BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İlminizle âmil olsaydınız...”

“İlminizle âmil olsaydınız...”

Mansur bin Mu’temir hazretleri zamanının âlimlerine dedi ki: “Sizler gerçekten âlim değil, sadece ilimle uğraşan kişilersiniz. Eğer ilminizle âmil olsaydınız, nice keder ve acıları yudumlar, ilminizle haram ve şüpheli şeylerden uzaklaşır idiniz.”



Mansur bin Mu’temir hazretleri zamanının âlimlerine dedi ki: “Sizler gerçekten âlim değil, sadece ilimle uğraşan kişilersiniz. Eğer ilminizle âmil olsaydınız, nice keder ve acıları yudumlar, ilminizle haram ve şüpheli şeylerden uzaklaşır idiniz.” Ömer bin Abdülazîz buyurdu ki: “Haram yiyenlerin kapleri sağlam olsaydı, haram bir şey yedikleri zaman midelerinde, ateşin acısını muhakkak duyarlardı. Fakat onların kalpleri sağlam olmadığından ateşin acısını duyamıyarlar.” Rabi’ bin Heysem de şöyle buyurdu: “Bir âlim nasıl olur da ilmine riya karıştırabilir? Çünkü o bilir ki, Allah rızası esas olmaksızın elde edilen ilim, temelinden bâtıldır, geçersizdir. O halde bâtıl olan bir şeyle insanlara nasıl gösterişte bulunabilir?” İmam Muhyiddin Nevevî, ders verirken bir adamının ansızın gelip de kendisinin, büyük bir kalabalığa ilim kürsüsünden hitab etmekte olduğunu görmesinden hoşlanmazdı. Büyüklerden birinin kendisini ziyarete geleceğini öğrendiği zaman, o gün ders okutmazdı. Buyurdu ki: “Bir kimse, kötü işlerine başkaları muttali olduğu zaman üzüldüğü gibi, güzel işlerine muttali oldukları zaman da üzüntü duyarsa, bu onun ihlâsının alâmetidir. Çünkü nefsin onunla ferahlanması ma’siyettir. Bazen riya, birçok günahlardan daha tehlikelidir.” Hasan-ı Basrî buyurdu ki: “Bu zamanda bir âlimin, helâl nimetlerden doyuncaya kadar yemesi, çirkin bir şeydir. Haramdan karnını doyuranlara nasıl âlim denebilir? Vallahi ben, bir lokma yesem ve bu lokma midemde devamlı kalsa idi, ömrümün sonuna kadar onunla yetinirdim. Âlimlerin takvası, ancak şehevî şeyleri terk etmektedir. Zahirî günahlara gelince, görüyorsun ki insanlar arasındaki itibarlarının sarsılmaması için onu terk etmekteler.” “Ahir zamanda öyle kimseler gelecek ki, Allah’ın rızasını kasdetmeksizin ilim tahsil edecekler. Bunu, ilmi zayi olmaktan kurtarmak için yapacaklar. Sonra bu ilmin kıyamet gününde hesabını vermek de onların üzerine olacaktır.” Abdullah Müzenî buyurdu ki: “İnsanları ilme teşvik eden ve onlara ilmin faziletlerini anlatan bir âlim, eğer birisi hakkında kendisiyle istişare eden bir kimseyi ciddi bir şekilde ilme teşvik etmezse, samimiyetsizliğinin bir alâmetini ortaya koymuş olur.” Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Üç şey kıyamet alâmetidir: Mamur yerler yıkılır, harap yerler imar edilir. İyilik kötülük, kötülük iyilik sayılır. Emanete hıyanet edilir. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT