızı daha iyi bir sağlık düzeyine ulaştırmaya katkıda bulunacak bir açıklıkla paylaşmalıyız. TGRT HABER TV’de program yapacağız Önümüzdeki hafta TGRT HABER TV’de “Sağlıkta Ortak Akıl” isimli bir program düzenlemeye başlayacak olan Dr. Haluk Özsarı, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bu program, TGRT’de yıllardır program yapan Sayın Dr. Levent Saraç’ın tavsiyesiyle ortaya çıkan bir fikrin ürünü. Kendisi, sigortacılık alanında programlar olduğunu ama sağlık sigortacılığı konusunda bir program bulunmadığını düşünüyordu. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Yönetim Kurulu; hem kamouyunu sağlık sigortacılığı konusunda bilgilendirmek, hem de güncel olan sağlık yönetimi konularını objektif olarak tartışabilmek amacıyla bu fikre destek verdi ve böyle bir programa başlama noktasına gelindi. Bu programı tasarlarken; sağlık hizmetlerinin bütün taraflarını bir araya getirerek, hem ülkemiz hem de sektörümüz adına fotoğrafı bütün boyutlarıyla tartışmayı hedefledik. Bu amaçla, ‘konuları; karar vericileri, uygulayıcılar, kullanıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ile birlikte tartışalım ve gündeme çözümleri ile birlikte koyabilelim’ diye düşündük. İnşallah, amacına uygun, katılımcılığı sağlayan ve her şeyden önemlisi kamuoyunu doğru bilgilendiren bir program olur. Bu vesile ile Dr. Levent Saraç’a, TGRT HABER TV ailesine, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Taşkıran’a ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Genel Sekreter Erhan Tunçay’a teşekkür ediyorum...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106785
    % -0.69
  • 5.696
    % -0.32
  • 6.3069
    % -0.37
  • 7.3615
    % -0.05
  • 269.137
    % -0.21
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT